Bu sene Tatarlar, Erbil şehrini mancınıklarla kuşatma altına aldılar. Şehrin surlarım deldiler. Nihayet şiddet kullanarak Erbü'i fethettiler. Ahaliyi öldürdüler. Kadınları ve çocukları esir aldılar. Erbil kalesi bir müddet Tatarlara karşı direndi. İçeride halifenin atadığı naib vardı. Kış mevsimi gelince Tatarlar kuşatmayı bırakıp ülkelerine döndüler. Başka bir rivayette anlatıldığına göre de halife, Tatarların üzerine asker sevk etmiş bu yüzden Tatarlar bozguna uğrayıp geri dönmüşlerdir.
Bu sene Hasankeyf emiri Salih Eyyub b. Kâmil, Celaleddin'in ordusundan arta kalan Harezmlileri istihdam etti. Böylece Salih Eyyub'un kuvveti arttı, morali düzeldi.
Bu sene Eşref Musa b. Âdil, kendisi için kuvvet olması ve kardeşiyle birlikte Fırat'ı geçtiğinde bineklere rahatça yem temin edebilmesi için kardeşi Kâmü'den Rakka'yı istedi. Emir Feleküddin b. Mesirî'yi bu amaçla elçi olarak Kâmil'e gönderdi. Kâmil de ona, «Enıevîlerin memleketi olan Dımaşk'a salıip olması ona yetmiyor mu?!» diyerek, ters cevaplar verdi, sert ifadeler kullandı ve şöyle dedi:
«Eşref, hükümdarlığı ne yapacak? Şarkıcılarla işret meclisinde bulunması, onların sanatını öğrenmesi ona yeter!»
Onun bu cevabı üzerine Eşref öfkelendi ve aralarında soğukluk meydana geldi. Eşref, Hama'ya, Haleb'e ve şark beldelerine haber saldı. Elçiler gönderdi. Buraların hükümdarlarıyla kardeşi Kâmil'e karşı ittifak kurdu. Eğer ömrü olsaydı, Kâmü'in tahtım yıkacaktı. Çünkü diğer hükümdarlar, cömertliği ve yiğitliği nedeniyle Eşrefe meyletmişler, cimriliği nedeniyle de Kâmil'e karşı cephe almışlardı. Ancak müteakip sene başında ölüm, Melik Eşrefi yakaladı. Yüce Allah ona rahmet etsin.

