El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hakim Bîemrillah El-Abbasî'nîn Hilafeti

Bu sene rebiyülahir ayının yirmiyedisinde halife Ebü'l-Abbas el-Hakim Biemrillah Ahmed b. Emir Ebu Ali el-Kubbî İbn Emir Ali b. Emir Ebu Bekir b. İmam Müsterşid Billah b. Müstazhir Billah Ebü'l-Abbas Ahmed, şark …

Bu sene rebiyülahir ayının yirmiyedisinde halife Ebü'l-Abbas el-Hakim Biemrillah Ahmed b. Emir Ebu Ali el-Kubbî İbn Emir Ali b. Emir

Ebu Bekir b. İmam Müsterşid Billah b. Müstazhir Billah Ebü'l-Abbas Ahmed, şark beldelerinden bir grup reisle birlikte Mısır'a geldi. Kendisi müteveffa Müstansır'la birlikte çatışmada hazır bulunmuş, ancak o çatışmadan bir grup adamıyla birlikte kaçıp kurtulmuştu. Mısır'a girdiği zaman onu Sultan Zahir karşılamış, ona sevgi ve alaka göstermiş, onu Cebel kalesinin büyük burcuna yerleştirmiş, ihsanda bulunmuş, bolca erzak vermişti. Rebiyülahir ayında Melik Zahir, Emir Cemaleddin Ak-kuş en-Necibî'yi saray üstadlığından azletti. Yerine başkasını atadı. Bir süre sonra da Cemaleddin Akkuş'u Şam naibliğine atadı. Nitekim bu husus, ileride de anlatılacaktır.

Bu sene receb ayının dokuzunda salı günü Sultan Zahir, bir kuyu davasının muhakemesi için Kadı Taceddin Abdülvehhab b. bintü'l-E'azz'ın makamına geldi, kadı dışında herkes ona saygı için ayağa kalktı. Ayağa kalkmaması için kadıya işaret etmişti. Dava sultanın lehine sonuçla di. Kuyu, davalının elinden alındı. Çünkü sultanın elinde sağlam belgeler vardı. Davalı da emirlerden biriydi. Bu sene şevval ayında Melik Zahir, Haleb'e Emir Alaeddin Aytekin eş-Şihabî'yi naib olarak atadı o zaman sis askerleri kaleye doğru çekildiler, Halep diyarını terkettiler. Şihabî, üzerlerine yürüdü. Onlarla savaştı. Onları bozguna uğrattı. Bir kısmım esir alıp Mısır'a gönderdi. Daha sonra bu askerler Mısır'da öldürüldüler.

Bu sene Melik Zahir, Dımaşk'a Emir Cemaleddin Akkuş en-Nicibî'yi naib olarak atadı. Bu, büyük komutanlardandı. Orada naib olarak bulunan Alaaddin Taybars el-Vezirî'yi azletti ve Kahire'ye gönderilmesini emretti.

Bu sene zilkade ayında sultan, Kadı Taceddin b. bintül Eazz'e kendi mezhebi dışındaki üç mezhepten naib atamasını emreden bir ferman gönderdi. Bunun üzerine Kadı Taceddin de Hanefîlerden Sadreddin Süleyman el-Hanefî'yi, Hanbelilerden Şemseddin Muhammed b. Şeyh elİmad'ı, Malikilerden de Şerefüddin Ömer es-Sübkî el-Malikî'yi naib olarak atadı.

Bu sene zilhicce ayında Tatarlardan birçok heyet Melik Zahir'e gelip eman diledi. Melik Zahir de onlara ikramda bulunup güzel iktalar verdi. İhsanlarda bulundu. Aynı şeyi Musul sahibinin oğullarına da yaptı. Onlara da yeter miktarda maaş bağladı.

Bu sene Hülaguhan, 10.000 kadar askerini Musul'a sevk etti. Bunlar şehri kuşattılar. Oraya yirmidört mancınık diktiler. Halkın erzakını azalttılar. Onları sıkıntıya düşürdüler.

Bu sene Melik Salih İsmail b. Lü'lü, Seyfeddin et-Türkî'ye haber göndererek yardımını istedi. O da yardıma geldi. Tatarları bozguna uğrattı. Ancak daha sonra Tatarlar sebat ettiler. Onunla tekrar savaşmağa başladılar. Seyfeddin et-Türkî'nin maiyetinde 700 savaşçı vardı. Onu hezimete uğratıp yaraladılar. O da Birey'e döndü. Adamlarının çoğu kendisinden ayrılıp Mısır'a gittiler. Sonra kendisi de Melik Zahir'in yanına gitti. Melik Zahir ona ihsanda bulundu. Emrine yetmiş süvari verdi. Tatarlara gelince, onlar da Musul'a döndüler. Nihayet Musul sahibi Melik Salih, yanlarına gitti, teslim oldu. Tatarlar şehir halkına eman verdiklerini ilân ettiler. İnsanlar onlara güvenip rahatladılar, ama daha sonra halka hücum ettiler. Dokuz gün süreyle insanları öldürdüler. Melik Salih İsmail'i ve oğlu Alaeddin'i de öldürdüler. Şehrin surlarını yıktılar. Orayı yapışız, dümdüz bir hale getirdiler. Yerle bir ettikten sonra geri döndüler. Allah onları kahretsin.

Bu sene Hülaguhan'la amcasının oğlu Sultan Berekehan arasında anlaşmazlık meydana geldi. Berekehan, ona haber göndererek fethetmiş olduğu beldelerden ele geçirdiği mallardan ve esirlerden payına düşen miktarı hükümdarların adetine uygun olarak kendisine vermesini istedi. Ancak Hülaguhan onun göndermiş olduğu elçileri öldürünce Berekehan ona çok kızdı ve Melik Zahir'le mektuplaşarak Hülaguhan'a karşı kendisiyle ittifak kurmasını istedi.

Bu sene Şam'da şiddetli bir kıtlık meydana geldi. Bir çuval buğday 400 dirheme, bir çuval arpa 250 dirheme, bir ntü (462 gram) et altı ya da yedi dirheme satılır oldu.

Bu sene şaban ayının ortasında halk, Tatarlardan şiddetle korkmağa başladı. Bir çok insan Mısır'a gitmeğe hazırlandı. Ürünler, hatta kaledeki eşyalar ve emirlerin malları satıldı. Yöneticiler de gücü yetenlerin Dımaşk'ı bırakıp Mısır'a göçmelerini emrettiler. Şam'da ve Anadolu'da büyük bir tedirginlik meydana geldi. Anlatıldığına göre Tataris-tan'da da şiddetli bir korku meydana gelmiştir. Yapmak istediğini yapan ve hükmü elinde bulunduran zât, noksanlıklardan münezzeh ve yüce olan Allah'tır. Dımaşklıların şehri terkedip Mısır'a göçmelerini emreden kişi, nâib Emir Alaeddin Taybars el-Vezirî idi. Bunu haber alan Sultan Zahir, bu sene zilkade ayında görevlilerini Dımaşk'a gönderdi. Onu tutukladı. Sultan onu azledip yerine Behaeddin en-Necibî'yi naib olarak atadı. Dımaşk'a vezir olarak da İzzeddin b. Vedaa'yı tayin eti.

Bu sene İbn Hallikan, Rükniye medr es esindeki müderrislik görevinden Ebu Şâme lehine feragat etti. Ebu Şâme orada ders verirken kendisi de hazır bulundu. İlk derste Müzenî'nin muhtasarı ders kitabı olarak okutuldu.

Hicretin Altıyüzaltmışıncı Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler