Bu sene muharrem ayının ikisinde pazar günü Melik Zahir, muzaffer bir halde askerleriyle birlikte Dımaşk'tan Mısır'a doğru yola çıktı. İslâm devleti, Sis mıntıkasına tümüyle hakim olmuş, Haçlı kalelerinin çoğunu ele geçirmişti. Melik Zahir, önceden, askerlerini Gazze'ye sevk etmiş; kendisi de durumları incelemek için Kerek taraflarına yönelmişti. Bereküzzizi mıntıkasında avlanırken atından yere düşüp bacağını kırmıştı. Orada birkaç gün kalıp tedavi görmüş, nihayet mahfeye binebilecek hale gelince Mısır'a doğru yola koyulmuştu. Yolda ayağı iyileşmiş, yalnız başına atına biner hale gelmişti. Büyük bir debdebe ve ihtişam içinde Kahire'ye girdi. Şehir süslenmiş, insanlar onun gelişi için büyük bir merasim tertiplemişlerdi. Gelişine çok sevinmişler, afiyete erdiğinden ötürü de çok mutlu olmuşlardı. Sonra bu sene receb ayında Kahi-re'den Sifd şehrine gitti. Sifd kalesinin çevresinde hendek kazdırdı. Hendek kazma işinde emirleri ve askerleriyle birlikte kendisi de çalıştı. Akkâ taraflarına baskın düzenledi. Halkın bir kısmını öldürdü, bir kısmını esir aldı. Ganimet elde ederek salimen geri döndü. Bu sebeple Dı-maşk'ta sevinç davulları çalındı.
Bu sene rebiyülevvel ayının onikisinde Melik Zahir, Ezher Ca-mii'nde cuma namazı kıldı. Ubeydîlerin zamanından o zamana kadar mezkur camide cuma namazları kılınmıyordu. Oysa orası Kahire'de yapılan ilk mescitti. Ezher Camii'ni Kaid Cevher, inşa ettirmiş ve orada cuma namazı kılmıştı. Hakim, Kahire'de kendi camiini yaptırınca cuma namazlarını Ezher Camii'nde değil de kendi camiinde kıldırmıştı. Ez-her'de artık cuma namazları kılınmıyordu. Orası diğer mescitler gibi olmuş, tozlanmış, durumu değişmişti. Sultan Melikü'z-Zahir, Ezher Ca-mii'nin onarılıp badana yapılmasını ve cuma namazının orada kılınmasını emretti. Ayrıca Hüseyniye Camii'nin onarılmasını da emretti. Bu onarım inşaallah ileride de anlatılacağı gibi hicretin 667. senesinde tamamlandı.
Bu sene Melik Zahir, Dımaşk Camii'nde hiç kimsenin uyumamasını, geceyi orada geçirmemesini, oradaki hazinelerin ve maksurelerin dışarı çıkarılmasını emretti. Camide yaklaşık 300 maksure vardı. Caminin içi temizlenince insanlar rahata kavuştular. Cami namaz kılan kim-
seler için genişledi, müreffeh bir hale geldi.
Bu sene Sultan Melikü'z-Zahir Sifd şehrinin surlarının ve kalesinin onarılmasını ve üzerine şu ayeti kerimenin yazılmasını emretti:
«Andolsun ki, Tevrattan sonra Zebur'da da yeryüzüne ancak iyi kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık.» (ei-EnbiyariO5).
«İşte bunlar, Allah'tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah'tan yana olanlardır.» (el-Mücadeie; 22).
Bu sene Abakahan ile Berekehan'ın yerine geçen Mengütemir savaştılar. Abakahan, Mengütemir'i mağlup etti ve ondan çok miktarda ganimet ele geçirdi.

