Ahmed b. Emir Ebu Ali el-Kubbî b. Emir Ali b. Emir Ebu Bekir b.
İmam el-Müsterşid Billah Emirü'l-Mü'minin Ebu Mansur el-Fadl b.
İmam el-Müstazhir Billah Ahmed el-Abbasî el-Haşimî. Bu sene muharrem ayının ikisinde perşembe günü Sultan Zahir, emirler ve diğer devlet erkânı, Cebel kalesinin büyük eyvanında oturdular. Halife Hakim Bi-emrillah bineğine binmiş olarak oraya geldi, eyvanın yanında indi. Nesebi tespit edildikten sonra sultanın yanında kendisine bir halı serildi. Üzerine oturdu. Sonra nesebi insanlara okundu. Bunun ardı sıra Sultan Zahir Baybars yanma gidip ona bey'at etti. Sultanın ardısıra diğerleri de ona beyitlerini sundular. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Bey'atm ikinci günü olan cuma gününde halife insanlara bir hutbe irâd etti, Hutbesinde şunları söyledi:
«Abbas ailesi için güçlü bir rüknü ortaya koyan, kendi katından onlara yardımcı bir sultan gönderen Allah'a hamd olsun. Sevinçte ve tasada Rabbime hamd eder, bahşettiği bunca nimetlerden ötürü kendisine layıkıyla şükredebilmem için bana gerekli gücü vermesini diler, savaşta düşmanları yenebilmemiz için bize zafer nasip etmesini temenni ederim. Kendisinden başka ilâh bulunmayan ortaksız Allah'ın varlığına, Muhammed'in de O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim. Allah, Muhammed'e, onun âline ve hidayet yıldızları olup izlerinden gidilecek imamlar olan ashabına, özellikle Hulafa-i Raşidin'e ve Abbas'a salât-ü selâm eylesin. O Abbas ki, Rasûlullah'm gam ve kederini gidermiştir. Efendilerimiz olan halifelerin dedesidir. Allah'ın salât-ü selâmı diğer sahabilere ve kıyamet gününe kadar güzel yola tâbi olan kimselere de olsun.
Ey insanlar! Bilesiniz ki imamet (halifelik), İslâm'ın farzlarından bir farzdır. Cihad bütün halka yüklenmiş zorunlu bir görevdir. Cihad bayrağı ancak kulların sözbirliği etmeleriyle ayakta durabilir. Haramlar işlenmedikçe ırzlar kirletilmez. Cürümler irtikab edilmedikçe kanlar akıtılmaz. İslâm düşmanlarının İslâm ülkesine girdiklerini, Müslümanların kanlarım akıttıklarını, mallarım yağmaladıklarını, adamları ve çocukları öldürdüklerim, çocukları ve kızları esir aldıklarını, çocukları anneden ve babadan yoksun bırakıp öksüz hale getirdiklerini, hilafetin haremini kirlettiklerini, o uzun günde insanların korkudan ötürü çığlıklarının yükseldiğini, nice yaşlı kimselerin vücutlarından akan kandan ötürü ak saçlarının ve sakallarının kana boyandığını, nice çocukların ağladıkları halde merhamet görmediklerini gördüğünüz zaman ey Allah'ın kulları, gayrete gelin, birlik olun cihad farizasını yerine getirin. Gücünüz yettiğince Allah'a karşı takvalı olun. «Allah'ın buyruklarını dinleyin. İtaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin. Nefsinin tamahkârlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.» (et-Teğabün; 16).
Din düşmanlarına karşı tembelce oturmanın ve Müslümanları himaye etmekten kaçınmanın mazereti artık kalmamıştır. İşte din ve dünyanın rüknü olan muzaffer bir mücahid, alicenap, alim ve adil bir sultan olan Melikü'z-Zahir, yardımcıların azlığı anında hilafete destek vermek üzere harekete geçmiştir. Ülkenin kontrolünü ellerine geçirdikten sonra küfür askerlerini ülkeden kovmuştur. Onun himmeti sayesinde halifeye usulüne uygun olarak bey'at edilmiştir. Abbasi devleti onun vasıtasıyla büyük bir orduya kavuşmuştur. Ey Allah'ın kulları! Bu nimete karşı şükretmek için hemen harekete geçin. Niyetinizi halis tutunuz ki zafer bulaşınız. Şeytanın dostlarıyla savaşın ki muzaffer olasınız. Ortada cereyan eden hadiseler sizi korkutmasın. Savaş değişebilir, ama akibet takva sahiplerinin lehine olacaktır. Zaman iki andır. Biri sizin lehinize, diğeri başkasının lehine olandır, ama sevap mü'minlerindir. Allah işinizi hidayet yolunda kolaylaştırsın. İman sayesinde zaferinizi güçlendirsin. Kendim için ve diğer Müslümanlar için Allah'tan mağfiret diliyorum. Allah'tan siz de mağfiret dileyin. Çünkü o bağışlayan ve merhamet edendir.» Bundan sonra hutbenin ikinci bölümünü de okudu. Minberden inip namaz kıldırdı.
Adına hutbe okunması ve sikke basılması için halife Hakim Biem-rillah'a bey'at edildiği, ülkenin her tarafına bildirildi.
Ebu Şâme dedi ki: «Dımaşk Camii'nde ve diğer camilerde bu sene muharrem ayının onaltısmda cuma günü halife Hakim Biemrillah adına hutbe okundu. Bu, Abbasilerin otuzdokuzuncu halifesi idi. Seffah ve Mansur'dan sonra bundan başka babası ve dedesi halife olmayan bir Abbasî, halifeliğe geçmiş değildi. Sadece babası halife olmayan Abbasi halifeleri ise çoktur. Örneğin Müstain Ahmed b. Muhammed b. Mu'ta-sım, Mu'tedid b. Talha b. Mütevekkil, Kadir b. İshak b. Muktedir ve Muktedî b. Zahîre b. Kaim Biemrillah bunlardandır.»

