El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzonbeşînci Senesi

Bu sene başında Sultan Âdil Haçlılarla savaşmak üzere Mercüs-sifr'de bulunuyordu. Oğlu Muazzam'a Tur dağındaki kalenin tahrip edilmesini emretti. Oğlu da orayı tahrip etti. Oradaki savaş aletlerini ve diğer eşyaları …

Bu sene başında Sultan Âdil Haçlılarla savaşmak üzere Mercüs-sifr'de bulunuyordu. Oğlu Muazzam'a Tur dağındaki kalenin tahrip edilmesini emretti. Oğlu da orayı tahrip etti. Oradaki savaş aletlerini ve diğer eşyaları Haçlıların ele geçirmesinden korktuğu için başka beldelere taşıdı.

Bu sene rebiyülevvel ayında Haçlılar Dimyat'a geldiler. Cemaziye-levvel ayında müstahkem bir kale olan Silsile burcunu ele geçirdiler. Burası Mısır diyarının kilidi durumundadır.

Bu sene Muazzam ile Haçlılar Kaymon'da karşılaştılar. Yapılan savaşta Muazzam onları kırıp geçirdi. Bir kısmını öldürdü. Templier tarikatına mensup 100 savaşçıyı esir aldı. Bayrakları eğik vaziyette onları Kudüs'e soktu.

Bu sene Musul'da Karaaslan hanedanının fertleri peşpeşe öldüğünden ötürü çok olaylar cereyan etti. Karaarslanların babalarının kölesi Bedreddin Lü'lü' idareye el koydu. Doğrusunu Allah bilir.

Bu sene Anadolu hükümdarı Keykavus Sencer, Haleb'i ele geçirmek üzere harekete geçti. Bu işinde ona Sultan Selahaddin'in oğlu ve Samsat valisi Efdal yardımcı oldu. Ancak Sultan Âdil'in oğlu Melik Eşref Musa, onu bu işten caydırdı. Anadolu hükümdarını mağlup, askerlerini perişan etti. Keykavus, ziyan ve hüsran içinde geri döndü. Bu sene Melik Eşref, elinde bulunan beldelere ek olarak Sincar şehrini de ele geçirdi.

Bu sene Sultan Âdil Ebu Bekir b. Eyyub vefat etti. Haçlılar Dimyat'ı ele geçirdiler. Sonra yollarına devam ederek Dimyat sınırından geçip Mısır ülkesine hücum ettiler. Mısır'ı dört ay müddetle kuşatma altında tuttular. Melik Kâmil de Mısır'ı onlara karşı savunup savaşıyordu. Haçlılar, Mısır diyarının kilidi mesabesinde olan Silsile burcunu ele geçirdiler. Bu kale Nil nehrinin denize vardığı noktadaki bir adanın ortasm-daydı. Buradan sonra Dimyat'a vardılar. Dimyat, deniz kıyısında bir yerin adıdır. Diğe" tarafında Silsile burcu bulunmaktadır. Buranın bir köprüsü vardı ki, gemilerin deniz yoluyla Nil'e girmelerine engel oluyordu. Haçlılar bu burcu ele geçirdiklerinde Müslümanlar çok üzülmüşlerdi. Bu haber Sultan Âdil'in bulunduğu Mercüssifr'e ulaştığında Sultan Âdil çok üzülüp hasret çekti. Üzüntüsünden ve Müslümanlarla İslâm ülkesine olan hüznünden ötürü göğsünü yumrukladı.

Aynı anda ölümle sonuçlanan hastalığa yakalandı. Bu Aziz ve Celil olan Allah'ın nıurad ettiği durumdan ötürüydü. Cemaziyelahir ayının yedinci günü olan cuma gününde Sultan Âdil, Galikin kasabasında vefat etti. Oğlu Muazzam sür*atle oraya geldi. Eşyalarını topladı. Onu bir nıahfel içinde ve bir hadim refakatinde güya hastaymış gibi gönderdi. Emirlerden herbiri ona selam vermek için yanma yaklaştıklarında, hadim onun hasta ve zayıf olduğunu, onlara cevap veremeyeceğini söylüyordu. Sultan Âdil'in cenazesi kaleye götürüldü, geçici bir süre için oraya defnedildi. Sonra Âdiliye'deki büyük türbesine nakledildi.

