Bu senenin ramazan ayının son günü olan pazar gününde halife Nasır Lidinillah Ebül-Abbas Ahmed b. Müstadî Emrillah Ebü'l-Muzaf-fer Yusuf b. Muktefî Liemrillah Ebu Abdillah Muhammed b. Müstazhir Billah Ebu Abdillah Ahmed b. Muktedî Biemrillah Ebü'l-Kasım Abdullah b. ez-Zahir Muhammed b. Kaim Biemrillah Ebu Cafer Abdullah b. Kadir Billah Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muvaffak Ebu Ahmed b. Muham-med el-Mutevekkil Ebu Cafer Abdullah b. Kadir Billah Ebü'lAbbas Ahmed b. İshak b. Muktedir Billah Ebü'1-Fadl Cafer b. Mütedit Billah Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muvaffak Ebu Ahmed b. Muhammed el-Müte-vekkil Alallah Cafer b. Mutasına Billah Ebu îshak Muhammed b. Harun Reşid b. Mehdî Muhammed b. Abdiilah Ebu Cafer el-Mansur b. Muhammed b. Ali b. Abdullah b. Abbas b. Abdulmuttalib el-Haşimî el-Abbasî vefat etti. Bu zat, hicretin 553.
senesinde Bağdat'ta doğdu. Babasının hicrî 575. senesinde vefat edişinden bir gün sonra kendisinin halifeliğine biat edildi. Kendisi de bu sene yetmiş yaşından iki ay yirmi gün aldıktan sonra vefat etti. Kırkyedi seneden bir ay eksik süreyle halifelik yaptı. Kendisinden Önceki Abbasî halifelerinden hiçbiri bu kadar uzun süre hilafette kalmamıştı. Abbasî olsun olmasın hiçbir halife de Müstansır elUbeydî'den daha uzun süre halifelik yapmış değildir. Çünkü Müstansır, Mısır'da altmış sene hüküm sürdü. Halife Nâsır'ın nesebinden on-dört halife ve veliahd gelmiştir. Diğer Abbasî halifelerinin tümü onun amcaları ve amcazadeleridir. Hastalığı uzun sürdü. İdrarını yapmakta zorlanıyordu. İdrarım rahatça yapabilmesi için Bağdat'tan birkaç konak mesafeden kendisine saf ve berrak su getirilirdi. Fakat bunun da faydası olmadı.
İdrar sıkışıklığı nedeniyle penisi defalarca ameliyat edildi. Ama bu tedbirler ona yarar vermedi. Vefat edince cenazesini Muhyiddin b. Şeyh Ebül-Ferec b. Cevzî yıkadı. Namazını da o zât kıldırdı ve hilafet sarayına defnedildi. Sonra bu senenin zilhicce ayının ikisinde Rusafe'deki türbesine nakledildi. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. elKâmil adlı eserinde Îbnü'1-Esîr ondan bahsederken şöyle demiştir:
«Nasır Lidinillah, üç sene tümden hareketsiz kaldı. Kımıldayamaz hale geldi. Gözlerinden birini kaybetti. Diğeriyle de çok az görebiliyordu. Ömrünün sonlarında kendisine dizanteri hastalığı musallat oldu. Yirmi gün süreyle bu hastalığı da çekti ve sonunda öldü. Sağlığında birkaç vezir değiştirmişti ki bunlardan önceki sayfalarda bahsedilmiştir. Hastalığı zamanında koymuş olduğu zalimane rüsumat tatbik edilmemiştir. İdaresi kötü, halkına karşı zalim bir kimseydi. Kendi zamanında Irak'ı tahrip etmiş, Iraklıları çeşitli beldelere dağıtmıştı. Mallarına, mülklerine de el koymuştu. Birbirine zıt işler yapardı. Örneğin ramazanda iftar evleri, hacılar için de ziyafet evleri yaptırmış, sonra bunları faaliyetten men etmişti. Bazan harçları kaldırır, sonra yeniden getirirdi. Bütün himmeti, mermi sıkmak, kuşları avlamak ve fütüvvet şalvarı giymek üzerinde yoğunlaşmıştı. Acemlerin iddiasına göre Tatarları İslâm ülkesine meylettiren ve bu hususta onlarla haberleşen kişi, Nasır Lidinillah'tır. Eğer doğruysa bu, diğer bütün günahların yanında küçük kalacağı çok büyük bir musibet ve beladır.»
İbnül-Esîr onun hakkında çok garip şeyler anlatmıştır. Meselâ yanına gelen elçilere, «Siz falanca yerde şöyle ve şöyle yaptınız, falan yerde de böyle yaptınız» derdi. Nihayet insanların tümü veya çoğu mükaşefe ehli bir kimse olduğunu veya bir cinin gelip kendisine bu haberleri ilettiğini zannederlerdi» demiştir. Doğrusunu Allah bilir.

