Bu sene başında Müslümanların halifesi Hakim Ebü'l-Abbas Ahmed, sultanları da Melik Mansur Kalavun idi. Bu sultanın Şam'daki naibi Emir Hüsameddin Laçin es-Silahtarî el-Mansurî idi. Geçen senenin sonlarından beri emir Bedreddin es-Savabî ise Kerek şehrini kuşatma altında tutmaktaydı. Emir Hüsameddin Toruktay komutasında Mısır askerleri onu takviye için geldiler. Hep birlikte Kerek'i kuşatma altına aldılar. Nihayet Kerek sahibi Melik Mesud Hızır b. Melik Zahir, safer ayı başında kaleden inip teslim oldu. Bu müjde Dımaşk'a gelince üç gün müddetle müjde davulları çalındı. Toruktay da Melik Hızır ve aile efradı ile birlikte Mısır'a döndü. Nitekim zamanında Melik Zahir de Melik Mu-ğıs Ömer b. Adil'e böyle yapmıştı. Toruktay, Sultan Melik Mansur'un emri üzerine Kerek'e bir naib tayin etti. İşleri düzene soktu.
Bazı Kerek-lileri şehirden uzaklaştırdı ve bunları Dımaşk kalesine götürerek hizmete soktu. Zahir ailesinin Kahire'ye girişleri yakın olunca Sultan Melik Mansur onları karşıladı. Saygı gösterdi. Necmeddin Hızır ile Bedreddin Salamış kardeşlere ihsanlarda bulundu. Onları kendi oğulları Ali ve Eşref Halil ile birlikte bineklerine bindirdi. Yalnız neler yaptıklarını gözetlemek için etraflarına casuslar yerleştirdi. Onları kaleye konuk etti. Kendilerine yetecek miktarda, hatta fazlasıyla maaş ve nafaka verdi. Humus'ta yalnız bulunan Emir Bedreddin Pektut el-Alaî, Dımaşk naibi Laçin'e bir mektup yazarak Humus'ta safer ayının yedisinde perşembe günü bir kasırga estiğim, bunun bir sütun ve ejderha gibi göğe yükseldiğini, iri taşları kapıp havaya kaldırdığını, atılan okları andırdığını, bir çok develeri yükleriyle birlikte göğe uçurduğunu, ev eşyalarım çadırları ve binekleri de havalara savurduğunu bildirdi.
Bu yüzden insanların birçok şeyler kaybettiklerini söyledi.İnna lillah ve inna ileyhi raciun (doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz).
Aynı günde Dınıaşk'ta da şiddetli sağanak yağmurlar yağdı. Dı-maşk'ta özellikle Salihiye mahallesinde büyük bir sel meydana geldi. Bu senede Alemüddin ed-Düveydarî Dımaşk'ta divan başkanlığına iade edildi. Sahip Takiyyüddin b. Tevbe de Dımaşk vezirliğine getirildi. Bu senede Mısır'da Malikîlerin kadılığına Zeyneddin b. Ebi Mahluf el-Beridî atandı. Ondan önce bu görevde Kadı Takiyyüddin Bersas bulunuyordu ki, o vefat etmişti.
Bu senede Gazaliye medresesinde Bedreddin b. Cemaa ders vermeye başladı. O, bu görevi Kilase imamı ve aynı zamanda Şemseddin el-Eykî'nin naibi olan Şemseddin'den devir almıştı. Şemseddin el-Eykî, Saidü's-Süada'mn şeyhi idi. 'Bedreddin b. Cemaa bu görevi bir ay müddetle sürdürdü. Sonra Şemseddin el-Eykî'nin tekrar bu göreve iade edildiğine dair ferman geldi. Şemseddin'in bu göreve naib olarak cemaleddin el-Bacrikî'yi atadığı bildiriliyordu. Bacrikî de receb ayının üçünde bu göreve başladı.
Hicretin Altıyüzseksenbeşincî Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler
Ahmed B. Şeyban
Ahmed b. Şeyban b. Tağlib eş-Şeybanî. Dımaşk'da uzun bir ömür yaşayan Müsned sahibi hadis alimlerinderidi. Bu senenin safer ayında seksensekiz yaşında vefat etti ve Kasyun mezarlığına defnedildi.

