El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzonsekizinci Senesi

Bu sene Tatarlar Kelade, Hemedan, Erdebil, Tebriz ve Gence gibi birçok şehirleri istila ettiler. Halkı öldürdüler. Buralardaki malları yağmaladılar. Kadınları ve çocukları esir aldılar. Bağdat'a yaklaştılar. Halife bu …

Bu sene Tatarlar Kelade, Hemedan, Erdebil, Tebriz ve Gence gibi birçok şehirleri istila ettiler. Halkı öldürdüler. Buralardaki malları yağmaladılar. Kadınları ve çocukları esir aldılar. Bağdat'a yaklaştılar. Halife bu durumdan rahatsız oldu. Paniğe kapıldı. Bağdat'ı tahkim etti. Askerleri görevlendirip harekete geçirdi. İnsanlar da, namazlarda ve virdlerde Kunut duası okumaya başladılar.

Bu sene Tatarlar, Gürcüleri ve Lân ülkesindeki insanları mağlup ettiler. Sonra Kıpçaklarla savaşarak onları da bozguna uğrattılar. Aynı şekilde Ruslar da hezimete uğradılar. Tatarlar ele geçirebildikleri malları yağmaladılar, halkı öldürdüler, kadınları ve çocukları esir aldılar.

Bu sene Muazzam, kardeşi Eşrefin yanına giderek kardeşi Kâmil'e şefkatli olmasını istedi, onu affetmesini diledi. Eşref, Kâmil'e kırgındı. Bu kırgınlık giderildi. İkisi birlikte Haçlılara karşı Kâmil'e yardımcı olmak için Mısır diyarına gittiler. Haçlılar, Dimyat şehrini ele geçirmişlerdi. Hicretin 614. senesinden bu yana kuvvetlenmişlerdi. Kâmil, onlara Kudüs'ü geri vermek, Sultan Selahaddin'in fethetmiş olduğu sahillerdeki şehirleri de iade etmek, buna karşılık Dimyat'ı terk etmeleri önerisinde bulunmuştu. Ancak onlar bu öneriyi kabule yanaşmamışlardı. Ama Cenâb-ı Allah'ın takdiri gereğince erzakları azaldı. Erzak gemileri Dimyat'a yaklaştığında İslâm donanması bu gemileri yakaladı, suları da her taraftan Dimyat arazilerine saldı. Her taraf su baskını altında kaldı. Bundan sonra Haçlılar birşey yapamaz hale geldiler.

Diğer taraftan Müslümanlar da onları kuşatma altına aldılar. Onları çok dar bir mekâna sıkıştırdılar. O zaman Haçlılar hiçbir karşılık istemeksizin barış yapmağa meylettiler. Haçlı liderleri Melik Kâmü'in yanına geldiler. O esnada Melik Kâmü'in yanında kardeşleri Muazzam İsa ile Musa Eşref de bulunuyordu. Bu ikisi onun huzurunda ayakta durmaktaydılar. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Kâmü'in isteği doğrultusunda barış antlaşması yapıldı. Allah Kâmil'in yüzünü ak etsin. Haçlı hükümdarları ve askerleri onun huzurunda ayakta beklemekteydiler. Kâmil Muhammed, bu barış antlaşması münasebetiyle büyük bir ziyafet verdi. Bu ziyafet sofrasında mü'min, kâfir, iyi, kötü herkes hazır bulundu. Hille'li şair Racih de kalkıp şu şiiri okudu:

«Kutlu olsun, şans ebedîleşerek gitti. Rahman, yardım sözünü gerçekleştirip yerine getirdi. Mahlukatın ilahı bizi destekledi. Fetih bize açıkça göründü. Bize nimetler ve ebedî onur bahşedildi. Suratı asıldıktan sonra feleğin yüzü güldü, bize karşı. Şirkin suratı ise zulüm nedeniyle kapkara oldu. Engin deniz, azgın ahalisi ile taşkınlık yaptığında, Gelen erzak gemileriyle köpüklendiğinde. İşte bu dini, azmi parlak bir kılıç gibi kınından sıyrılan dimdik hale getirdi.

Tıpkı keskin kılıçların kınlarından sıyrılışı gibi,

Düşmanlardan hiç kimse kurtulamadı.

Hepsinin uzuvları kopup yere düştü.

Ya da kendileri ölüp toprağa uzandılar.

Ya da esir alınıp zincire vuruldular.

Kâinatın düi yeryüzünde yüksek sesle,

Ufuklara doğru şöyle seslendi:

Ey İsa'nın kulları! İsa ve taraftarları,

Ve tüm Museviler ile Musa, Muhammed'e hizmet ediyorlar artık!»

Ebu Şâme dedi ki: «Duyduğuma göre şair bu şiirinde Muazzam Isa ile Eşref Musa ve Kâmil Muhammed'e işaret etmiştir ki, bu da çok güzel tesadüflerdendir.»

Ziyafet sofrası bu sene receb ayının ondokuzunda çarşamba günü kurulmuştu. Bundan sonra Haçlılar Akkâ'ya ve diğer yerlere döndüler. Muazzam da Şam'a döndü. Eşref ile Kâmil, kardeşleri Muazzam'la barışmış oldular.

Bu sene Melik Muazzam, Dımaşk kadılığına daha önce Dımaşk Beytü'l-malinin vekili olan Kemaleddin el-Mısrî'yi atadı. Kemaleddin; faziletli ve yüksek şahsiyet sahibi bir kimseydi. Her cuma günü namazdan önce işini tamamladıktan sonra Adiliyede sicilleri tesbit etmek için otururdu. İnsan sicillerini tutmak için bütün merkezlerden gelen şahitlerin hepsi, medrese de yanında hazır bulunurlardı. Allah ona hayır ve mükâfat versin.

Hicretin Altıyüzonsektzînct Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler