Şeyh Ebu Şame'nin anlattığına göre bu sene Cezîre hükümdarları olan Musul valisi, Sincar valisi, Erbil valisi, Halep valisi Zahir ve Rum meliki, Sultan Âdil'e muhalefet etmek, ona karşı koymak, onunla savaşmak ve hakimiyeti elinden almak hususunda ittifak kurdular. Rum hükümdarı Gencer b. Kılıç Arslan adına da hutbe okutmayı kararlaştırdılar. Ahlat'ı kuşatmak üzere gelmeleri için Gürcülere de haber saldılar. Ahlat'da Sultan Âdü'in oğlu Melik Evhad bulunmaktaydı. Gürcüler, Cezîre hükümdarlarına yardımcı olmaya, Sultan Âdil karşısında onlara destek vermeğe söz verdiler. Bu, Allah'ın yasakladığı bir düşmanlık ve taşkınlıktı. Gürcüler kralları îvan komutasında gelip Ahlat'ı kuşattılar. Orada bulunan Melik Evhad çok sıkıntıya düştü ve «bu çok zorlu bir gündür» dedi. Ama Ce-nab-ı Allah'ın takdiri şu ki, rebiyülahır ayının ondokuzunda pazartesi günü Gürcüler, Ahlat'ı şiddetle kuşatmakta iken kralları İvan sarhoş vaziyette atının üzerindeyken atı tökezleyip onu bir çukura düşürdü.
Gürcüler bu çukurları şehirin etrafına tuzak olarak kazmışlardı. Hemen Melik Evhad'm adamları koşup onu -horlanmış vaziyette- esir aldılar. Gürcüler'in morali bozuldu. Kuvvetlerini kaybettiler. İvan, Melik Evhad'm huzuruna götürüldüğünde Melik Evhad onu serbest bıraktı. Ona lütuf ve ihsanda bulundu. 200.000 dinar kurtuluş akçesi vermek, ellerindeki 2.000 Müslüman tutsağı serbest bırakmak, Melik Evhad'm ülkesine sınırdaş olan yirmibir kaleyi teslim etmek, kızını Melik Ev-had'ın kardeşi Eşref Musa ile evlendirmek ve kendisiyle savaşanlara karşı ona yardımcı olmak şartıyla esaretten kurtuldu. Melik Evhad'ın bu şartlarını îvan kabul etti. Bu şartları yerine getirme hususunda Ev-had ondan yemin aldı. Ayrıca babası Sultan Âdü'e de haber göndererek bu antlaşmayı kabul etmesi için izin vermesini istedi.
Babası Sultan Âdil, Halep dışında ordugah kurmuş, bu ise son derece hiddetlenmiş ti. Bu haldeyken kendilerinin güç ve kuvveti ile değil de yüce Allah'ın takdiri ile bu galibiyet haberi geldi. Bu, akıllarından dahi geçmiyordu. Sultan Âdil bu galibiyet haberini alınca aşırı derecede sevinç ve ferahından ötürü neredeyse aklını kaybedecekti. Sonra oğlu Melik Evhad'ın İvan'a karşı ileri sürdüğü şartların tümünü onayladı. Bu haber Cezire hükümdarlarına da ulaşınca hepsi boyun eğip teslim oldular. Zillet içine düştüler. Her biri güya kendisine isnad edilen ve kendisi için bir komplo olarak uydurulan bu haberden ötürü Sultan Âdil'e haber göndererek özür dilediler. Sultan Âdil de özürlerini kabul etti. Onlardan sağlam bir sulh sözü aldı. Böylece Sultan Âdil yeni bir çağa girmiş oldu.
Gürcü kralı, Melik Evhad'a verdiği bütün sözleri yerine getirdi. Kızını Melik Evhad'ın kardeşi Eşrefle evlendirdi. Ebu Şâme'nin bu olayla ilgili olarak anlattığı garip hadiselerden biri şudur: Kral İvan'ın keşişi, yıldız falına bakardı. Krala Ahlat kuşatmasından bir gün önce şöyle demişti:
«Bilesin ki yarın ikindi ezanıyla birlikte Ahlat kalesine gireceksin, ama bu kılıktan başka bir kılıkta gireceksin.» Gerçekten de ertesi gün Kral İvan Ahlat kalesine ikindi ezanıyla birlikte girmişti, ama esir olarak girmişti.»

