Bu senenin ilk günü çarşambaydı. Sene başında halife, Hakim Bi-emrillah el-Abbasî; Şam, Mısır ve Haleb de dahil olmak üzere İslâm ülkesinin sultanı da Melik Said idi. Muharrem ayının ilk günlerinde Dı-maşk'ta İbn Hallikan'm yeniden Dımaşk kadılığına zilhiccenin sonlarında atanmış olduğuna dair haber yayıldı. İbn Hallikan azledildikten yedi sene sonra yeniden bu göreve atanmıştı. Kadı îzzeddin b. Saiğ, muharrem ayının altısında görevden çekildi. İnsanlar yeni Kadı îbn Hallikan'ı karşılamaya çıktılar. Kimi, Remle'ye kadar da gitmişti. îbn Hallikan, muharrem ayının yirmiüçünde perşembe günü Dımaşk'a geldi. Saltanat naibi İzzeddin Aydemir, bütün emirler ve devlet ricaliyle onu karşılamaya gitmişti. İnsanlar bu duruma çok sevindiler. Şairler İbn Hallikan'ı övdüler. Fakih Şemseddin Muhajnmed b. Cafer onun için şu şiiri okumuştu:
«Dımaşk kadılığına Dımaşk'ın hakkini,
Kadilkudat, kerem sahibi Ebu'l-Abbas geçince,
Zorlu yedi seneden sonra bu göreve gelince, hizmetçisi dedi ki:
İşte bu senede nimetlerle insanların imdadına ulaşılmıştır.»
Saduliah b. Mervan el-Farikî de şöyle bir şiir okumuştu:
«Dımaşk'ı güzelce terkettiğin günden sonra bize,
Yedi kurak sene yaşattın ey İbn Hallikan.
Ama sonra Mısır diyarından gelip burayı ziyaret ettiğinde,
Avuçlarından bu memlekete hayırlar akıttın.»
Bir başkası da şöyle bir şiir yazmıştı:
«Şamlıların tamamını gördüm.
Hiç birinde memnuniyetsizlik yoktu artık,
Serden sonra onlara hayır geldi.
Artık zaman hoş oldu, sıkıntı kalmadı.
Hüzün gitti, onlara sevinç geldi.
Zaman artık hüzünle sevinci yarı yarıya paylaştı.
Uzun süreli kederden sonra bir kadı azledilip,
Yerine başka bir kadı gelince sevindiler.
Hepsi şükran duygularını beslemekle,
Giden ve gelen zamanın ağına takılmaktadır.»
el-Yoninî dedi ki: Bu senenin safer ayının onüçünde çarşamba günü İbn Hallikan Zahiriye medresesinde ders verdi. Saltanat naibi Aydemir ez-Zahirî de orada hazır bulundu. Kadıların da dinleyici olarak geldikleri bu medrese tıka basa dinleyicilerle doluydu. O zaman Şafiîlerin müderrisi Şeyh Reşidüddin Mahmud b. Farikî, Hanefîlerin müderrisi Şeyh Sadreddin Süleyman el-Hanefî idi. Medresenin yapımı henüz tamamlanmamıştı.
Bu senenin cemaziyelevvel ayında, Hanefîlerin kadılığına Sadreddin Süleyman el-Hanefî, vefat eden Mecdüddin b. Adim'in yerine atandı. Sonra Sadreddin'de ramazan ayında vefat edince yerine Hüsameddin Ebül-Fezail Hasan b. Enuşirvan er-Razî el-Hanefî kadı olarak atandı. Bu zat daha önce Malatya kadılığı yapmaktaydı.
Bu senenin zilkade ayının ilk on gününde Necibiye medresesinin açılışı yapıldı. Burada ilk dersi îbn Hallikan verdi. Sonra bu görevi oğlu Kemaleddin Musa'ya bıraktı. Necibiye hankâhınm da açılışı yapıldı. Bu medrese ile hankâh ve vakıflar, günümüze kadar koruma altında bulunmaktadırlar.
Bu senenin zilhicce ayının beşinde salı günü Sultan Said Dımaşk'a geldi. Şehir onun için süslenmiş, çadırlar kurulmuş, şehir halkı onu karşılamaya çıkmıştı. Babasını sevdiklerinden, onun gelişine çok sevinmişlerdi. Sultan Said meydanda kurban bayramı namazını kıldı. Man-sure kalesinde bayram tebriklerini kabul etti. Dımaşk'ta vezir olarak Sahip Fethüddin Abdullah b. Kayseranî'yi, Mısır'a da Bahaeddin b. Hannan'ın ölümünden sonra Sahip Burhaneddin b. Hızır b. Emir Sey-feddin Kalavun es-Salihî'yi atadı. Az sayıdaki emirler ve hasekilerle has adamlarının beraberinde Dımaşk'ta ikamete başladı. Zenbakiye'ye çok gidip geliyordu. Zilhicce ayının yirmi altısında sah günü adalet sarayında hüküm vermek için oturdu. Burası Babü'n-Nasr dahilindeydi. Babasının Dımaşk ahalisinin bahçeleri üzerine tarhettiği harçları ve vergileri kaldırdı. Bu sebeple halk ona çokça dua etti. Onu çok sevdiler. Çünkü bu ağır vergi, birçok mülk sahibini zor duruma sokmuştu. Hatta çokları bu ağır verginin altından kalkamadığından «Malımı mülkümü satsam-da kurtulsanı» diyordu.
Sultan Said, bu senede Dımaşk ahalisinden 50.000 dinar talep etti. Bunu iki ay içinde mülklerinin vergisi olarak istedi. Vermeyenlerden zorla tahsil ettirdi.

