El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzotuzuncu Senesi

Bu sene Mecdüddin Ebu Kasım Hibetüllah b. Mansurî, Bağdat hatipliğine ve Abbasî nakibliğine başladı. Kendisine kıymetli hü'atler giydirildi. Mecdüddin, faziletli bir insan olup fakirler ve sofilerle arkadaşlık ederdi. …

Bu sene Mecdüddin Ebu Kasım Hibetüllah b. Mansurî, Bağdat hatipliğine ve Abbasî nakibliğine başladı. Kendisine kıymetli hü'atler giydirildi. Mecdüddin, faziletli bir insan olup fakirler ve sofilerle arkadaşlık ederdi. Bir süre zâbidane bir hayat yaşadı. Bu göreve davet edildiğinde çabucak kabul etti. Bütün güzelliği ve parlaklığıyla dünya ona yöneldi. Türk köleler kendisine hizmet ettiler. Lüks hayat içindeki insanlara mahsus giysiler giydi. Bazı öğrencileri beraberce uzun bir kaside yazarak onu bu davranışlarından ötürü ayıpladılar. İbn Saî bu kasideyi uzun uzadıya tarihinde nakletmiştir.

Bu sene Kadı Muhyiddin Yusuf b. Şeyh Cemaleddin Ebü'l-Ferec, halifenin elçisi olarak Mısır hükümdarı Kâmil'in yanına gitti. Yanında halifenin onu Mısır hükümdarlığına atadığına dair muazzam bir mektup vardı. Bu mektupta bir çok emirler vardı. Bu mektubu Vezir Nas-reddin Ahnıed b. Nakid kaleme almıştı. İbn Saî bu mektubu da olduğu gibi tarihinde nakletmiştir.

Kâmil, Cezire'ye bağlı Amid (Diyarbakır) dışında ordugah kurmuştu. Buraya sahip oluşundan ötürü sevinmekteydi.

Bu sene hac dönüşünde hacılara yemek vermek amacıyla kurulan Bağdat aşevinin açılışı yapıldı. Gelen hacılara harçlık, giysi ve armağanlar verildi.

Bu sene halife Müstansır'ın askerleri, Emir Seyfeddin Ebü'l-Fezail İkbal ei-Has el-Müstansirî komutasında Erbil'e ve kazalarına gittiler. Çünkü Erbil valisi Muzafferüddin Gökböri b. Zeyneddin hastalanmıştı, kendisinden sonra bu ülkeye hakim olacak kimse yoktu. Halife Müstansır'ın Emir Seyfeddin İkbal komutasındaki bu askerleri Erbil'e vardıklarında şehiri kuşattılar. Ancak şehir halkı onların şehre girmelerine mani oldu. Nihayet bu sene şevval ayının onyedisinde şiddet kullanarak şehri fethettiler. Fetih müjdesi Bağdat'a gelince sevinç davulları çalındı. Ahali buna çok sevindi. Erbil valiliği, Emir Seyfeddin İkbal'e verildi. Buna dair ferman yazıldı. Emir İkbal de Erbü'deki resmî makamlara yeni görevlileri tayin etti. Ahaliye güzel muamelede bulundu. Şairler bu fethi övdüler. Gerçekten de övgüye değer bir fetihti. Fatih İkbal'i de övdüler. Bu övgülerin en güzeli şuydu:

«Ey şevval ayının onyedinci günü,

Evvelen ve ahiren sende saadet nasib oldu.

Erbil'in fethi kutlu olsun bugünde.

Yine kutlu olsun bu günde ki İkbal, vezir olarak makamına oturdu.»

Vezir Nusayrüddin b. Alkamî de geçen yıl böyle bir günde vezir olmuştu.

Bu sene ramazan ayı başında Dımaşk'taki Eşrefiye darülhadisinin onarımına başlandı. Burası daha önce Emir Kaymaz'ın eviydi. İçinde bir de hamam vardı, yıkıldı. Yerine darülhadis inşa edildi.

Sibt'in anlattığına göre bu sene şaban ayının ortasındaki gecede Dı-maşk kalesinin bitişiğindeki Eşrefiye darülhadisinin açılışı yapılmıştır. Burada Şeyh Takiyyüddin b. Salah hadis yazdırmıştır. Eşref, buranın idaresi için vakıflar tesis etmiştir ve Peygamber (s.a.v.)'in ayakkabısı da buraya konulmuştur. Eşref bu sene Zebidî'den Sahih-i Buharî'yi dinledi.

Aynı şekilde Sahih-i Buharî, darülhadiste ve Salihiye'de de dinlenmiştir.

Bu sene Kâmil, Amid'i (Diyarbakır) ve Hısınkeyfa'yı (Hasankeyf i) fethetti. Hasankeyf emirinin yanında 500 hür kadının yatağa alındığını gördü. Bu nedenle Eşref, ona çok elem verici işkencelerde bulundu.

Bu sene Mardin valisi ile Rum askerleri ve Cezire ordusu halka zulmettiler. Adam Öldürdüler, esir aldılar. Tatarların Müslümanlara yapmadıkları zulümleri bunlar yaptılar.

Hicretin Altıyüzotuzuncu Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler