Muhammed b. Süleyman b. Kutalmış b. Türkan Şah b. Mansur es-Semerkandî. Ümera evladındandı. Hilafete bağlı Divan-ı Aziz'de hacip-ler hacipliğine atandı. Güzel yazı yazardı. Birçok ilimlerden güzelce nasibini almıştı. Edebiyattan, riyazattan nasiplenmişti. Uzun bir ömür yaşadı. Güzel şiir yazardı. Şiirlerinden biri şudur:
«Şu hayatın yüklerinden bıkıp usandım.
Sabah ve akşam zorlaştı, beni yordu.
Çocuk akıllı oldum.
Doğrulan az, faydasız şeyleri çok biri haline geldim.
Bir mecliste bulunduğumda uykuya dalıyorum.
Ama meclise çalgılar geldiğinde uykum kaçıyor.
İhtiyarlık, yularını üzerime uzattı.
Yuvasmdaki bir kuş yavrusu gibi ihanete uğradım.
Aklımı hep gerilerde bıraktım.
Bunun getirdiği şeyse bekadan başka bir şeydir.
Berkânm kötü fiilleri nasıl açığa çıktı, değil mi?!»
Onun güzel şiirlerinden biri de şudur:
«Ey Tanrım, ey affı çok olan yüce zât! Geçmişte, gençliğimde yaptığım günahları affeyle. Günahlar nedeniyle yüzümü kararttım. Senin için yüzümü toprağa sürüp zelil oldum. Sen beni güzelce affederek yüzümü ak eyle. Beni bağışla ve azabımı hafiflet.»
Vefat edince Nizamiye'de cenaze namazı kılındı. Şoniziye mezarlığına defnedildi. Vefatından sonra adamın biri onu rüyada görmüş, ona, «Rabbin sana nasıl muamele etti?» diye sormuş. O'da şu şiirle karşılık vermişti:
«Fiilimin kötülüğünden ötürü ve ahirette pişman olmaktan korktuğum için Rabbimin huzuruna çıkmaktan kaçmıyordum.
Ama Rabbimin huzuruna vardığımda en ufak işlerin hesabı tahkik edilip sorulduğunda,
Adalet gereği Cehennem'e atılmam gerekiyordu.
Lakin Rabbim bana lütfedip şefkat gösterdi.
O'nun af lisanı bana şöyle seslendi:
Ey kul! Selamete erdin, seni tebrik ederim.»

