Bu senede Akkâ şehri ve Dımaşk sahillerindeki diğer beldeler fetk edildi. Buralar, uzun zamanlardan beri Haçlıların elinde bulunuyordu. Artık onların buralarda bir tek taşı dahi kalmadı. Hamd ve minnet Allah'adır.
Bu sene başında Müslümanların halifesi Hakim Bi-Emrillah
Ebü'l-Abbas el-Abbasî, Müslümanların sultam da Melik Eşref Halil b. Mansur Kalavun idi. Onun Mısır ve oraya bağlı mıntıkalardaki naibi Bedreddin Beydera, veziri îbn Sel'us Sahip Şemseddin, Şam'daki naibi Hüsameddin Laçin es-Silahtarî el-Mansurî idi. Şam kadılarına gelince, bunlar da önceki senede adları belirtilen kadılardı. Yemen sahibi Melik Muzaffer Şemseddin Yusuf b. Mansur Nureddin Ömer b. Ali b. Resul, Mekke sahibi Necmeddin Ebu Nümey Muhammed b. îdris b. Ali b. Kata-de el-Hüseynî, Medine sahibi İzzeddin Cemmaz b. Şeyhe el-Hüseynî, Anadolu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev b. Rükneddin Kılıçarslan es-Selçukî, Hama sahibi Takiyyüddin Mahmud b. Melik Mansur Nasi-rüddin Muhammed b. Melik Muzaffer Takiyyüddin Muhammed, Irak Horasan ve o yörelerin sultanı ise Ergun b. Abaka b. Hülagu b. Töli b.
Cengizhan idi.
Bu senenin ilk günü perşembe idi. Bugün de Melik Mansur için çok miktarda altın ve gümüş sadaka olarak dağıtıldı. Vefat eden Sultan Melik Mansur Kalavun, cuma gecesi türbesine götürüldü. Orada kubbenin altındaki mezarına defnedildi. Onu mezarına Bedreddin Beydera ile Alemüddin eş-Şücaî koymuşlardı. O esnada çok sadakalar dağıtıldı. Sahip Şemseddin b. Sel'ûs, Hicaz'dan gelince kendisine vezirlik hil'ati giydirildi. Vezirliğe atanma fermanını inşâ kâtibi Kadı Muhyiddin b. Abdüzzahir bizzat eliyle yazdı. Vezir de vezirlik debdebesiyle kendi konağına gitti ve göreve başladı. Cuma günü Şemseddin Sungur el-Eşkar ile Seyfeddin b. Cermek en-Nasırî tutuklandılar. Emir Zeyneddin Kutboğa hapisten çıkarıldı. O, Toruktay'la birlikte tutuklanmıştı. Serbest bırakılınca iktaları kendisine geri verildi. Taki Tevbe ise tekrar Dımaşk vezirliğine atandı. İbn Havî huzura getirilerek Nasıriye medresesinin Şafiî kadısına verileceğini tekeffül etti. Orayı Zeyneddin elFarikî'nin elinden almıştı.

