El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzdoksanikincî Senesi

Zahireddin el-Kazrunî'nin tarihinde anlatıldığına göre bu senede tıpkı hicretin 654. senesindeki gibi Medine-i Nebeviye'de bir ateş ortaya çıkmıştı. Ancak bu ateşin alevleri çok yükseliyor kayaları yakıyor, ama hurma …

Zahireddin el-Kazrunî'nin tarihinde anlatıldığına göre bu senede tıpkı hicretin 654. senesindeki gibi Medine-i Nebeviye'de bir ateş ortaya çıkmıştı. Ancak bu ateşin alevleri çok yükseliyor kayaları yakıyor, ama hurma dallarını ve yapraklarını yakmıyordu. Yangın üç gün devam etmişti.

Bu sene başında Müslümanların halifesi Hakim el-Abbasî, ülkenin sultanı Melik Eşref b. Mansur, Mısır'daki naibi Bedreddin Beydera, Samdaki naibi İzzeddin Aybek el-Hamevî idi. Mısır ve Şam'daki kadılara gelince onlar, adlan önceki senelerde geçen kadılardı. Vezir ise Şemseddin b. Sel'us'tu.

Eşref, cemaziyelahir ayında Dımaşk'a geldi. Ablak sarayına ve Meydan-ı Ahder'a indi. Askerleri Sis ülkesine gazaya gitmeye hazırladı. Bu arada Sis ülkesinin sahibinin elçileri yanma gelerek ondan barış talep ettiler.Ümera araya girdi. Şefaatçi oldular ve Sis ülkesinin hükümdarı bu anlaşma neticesinde Besni, Telhamdun ve Maraş'ı Müslümanlara teslim etti ki, buralar onların en büyük beldeleri, en güzel ve en müstahkem mevkileriydi. Derbent boğazının ağzındaydı. Sonra receb ayının ikisinde sultan, askerlerinin büyük bir kısmı ile Sümiye'ye yöneldi. Güya Emir Hüsameddin Laçin'i görecek, gerekirse onu tutuklayacaktı. Emir Mühenna b. İsa onu yanma konuk etti. Ziyafet sona erince sultan için Hüsameddin Laçin'i tutukladı. Getirip Dımaşk kalesinde zindana attı. Sultan, Mühenna b. İsa'yı da tutukladı. Yerine Muham-med b. Ali b. Huzeyfe'yi atadı. Sultan, daha sonra askerlerinin büyük bir kısmını kendisinden önce naibi Beydera ile veziri İbn Sel'us komutasında Mısır'a şevketti. Kendisi de hasekileriyle geriden onları takip etti. Sonra onlara kavuştu.

Bu senenin muharrem ayında Kadı Hüsameddin er-Razî el-Hanefî, 200 seneden beri aralarında çekişme konusu olan tabakhanenin Alevi-lerle Caferilere ortaklaşa verilmesine hükmetti. Bu hükmünü muharrem ayının yirmialtısmda salı günü adalet sarayında vermiş, ancak îbn Huyî ve diğerleri onun bu hükmüne katılmamışlardı. Ayraca Anakilerin de neseblerinin Cafer-i Tayyar'a ulaştığına dair iddianın doğruluğuna da hükmetti.

Bu senede Melik Eşref, Şubek kalesinin yıkılmasını emretti. Bu emir yerine getirildi. Burası kalelerin en sağlamı, en faydalısı ve en müstahkemiydi. Burayı Utbe el-Akabî'nin görüşüne uygun olarak yık-tırmıştı. Ancak Utbe bu önerisinde Müslümanlara ve sultana hiç de iyilik yapmış değildi. Çünkü buranın yıkılması, o çevredeki Bedevilerin boğazlarında meydana gelen bir yara olmuştu.

Bu senede sultan, Emir Alenıüddin ed-Düveydarî'yi elçi olarak Kostantiniye imparatoruna ve Bereke'nin evladına gönderdi. Elçinin beraberinde cidden çok miktarda hediye ve armağanlar vardı. Ancak elçinin yola çıkması nasib olmadı. Sultan vefat edince elçi de Dımaşk'a geri döndü.

Bu senenin cemaziyelevvel ayının onunda Kadı İnıanıüddin el-Kazvinî, Zahiriyetü'l-Berraniye medresesinde ders verdi. Dersinde kadılar ve ayan tabakasından olan kimseler hazır bulundular.

Zilhicce ayının yirmiikisinde pazartesi günü Melik Eşref, kardeşi Melik Nasır Muhammed ile kardeşinin oğlu Melikü'l-Muazzam Muzaf-ferüddin Musa b. Salih Ali b. Mansur'u sünnet ettirdi. Bunun için büyük bir düğün yaptırdı. Kendisi de oyuncular arasına katıldı. Böylece tam bir sevinç yaşandı. Düğün mükemmel oldu. Bu sanki onun dünya saltanatından ayrılıp veda etmesi gibiydi.

Muharrem ayı başında Şeyh Şemseddin b. Ganim, Asruniye'de ders verdi.

Safer ayı başında Şeyh Kemaleddin b. Zemlekânî, Haleb'e taşman ve Revahiye'deki görevinden ayrılan Necmeddin b. Mekkî'nin yerine Revahiye medresesinde ders verdi. ..-—

Safer ayının sonunda hacdan dönen Şam kafilesi, Şam'a girdi. Bu senede hacca gidenler arasında Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye de vardı. Allah ona ramet etsin. Hac emirleri, Basıtî idi. Maan'da iken hacılar şiddetli bir fırtınaya maruz kalmışlar ve bu yüzden bir kısım hacılar ölmüştü. Fırtına develeri bile yerinden kaldırıp atmıştı. Başlardaki sarıklar da uçup gitmişti. Herkes kendi derdiyle ilgilenir olmuştu. Safer ayında Dınıaşk'ta iri taneli dolular yağdı. Bir çok ürünü telef etti. Öyle ki on okka buğday bir dirheme satılır oldu. Çok binek de ölmüştü.

Bu senede Kerek tarafında deprem meydana geldi. Telfita şehrinin birçok yerleri çöktü.

Hicretin Altıyüzdoksanikincî Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler