Bu senenin muharrem ayının üçünde Sultan Melikü'z-Zahir Dı-maşk'a girdi. Askerleri Haleb'e şevketti, askerler kendisinden önce Haleb'e varmışlardı. Sonra kendisi de oraya gidince öncü birlik olarak Bedreddin Atabekî komutasında 1.000 süvariyi Filistin'e gönderdi. Kendisi orada Rum askerlerinden bir toplulukla karşılaştı. Yanma geldiler. Hediyeler sundular. Ondan, İslâm beldelerine girmek için izin istedieler. O da onlara bu izni verdi. Aralarında Bicann ve İbn Hatir'in de bulunduğu bir grup İslâm ülkesine girdi. Sultan, onların Kahire'ye girebilmeleri için gerekli buyruğu yazdı. Onlar Kahire'ye girişlerinde sultanın oğlu Melikü's-Said tarafından karşılandılar. Sonra sultan, Haleb'ten ayrılıp Kahire'ye döndü. Rebiyülahir ayının onikisinde Kahire'ye girdi.
Bu senenin cemaziyelevvel ayının beşinde Sultan Meliku'z-Zahir, oğlu Melik Said'in, Kalavun'un kızıyla evlenmesi münasebetiyle düğün yaptırdı. Bu işe cidden büyük önem verdi. Askerler meydanda beşgün süreyle oynayıp cirit attılar. Birbirlerinin üzerine sıçradılar. Sonra sultan, emirlere ve makam sahiplerine hiPat giydirdi. Mısır'da toplam olarak 1.300 hil'at giydirnıişti. Şam'daki önde gelen ayan tabakasına da hil'at giydirilmesi için ferman gönderdi. Sultan, eşraf ve halk tabakasının katıldığı büyük bir sofra kurdurdu. Gelen giden herkes bu sofraya kuruldu. Tatar ve Haçlı elçileri de buraya geldiler. Üzerlerinde muazzam hil'atlar vardı. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Hama sahibi de büyük armağanlarla birlikte tebrik için Mısır'a geldi. Şevval ayının onbirinde Kahire şehrinde gelin mahfeye bindirilip Kabe örtüsüne hüründürülerek dolaştırıldı. O gün cidden görülmeğe değer muazzam bir gündü.

