El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzotuzbîrînci Senesi

Bu sene Bağdat Müstansıriye medresesinin yapımı tamamlandı. Daha Önce bunun gibi bir medrese henüz yapılmamıştı. Dört mezhebe vakfedildi. Burada her mezhepten altmışiki fakih, dört kalfa ve birer müderris ile hadis …

Bu sene Bağdat Müstansıriye medresesinin yapımı tamamlandı. Daha Önce bunun gibi bir medrese henüz yapılmamıştı. Dört mezhebe vakfedildi. Burada her mezhepten altmışiki fakih, dört kalfa ve birer müderris ile hadis şeyhi, iki kurrâ, on dinleyici, bir tıp alimi ve tıpla iştigal eden on Müslüman Öğrenci, yetim mektebi ve herkes için ekmek, et, helva, yeterince nafaka kazanı vardı. Bu sene receb ayının beşinci günü olan perşembe gününde açılış yapıldı. Derslere halife Müstansır Billah bizzat geldi. Beraberinde devlet erkânı, vezirler, kadılar, fakihler, sofiler ve şairler de vardı. Bunlardan hiç biri bu törenden geri kalmadı. Tören sonrasında büyük bir sofra kuruldu. Misafirler yemek yediler. Yemeğin bir kısmı da Bağdat'ın havas ve avam takımından olan ahalinin evlerine gönderildi. Bütün müderrislere, törende hazır bulunanlara, devlet erkânına, fakihlere ve kalfalara (asistanlara) hil'at giydirildi.

Bu gün, görülmeğe değer muazzam bir gündü. Halife'nin şairleri methiyeler, yüksek manalı kasideler okudular. îbn Sâî bütün bunları tarihinde sadra şifâ verecek şekilde uzun uzadıya anlatmıştır. Bu medresede Şafiîlerin müderrisliğine İmam Muhyiddin Ebu Abdillah b. Fadlan, Ha-nefîlerin müderrisliğine İmam Allame* Reşidüddin Ebu Hafs Ömer b. Muhammed el-Ferganî, Hanbelüerin müderrisliğine îmanı Alim Muhyiddin Yusuf b. Şeyh Ebü'lFerec b. Cevzî atandı, Muhyiddin Yusuf un yerine oğlu Abdurrahman vekâleten ders verdi. Çünkü Muhyiddin'in kendisi halifenin elçisi olarak bazı hükümdarlara gönderilmişti. Bu nedenle o günde medresede hazır bulunamamıştı. Malikîlerin müderrisliğine salih ve âlim bir insan olan Şeyh Ebü'lHasan el-Mağribî el-Malikî vekaleten atandı. Yerine başka bir alim atanıncaya kadar bu görevi sürdürecekti.

Bu medresenin kütüphanesine misli görülmemiş derecede çok güzel kitaplar vakfedildi, yöneticiliğine de Müeyyedüddin Ebu Talip Muhammed b. Alkamî atandı. Bu zat daha sonraları vezirlik yapmıştır. O zaman kendisi hilafet sarayının üstadı idi. O gün kendisine ve Vezir Nusayrüddin'e hil'at giydirildi. Sonra bu sene zilkade ayının ondördün-de Şafiîlerin müderrisi azledilip yerine Kadilkudat Ebü'l-Meâlî Abdurrahman b. Mukbil atandı ve kadılık görevi de uhdesinde kaldı. Bu hadise, Muhyiddin b. Fadlan'ın vefatından sonra olmuştu. Bir süre kadılık görevini yürüttü. Nizamiye'de ve başka yerlerde müderrislik yaptı. Sonra azledildi. Tekrar itibarı iade edildi. Son zamanlarda Müstansıriye'de ders verdi. Vefat edince yerine oğlu İbn Mukbil atandı. Allah hepsine rahmet etsin.

Bu sene Eşref, Babü's-Sağir dışındaki Mescid-i Cerrah'ı onardı.

Bu sene Haçlı hükümdarı Enbror'm elçisi bir çok hediyelerle Melik Eşrefe geldi. Hediyeler arasında tüyü, aslan tüyü gibi olan beyaz bir ayı da vardı. Anlatıldığına göre bu ayı denize iner, oradan balık çıkarıp yermiş. Hediyeler arasında beyaz bir tavus kuşu da varmış.

Bu sene Dımaşk'ın Bakırcılar çarşısı tarafındaki pasajın imareti tamamlandı. Bir kapısı Sağe (Kuyumcular) çarşısı ile inci satanların dükkanlarına açıldı. Bu çarşıda eski mücevherler vardı.

Bu sene Sûku's-Sağe ekindeki dükkanlar yenilendi. Sûku's-Sağe doğusundaki dükkanlar da yenilenip oraya iki pasaj da zamanımızda eklenmiştir. Burada altın tüccarları ve kuyumcular iş yapmaya başladılar. Bu iki çarşı da güzeldir. Hepsi, onarılan Cerrah Mescidi'nin vakfıdır.

Hicretin Altıyüzotuzbirînci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler