Ramazan ayının üçünde Haçlılar şehri kuşatmayı şiddetlendirdiler. Nihayet hendeğe indiler. Şehir halkı onlarla göğüs göğüse çarpışmaya başladı. Onlardan çok sayıda kafiri öldürdüler. Çuvalları ve surları yakmayı başardılar. Bu yangının alevleri tavanlara kadar yükseldi. Büyük bir alev meydana geldi. Alevin ucu semaya kadar yükseliyordu. Sonra Müslümanlar ucuna kanca taktıkları zincirleri surlara fırlattılar. Böylece surlardan düşen büyük demir parçaları üzerine su döktüler. Günlerce sonra ancak o demirler soğudular. Dımaşk kantarıyla 100 kantar kadar demir elde edildi. Allah'a hamd olsun.
Ramazan ayının yirmis eki zinde Melik Zeyneddin, Akkâ kuşatması esnasında vefat etti. Erbil valisi olan bu zat, kuşatma esnasında Sultan Selahaddin'in maiyetinde bulunuyordu. Genç yaşta gurbette ölümü ve iyi bir insan oluşundan insanlar onun ölümüne çok üzüldüler. Kardeşi Muzafferüddin'e başsağlığı dilediler. Kardeşi Muzafferüddin onun ölümünden sonra yerine geçti ve Sultan Selahaddin'den, ellerinde bulunan beldelere ek olarak Şehrizor, Harran, Urfa, Samsat ve diğer beldeleri de istedi. Buna karşılık 50.000 dinar iltizam parasını da ek olarak ödemeyi teahhüd etti. İsteği kabul edildi. Kendisine bu hususta bir ferman yazılıp verildi, Sancak da verildi. Zeyneddin'in Muzaffer'e bıraktığı bazı terekeler, Sultan Selahaddin'in kardeşi oğlu Takiyyüddin'e verildi.

