El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzseksenyedîncî Senesi

Bu senede Şücaî, Şamlı zenginlerin mallarına el koymak niyetiyle Mısır'dan Şam'a geldi. Rebiyülahir ayı sonlarında Şeyh Nasirüddin Abdurrahman el-Makdisî Beytü'1-nıal vekili ve evkaf nâzın olarak Kahire'den geldi. …

Bu senede Şücaî, Şamlı zenginlerin mallarına el koymak niyetiyle Mısır'dan Şam'a geldi.

Rebiyülahir ayı sonlarında Şeyh Nasirüddin Abdurrahman el-Makdisî Beytü'1-nıal vekili ve evkaf nâzın olarak Kahire'den geldi. Beraberinde, bu görevlere atandığına dair fermanları ve hü'atleri vardı.

İnsanlar onun kapısına gidip geldiler. Çeşitli işlerden bahsetti. İnsanlara eziyet verdi. Bu görevlere Mısır diyarında söz sahibi olan Emir Alemüddin eş-Şucaî'nin aracılığıyla atanmıştı. Kendisi de ona Şeyh Şem-seddin el-Eykî ve İbn Vahid el-Kâtib vasıtasıyla ulaşabilmişti. Çünkü bu iki şeyhin Emir Alemüddin yanında itibarları vardı. Bu sene başında Dımaşk'm Önde gelen insanlarından bir grubu Mısır'a çağırdı. Bunlardan çok miktarda para istedi. Bunlar da birbirlerinin aleyhinde bulunmaya kalktılar. Ki bu da o zalimin bunlara yaptığı zulüm yüzünden göreceği cezayı hafifletiyordu. Şayet sabretselerdi, o zalim cezasını daha çabuk görecek ve bunların hoşlanmadıkları iş çabucak ortadan kalkacaktı.

îbn Makdisî Dımaşk'a geldiğinde Ümmü Salih türbesinde hüküm vermeye başladı. İnsanlar onun yanına gidip geliyorlar ve şerrinden korkuyorlardı. Babü'l-Feradis'teki binaları, Babü's-Saat'taki satıhları yeniledi. Şimaldeki Babü'l-Cabiyeyi onarıp biraz yükseltti. Burası daha önce alçaktı. Alt tarafındaki köprüyü onardı. Aynı şekilde iki taraftan onardığı Sevika altındaki Babül-Feradis köprüsünü de tamir ettirdi. Bu, İbn Makdisî'nin yaptığı en güzel işlerdendi. Bununla beraber insanlara çok eziyet eden, zalim ve zorba bir kimseydi. Hiç gereği yokken insanlara çeşitli zulüm kapılarını açtı.

Bu senenin cemaziyelevvel ayının onunda yine Mısır'dan Kadilku-dat Hüsameddin el-Hanefî, Sahip Takiyyüddin Tevbe et-Tıkritî, Kadil-kudat Cemaleddin Muhammed b. Süleyman ez-Zevavî elMalikî Dımaşk'a geldiler. Bu sonuncusu Hakim'den sonra üçbuçuk sene boş kalan Malikî Kadılığına atanmıştı. Makamın gereğini yaptı. Ders verdi. Mezhebini yaydı. Efendilik ve reislik şahsiyeti vardı. Bu senenin şaban ayının dördünde cuma gecesi Melik Salih Alaed-din b. Melik Mansur Kalavun, Sintariye'de vefat etti. Babası onun ölümüne çok üzüldü. Kendisinden sonra onun tahta geçmesini kararlaştırarak onu veliaht tayin etmiş ve birkaç seneden beri onun adına minberler üzerinde hutbe okutmuştu. Vefat edince onu türbesine defnetti ve kendisinden sonra veliahd olarak oğlu Eşref Halil'i tayin etti. Cuma günü babasının adı anıldıktan sonra minberler üzerinde onun adına hutbe okundu. Yedi gün müddetle şehir süslendi. Sevinç davulları çalındı. Askerler hil'at giyerek bineklerine binip gösteride bulundular. İnsanlar da Eşref Halil'in şehametinden ötürü sevinçlerini ortaya koydular, ama bununla birlikte Şücaî'nin zulmü sebebiyle onun babasına karşı kalble-

rinde bir küskünlük vardı.

Bu senenin ramazan ayında Şemseddin b. Selûsî, Şerefüddin b. Şeyzerî'nin yerine Dımaşk muhtesipliği görevine başladı.

Bu senede Şeyh Bedreddin b. Cemaa, Hatib Kutbeddin'in vefatından sonra Kudüs hatipliğine atandı. Kendisinden sonra Kaymiriye müderrisliğine Alaeddin Ahmed b. Kadı Taceddin b. Bintül-Eazz atandı.

Ramazan ayında, Müslüman bir kadını yanında tutan bir Hristi-yan yakalandı. İkisi de birlikte ramazanda gündüz içki içiyorlardı. Saltanat naibi Hüsameddin Laçin o Hristiyanm yakılmasını emretti. Hris-tiyan kendini kurtarmak için fidye olara^ büyük paralar vermeyi teklif etti ancak bu teklifi kabul edilmedi ve Sukul-hayl'de (At pazarında) yakıldı. Şihap Mahmud bu hususta güzel bjr kaside yazdı. Müslüman kadına gelince ona da had tatbik edildi.

Hicretin Altıyüzseksenyeûîncî Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler