El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzaltmışüçüncü Senesi

Bu sene Sultan Zahir büyük bir orduyla Fırat taraflarına sefer düzenledi. Birey'e konaklamış olan Tatarları kovmak istiyordu. Tatarlar, İslâm ordusunun üzerlerine gelmekte olduğunu duyunca dönüp kaçtılar. Böylece o …

Bu sene Sultan Zahir büyük bir orduyla Fırat taraflarına sefer düzenledi. Birey'e konaklamış olan Tatarları kovmak istiyordu. Tatarlar, İslâm ordusunun üzerlerine gelmekte olduğunu duyunca dönüp kaçtılar. Böylece o yörelerin durumu düzeldi. O mıntıkalara güven geldi. Önceleri oralarda fesadın ve korkunun çokluğundan ötürü kimse ikamet edemiyordu. Artık oralarda güvenlik sağlandı. Her taraf şenlendi.

Bu sene Melik Zahir askerleriyle birlikte Haçlılarla savaşmak üzere sahil beldelerine yöneldi. Cemaziyelevvel ayının sekizinde perşembe günü üç saatlik bir zamanda Kisariye'yi fethetti. Müteakip haftanın perşembe gününde, yani cemaziyelevvel ayının onbeşinde kaleyi teslim aldı. Surlarını yıktı ve oradan da başka bir yere intikal etti. Daha sonra ulakların getirdikleri habere göre onun Ersof şehrini fethettiği, oradaki Haçlıları öldürdüğü anlaşıldı. Bunun üzerine Müslümanların beldelerinde sevinç davulları çalındı. Halk bu duruma çok sevindi.

Bu sene Mağrip halkının Haçlılara karşı muzaffer oldukları ve Haçlılardan 45.000 kişiyi öldürdükleri, 10.000 kişiyi esir aldıkları, aralarında Burans, îşbiliye, Kurtuba ve Mirrisiye'nin de bulunduğu kırkiki şehri onlardan geri aldıkları haberleri geldi. Bu sene ramazan ayının ondördünde Melik Zahir'in zaferi gerçekleşti.

Yine bu sene ramazan ayında Emevî Camii'nden başlayarak Derec mmtıkasındaki kanala kadar olan yollara parke taşı döşendi. Emevî Ca-mii'nin kıble tarafında da bir sarnıç ile şadırvan yapıldı. Daha önce orada bir kanal vardı. Halk o kanalın suyundan istifade ederdi. Manas nehrinin suyu kesilince oraya uğrarlardı. Kanal yıkıldı, yerine şadırvan yapıldı. Sonra o şadırvan da yıkıldı, yerine dükkânlar yapıldı.

Bu sene Melik Zahir, Dımaşk naibi Emir Akkuş'u yanına çağırdı. O da bu emre itaat ederek Melik Zahir'in yanına gitti. Bu geçici ayrılışı esnasında yerine Alemüddin el-Hısnî'yi naib vekili olarak atadı. Nihayet Dımaşk'a saygı görmüş ve ağırlanmış olarak geri döndü.

Bu sene Melik Zahir Mısır'da diğer mezheplere mensup müstakil kadılar atadı. Bunlar şehirlerde tıpkı Şafnlerin kadısı gibi hükmedeceklerdi. Bu nedenle adalet sarayında bu sene zilhicce ayının yirmiiki-sinde pazartesi günü Şafnlerin kadılığına Tac Abdülvehhab b. bintü'l-E'azz'ı; Hanefîlerin kadılığına Şemseddin Süleyman'ı; Malikîlerin kadılığına Şemseddin es-Sübkî'yi; Hanbelîlerin kadılığına da Şemseddin Muhammed el-Makdisî'yi atadı. Bunun sebebi, Şafiî kadısı Abdülvehhab b. bintü'l-E'azz'm Şafiî mezhebine muhalif birçok meselelerde uğraşmak mecburiyetinde kalması ve böylece zaman kaybetmesiydi. Diğer mezheplerin alimleri de buna muvafakat ettiler. Bunu kendisine Emir Cemaleddin Aydoğdu el-Azizî önermişti. Sultan Melik Zahir de onun görüşünü ve meşveretini beğendiğinden ötürü bu önerisini kabul etmiş ve gereğini yapmıştı. Rasûlullah (s.a.v.)'ın mescidinin onarımı için tahta, kurşun ve birçok aletle birlikte bir de hazır bir minberi Medi-ne-i Münevvere'ye gönderdi. Sultan Melik Zahir'in gönderdiği bu minberi, Mescid-i Nebevî'ye yerleştirdi.

Bu sene Mısır'da büyük bir yangın çıktı. Hristiyanlar bu yangını çıkarmakla itham edildiler. Bu nedenle Melik Zahir onları ağır bir ceza ile cezalandırdı.

Bu sene rebiyülahir ayının yedisinde Merağa şehrinde Tatar hanı Hülagu'nun, Allah'ın lanet ve gazabına uğrayarak öldüğüne dair haberler geldi. Hulagu, sar'a hastalığından ölmüş, Tela kalesine defnedilmiş ve gömüldüğü yerin üzerine bir kubbe yapılmıştı. Ölümünden sonra Tatarlar oğlu Abakahan'm etrafında toplanmışlardı. Berekehan, onun üzerine yürüdü, onu hezimete uğrattı, etrafındaki adamları dağıttı. Melik Zahir, bu duruma çok sevindi. Irak beldelerini geri almak için. asker toplamaya niyetlendi. Ancak askerlerin, kendi arazilerine gitmiş olmalarından ötürü bunu başaramadı.

Bu sene şevval ayının onikisinde Melik Zahir, oğlu Melik Said Mu-hammed Berekehan'ın sultanlığı için emirlerden bey at aldı. Onu bineğine bindirdi. Ümerâ da onun önü sıra yaya olarak yürüdü. Kendisi şemsiyeyi bizzat tutup oğlunun üzerini gölgeledi. Emir Bedreddin Beyserî ekmek taşıyordu. Kadı Taceddin ile Vezir Bahaeddin b. Hanna da onun önü sıra bineklerine binmiş olarak gidiyorlardı. Ümeranın önde gelenleri de bineklerine binmişlerdi. Diğerleri ise yaya olarak yürümekteydiler. Bu halde Kahire'yi bir baştan bir başa dolaştılar.

Bu sene zilkade ayında Melik Zahir, yukarıda adı geçen oğlu Melik Said'i sünnet ettirdi. Onunla birlikte ümerânın bir grup çocuğunu da sünnet ettirdi. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü.

Hicretin Altıyüzaltmışüçüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler