El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Beşyüzseksenikinci Senesi

Bu senenin rebiyülevvel ayının ikisinde Sultan Selahaddin iyileştikten sonra Dımaşk şehrine gitti. Kadı Fadıl'ı ziyaret etti. Bazı işlerde onun fikrini aldı. Ona danışmadan hiç bir işe kesin karar vermiyordu. Dımaşk …

Bu senenin rebiyülevvel ayının ikisinde Sultan Selahaddin iyileştikten sonra Dımaşk şehrine gitti. Kadı Fadıl'ı ziyaret etti. Bazı işlerde onun fikrini aldı. Ona danışmadan hiç bir işe kesin karar vermiyordu. Dımaşk naibliğinde oğlu Efdal Ali'yi bıraktı. Kardeşi Ebu Bekir Adil, Haleb valiliğini, damadı ve Sultan Selahaddin oğlu Melik Zahir Gazi'ye bıraktı. Sultan Selahaddin de kardeşi Ebu Bekir Adü'i, oğlu İnıadüddin Osman el-Melikü'1-Aziz'le birlikte Mısır diyarına gönderdi. Oğlu İmadüddin veziri (Atabeği) ona ayrıca çok miktarda ikta araziler verdi. Mısır'da naib olarak bulanan kardeşinin oğlu Takiyyüddin Ömer'i görevden aldı. Ömer, İfrikiye'ye gitmeye karar verdi. Ancak Sultan Selahaddin onun gönlünü aldı. Nihayet o da askerleriyle birlikte Sultan Sela-haddin'in yanına geldi. Sultan Selahaddin ona ikramda bulundu, saygı gösterdi. Daha önce kendisinin idaresi altında bulunan Hama şehrini ve onunla birlikte birçok beldeleri de kendisine verdi. Bütün bunlara ek olarak Meyyafarikin (Silvan) şehrini de ona verdi. er-Ravzateyn adlı eserde nakledilen bir kasidesi ile Kâtip İmad onu methetti.

Bu senede Trablus kontu Komes, Sultan Selahaddin'le barış antlaşması yapıp dost oldu. Öyle ki Komes, Haçlılarla şiddetlice savaşmağa başladı. Kadınlarını ve çocuklarını esir aldı. Neredeyse Müslüman olacaktı. Ancak Sultan Selahaddin onu engelledi. O da küfür ve tuğyan halinde öldü. Onunla yapılan barış, Haçlılara karşı muzaffer olmanın en güçlü sebeplerinden biri oldu. Hristiyanlığın çökmesinin en kuvvetli sebeplerden biri oldu. Kâtip İmad dedi ki:

Bu senenin şaban ayında âlemin harap olacağı hususunda müneccimler icma ettiler. Dediklerine göre altı yıldız (gezegen) şaban ayında terazi burcunda bir araya gelecek ve bu yüzden ülkenin her tarafında fırtınalar kopacak. Cahil halktan bazıları da dağlarda mağaralar, yeraltında bodrumlar kazarak kendilerini buna hazırladılar. Çünkü bundan çok korkmuşlardı.

Ancak Şaban ayının belirtilen gecesi geldiğinde o kadar sükunetli, o kadar durgun, o kadar sakin bir gece yaşandı ki daha önceleri öylesine sessiz ve sükunetli bir gece görülmemişti. Bu meseleyi birçok yerlerde birden fazla insan anlatmıştır. Müneccimlerin bu olayda yalancı çıktıklarına dair şairler çok güzel şiirler Hazmetmişlerdir ki bunlardan biri şudur:

«Takvimi ve cetveli parçala. Çünkü hata açığa çıkmıştır.

Takvim ve cetvel boş ve anlamsız şeylerdir.

Remil boşa çıktı. Saflık ve berraklıkla herşey doldu.

Yeryüzünde sarsıntı, haraplık ve çürüme genelleşti.

Derim ki yedi gezegen kesin bir ilahi karara ve yasaklamaya göre hareket ederler.

Bunlar ne zaman terazi burcuna inerlerse hava karışır.

Yeryüzüde sağlam bir kazık gibi sabitleşir.

Sız hüküm verdiniz ama, Allah dilediği hükmü verdi.

Sizin bu dediklerinizi ne şeriat ne de peygamberler ortaya koymuş değildir.

Alimlerin güldüğü bir maskara haline geldiniz.

Şairlerin hakkınızda söylediği sözler, sizin için utanç ve ayıp olarak yeter.

Bu iktidarda da size bir lokma ekmeği sadece emirler vermiştir.

Keşke dinî hususlarda sizin gibi rezillere ihsanda bulunmasalar.

Batlamyus'un usturlabına ve cetveline artık önem verilmez, o, yok olmuştur.

Gök kubbe yer üzerinde durduğu ve yere cömertlik saçtığı sürece o cetvellere ve takvimlere rüsvaylık olsun.»

Hicretin Beşyüzseksenikinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler