El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzyirmidördüncü Senesi

Bu sene Tiflis halkı olan Gürcüler, düşmanlarının baskınına maruz kaldılar. Havas ve avam tabakasından herkes öldürüldü. Malları yağmalandı. Kadınları ve çocukları esir alındı. Lvleri yıkılıp yakıldı. Him-ye'ye çıkıp …

Bu sene Tiflis halkı olan Gürcüler, düşmanlarının baskınına maruz kaldılar. Havas ve avam tabakasından herkes öldürüldü. Malları yağmalandı. Kadınları ve çocukları esir alındı. Lvleri yıkılıp yakıldı. Him-ye'ye çıkıp gittiler. Cemaleddin Harezmşah bu durumu duyunca yardımlarına gelmek için acele ile yola koyuldu. Ancak onlara kavuşamadı.

Bu sene İsmailîler, Celaleddin b. Harezmşah'm naiblerinden büyük bir emiri öldürdüler. Celaleddin de İsmaiiîler'in beldesine gitti ve onlardan çoğunu öldürdü. Şehirlerini tahrip etti. Kadınlarım ve çocuklarım esir aldı. Mallarını yağmaladı. Allah onları kahretsin. İsmailîler, Müslümanlara karşı düşmanlarının yanında yer alan en büyük grup ve destekçi idiler. Tatarlar İslâm ülkesine saldırdıklarında bunlar da onlara destek vermişler ve Müslümanlara en zararlı kimseler olmuşlardı. Bu sene Celaleddin Harezmşah ile Tatarlar'dan büyük bir grup savaştılar. Celaleddin onları bozguna uğrattı. Çoklarını öldürdü ve esir aldı. Kaçanları kovaladı. Bu kovalama günlerce sürdü. Onları yakalayıp öldürdü. Nihayet Rey şehrine ulaştı. Başka bir Tatar grubunun kendisiyle savaşmak amacıyla gelmekte olduklarını duydu. Rey şehrinde onları beklemeğe koyuldu ve -hicretin 625. senesinde de anlatılacağı gibi- onlarla savaştı.

Bu sene Melik Eşref b. Âdil'in askerleri Azerbaycan'a girdiler. Oradaki birçok şehre sahip oldular. Bol miktarda malı ganimet edindiler. Celaleddin'in karısı Tuğrul'un kızını yanlarına alıp Azerbaycan'dan çıktılar. Karısı, Celaleddin'e öfke duyuyor ve düşmanlık besliyordu. Karısını Ahlat şehrine götürüp bıraktılar. Neler yaptıklarına dair malumat, müteakip senenin olaylarından bahsedilirken verilecektir.

Bu sene Fransız kralının elçisi deniz yoluyla Melik Muazzam'm yanma geldi. Kral Enbar'ın elçisi, Melik Muazzam'dan, amcası Sultan Se-lahaddin'in Şam sahillerinde fethetmiş olduğu beldeleri kendilerine geri vermesi talebinde bulundu. Melik Muazzam onlara çok sert cevap verdi ve şöyle dedi: «Efendine de ki: «Benim yanımda sizler için sadece kılıç vardır. Başkaca birşey yoktur.» Doğrusunu Allah bilir.

Bu sene Melik Eşref, kardeşi Şihabeddin Gazî'yi büyük bir kafile ile hacca gönderdi. Eşyalarını 600 deve taşıyordu. Beraberinde ayrıca elli hecin devesi vardı. Her hecinin üzerinde bir köle vardı. Bunlar Irak tarafından yola koyuldular. Yoldayken, Şihabeddin Gazî'ye halifenin gönderdiği hediyeler geldi. Haccmı tamamladıktan sonra tekrar aynı yoldan geri döndü.

Bu sene Necmeddin Ebü'l-Meâlî Abdurrahman b. Mukbil el-Vasıtî, Bağdat kadilkudathğına atandı. Kadılara âdet üzere giydirildiği gibi kendisine de hü'at giydirildi. O gün cidden görülmeğe değer muazzam bir gündü.

Bu sene Cezîre'de şiddetli bir kıtlık meydana geldi. Et azaldı. Hatta İbnü'l-Esir'in anlattığına göre Musul'da günlerce et hayvanı kesilmezdi. Sadece bahar mevsiminde bir kuzu kesildiği söylenir.

Yine İbnü'l-Esîr'in ifadesine göre bu sene mart ayının onunda Cezire ve Irak'ta iki kez bol miktarda kar yağdı. Bu yüzden ağaçlardaki çiçekler ve diğer şeyler telef oldular. Bu, misli duyulmamış bir şeydi. Çok sıcak olmasına rağmen Irak mıntıkasında böyle bir olayın meydana gelişi, hayretten de öte bir şeydir. Böyle bir durum nasıl meydana gelmişti!

Hicretin Altıyüzyirmidördüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler