Bu sene Salih Eyyub'un hizmetinde bulunmak üzere Melik Cevad Mısır'a gitmek için yola koyuldu. Remel'e ulaşınca Salih Eyyub ondan şüphelendi ve onu yakalaması için Kemaleddin b. Şeyh'i ona doğru gönderdi. Bunu duyan Cevad geri dönüp Nasır Davud'a sığındı. Nasır Da-vud o zaman Kudüs-ü Şerifte bulunuyordu. Yanına gelen Melik Ce-vad'la birlikte askeri bir birliği harekete geçirdi. Bunlar Kemaleddin b. Şeyh'le karşılaşıp savaştılar. Onu mağlup edip esir aldılar. Nasır Davud'un huzuruna götürdüler. Nasır Davud onu azarladı. Sonra serbest bıraktı. Melik Cevad da Nasır Davud'un hizmetinde çalıştı. Nihayet Nasır Davud, ondan şüphelenip onu zincire vurdu ve koruma altında Bağdat'a gönderdi. Bir Arap kabilesi zor kullanarak onu muhafızların elinden alıp serbest bıraktı. O da gidip Dımaşk hükümdarına sığındı ve bir süre yanında kaldı. Sonra Haçlıların yanına gitti. Daha sonra Dımaşk'a döndü. Salih İsmail onu Azeta'da hapsetti ve bu sene kırkbir yaşında vefat edinceye dek hapiste kaldı. Nitekim bu husus ileride de anlatılacaktır.
Bu sene Salih Eyyub, Mısır'da medreseler yaptırmaya başladı. Ce-zire'de bir kale yaptırdı. Bu kalenin inşaatına Beytül-maldan çok para sarfetti. İnsanların mülklerine el koydu, otuz kadar mescidi yıktı, 1.000 kadar hurma ağacını kesti. Daha sonra hicretin 651. senesinde Türkler bu kaleyi tahrip ettiler.
Bu sene beraberinde Halebliler de olmak üzere Humus valisi Meli-kü'1-Mansur b. İbrahim b. Melikü'l-Mücahid sefere çıktı. Harran'da Ha-rezmlilerle savaştı. Harezmlileri mağlup edip paramparça etti ve beraberindekilerle birlikte muzaffer olarak ülkesine döndü.
Meyyafarikin hükümdarı Şihabeddin Gazî, Harezmlilerle sulh yaptı. Kendisinin yanında yer almaları için onları ülkesinde barındırdı.
Ebu Şâme dedi ki: «Bu sene Şeyh İzzeddin, Mısır diyarına gitti. Mısır hükümdarı ona ikramda bulundu, saygı gösterdi. Onu Kahire hatipliğine ve Mısır kadilkudatlığına atadı. Bu atama Kadı Şerefüddin el-Murakka'nm vefatından sonra olmuştu. Daha sonra Şeyh îzzeddin iki kez görevden istifa etti. Sonunda kendi evine kapandı. Yüce Allah ona rahmet etsin.»
Bu sene amâ bir kimse olan nahivci Şems b. Habbaz receb ayının yedisinde; Fakih Kemal b. Yunus da şaban ayının ortasında vefat etti. Bu iki zat memleketlerinde kendi ilmî sahalarında yüksek şahsiyetler idiler.

