Halife, sultandan kendisini Bağdat'a göndermesini talep etti. Sultan da onun için büyük bir askeri birlik hazırladı ve halifelere, hükümdarlara özgü gerekli hazırlıkları yaptı. Sonra sultanın kendisi de halifeyle birlikte Dımaşk'a gitti. Sultanın Mısır'ı bırakıp onunla birlikte Şam mıntıkasına gitmesinin sebebi şuydu: Seyfeddin et-Türkî, önceki sayfalarda da anlatıldığı gibi Haleb'i istila etmişti. Sultan Zahir ona karşı Emir Alemüddin Sencer el-Halebî'yi göndermişti. Alemüddin Sencer, onu Halep'ten kovmuş ve şehri teslim almış, orada Sultan Za-hir'e niyabeten kalmıştı. Sonra Seyfeddin et-Türkî bu işten vazgeçmemiş, çalışıp çabalamış, nihayet Haleb'i tekrar geri almış ve Emir Alemüddin Sencer'i oradan kovmuştu.
Bu seferinde Sultan Zahir, Mısır'da îzzeddin Aydemir el-Halebî'yi vekil bıraktı. Memleketin idaresini Vezir Behaeddin b. Hanna'ya teslim etti. Oğlu Fahreddin'i de vezir olarak beraberinde bu sefere iştirak ettirdi. Ordunun ve askerlerin idaresini de Emir Bedreddin Bilik el-Hazine-dar'a teslim etti. Sonra yola koyuldular. Zilkade ayının yedisinde pazartesi günü Dımaşk'a vardılar. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Halife ve sultan cuma namazını Dımaşk Camii'nde kıldılar. Halife şehire Babülberid'den, sultan ise Babüzziyare'den girmişti. Sonra sultan, halifeyi Musul sahibinin oğullarının refakatinde Bağdat'a gönderdi. Ona, maiyetindekilere ve Allah'ın takdiri dışındaki şeyleri kendisinden geri çevirecek muhafız askerlere, halis altından 1.000.000 dinar verdi. Halifeye bundan ayrı bazı şeyler de verdi. Allah ona hayır nnikâfat versin
"Humus sahibi Melik Eşref yanma geldi. Ona in. O esnada Humussa Sî Haleb'i istilâ etmiş, orada fesat çıkarmıştı.
Bunlar, bu senenin olaylan ile ilgili olarak bize ulaşan özet bilgilendir.