Sultan Âdil Seyfeddin Ebu Bekir b. Eyyûb b. Sadî, hayırlı ve seçkin hükümdarlardandı. Yaşantı bakımından mazbut bir hayata sahipti. Dindar, akıllı sabırlı, vakarlı bir kimseydi. Memleketinin her tarafında haramları, içkileri ve çalgı aletlerini kaldırdı. Memleketinin sınırlan; Mısır, Yemen, Şam, Cezire ve Hemedan'ı içine alıyordu. Buralar, kardeşi Selahaddîn-i Eyyubî'den sonra ele geçirilmişti. Sadece Halep kendi ülkesinin sınırları içinde değildi. Burayı kardeşi Sultan Selahaddin'in oğlu Zahir Gazî'nin elinde bırakmıştı. Zahir Gazî, kendisinin kızı Safiy-ye Sit Hatunla evliydi. Sultan Âdil yumuşak huylu, müsamahakâr bir kimse olup sıkıntılara karşı çok dayanıklı ve sabırlıydı. Bazan yalnız, bazan da kardeşiyle birlikte çok gazalar yapmıştı. Kardeşi Sultan Selahaddin'in Haçlılarla yaptığı savaşlann tümüne, ya da çoğuna katılmıştı.

Bu savaşlarda onun büyük yararlılıklan görülmüştü. Biraz fazlaca tutumluydu. Ama Mısır'da kıtlık senesinde yoksullara çok mal ve para infak etmiş, muhtaç kimselere çok miktarda sadaka, dağıtmıştı. Kıtlığın ikinci senesinde açlıktan vefat eden 100.00® yoksulun ve garibin kefenini temin etmişti. Hastalığı zamanında da çok sadaka vermişti. Hatta üzerindeki elbiseleri dahi çıkarıp sadaka olarak vermiş, bineklerini muhtaçlara dağıtmıştı. Çok yemek yedirdi. Sağlıklıydı. Çok oruç tuttuğu halde sıhhat ve afiyeti yerindeydi. Günde birkaç öğün yemek yerdi. Uyuyacağı zaman bütün bunlara ek olarak kuru şekerli helvadan bir Dımaşk rıtlı miktarınca yerdi. Güllerin açtığı mevsimde burnu hastalanırdı. Gül mevsimi sona erinceye dek Dımaşk içinde ikamet edemezdi. Bu nedenle Mercüssifr'de kendisi için otağ kurulur, mevsim sona erince tekrar Dımaşk'a dönerdi.

Yetmişbeş yaşındayken bu sene vefat etti. Geride şu çocuklarını bırakmıştı:

Mısır valisi Muhammed el-Kâmil, Dımaşk valisi İsa el-Muazzam, Cezire, Ahlat, Harran ve diğer yerlerin valisi Musa el-Eşref, Evhad Eyyûb (bu onun sağlığında vefat etmişti), Farz İbrahim, Urfa valisi Muzaffer Gazı, ana tarafından da kardeş olan Aziz Osman ile Emced Hasan, Mukit Mahmud, Caber valisi Hafız Arslan, Salih İsmail, Kahir İshak, Mücireddin Yakub, Kutbeddin Ahmed, kardeşlerinin en küçüğü Halil, kardeşlerinin en son vefat edeni Takiyyüddin Abbas (bu hicretin 660. senesine kadar yaşamıştır).

Sultan Âdil'in geride birkaç da kızı kalmıştı ki, bunların en tanınmışı, Sit Safiye Hatundur. Bu, Halep valisi Zahir Gazî'nin zevcesi, Melik Aziz'in annesiydi. Melik Aziz, Dımaşk'ı ele geçiren Nasır Yusuf un babasıdır. İki Nasıriye vakfının sahibidir ki, bunlardan biri Dımaşk'ta, diğeri de Kasyun dağı eteklerindedir. Nasır Yusuf u -fteride de anlatılacağı gibi- Hülagu öldürmüştür.