Ebu Şâme dedi ki: Bu sene Nesr kubbesinin yapımı için her biri otuziki zira uzunluğunda dört tahta sütun hazırlandı.
Bu sene Banyas tarafına bakan eski imarethane karşısındaki Ba-bü's-Sirr hendeğinin yenilenmesine başlandı.
Bugün oraya Sultan tavlası denilmektedir. Sultan'ın kendisi ve köleleri de orada toprak taşıdılar. Sultan, sepete veya sepeti andıran bir kaba toprak koyup önündeki eğerin tümsek kısmına koyup taşıyor ve meydan-ı ahdara boşaltıyordu. Kardeşi Salih ile köleleri de aynı şekilde çalışıyorlardı. Biri bir gün, diğeri başka bir gün nöbetleşe çalışıyorlardı.
Bu sene Şağor halkı ile Akibe halkı arasında çatışma meydana geldi. Bunlar Rahbe'de ve Seyarif te savaştılar. Askerler bunları durdurmak için harekete geçtiler. Muazzam'ın kendisi de oraya geldi. Elebaş-larmı yakalayıp hapse attı.
Bu sene Musallaya müstakil bir hatip atandı. Buraya atanan ilk kişi, Sadr Muîdü'l-Felekiye idi. Ondan sonra Bahaeddin b. Ebil-Yüsr orada hutbe irâd etti. Bahaeddin'den sonra Benu Hasan orada görev yaptı ve bu görev günümüze kadar onların eliyle yürütüldü.

