El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hüsam B. Gazzı

Hüsam b. Gazzî b. Yunus İmadüddin Ebül-Menakib el-Mehallî. Mısırlıydı. Daha sonraları Dımaşk'a yerleşmiştir. Faziletli, salih, fakih bir Şafiî âlimi idi. Güzel konferanslar verirdi. Hoşça şiirleri vardı. Ebu Şâme onun …

Hüsam b. Gazzî b. Yunus İmadüddin Ebül-Menakib el-Mehallî. Mısırlıydı. Daha sonraları Dımaşk'a yerleşmiştir. Faziletli, salih, fakih bir Şafiî âlimi idi. Güzel konferanslar verirdi. Hoşça şiirleri vardı. Ebu Şâme onun için dedi ki: «Mu'cemü'l-Kavsî'de biyografisi güzelce anlatılmıştır. Bu sene rebiyülahir ayının onunda vefat etmiş ve sofiye mezarlığına defhedilmiştir.»

es-Sibt de dedi ki: «Hüsam, Eminiye medresesinde ikamet ederdi. Kendisine verilen şeyleri, -ister sultan, isterse başkaları versin- yemezdi. Bir ziyafette hazır bulunduğunda yeninin içine sakladığı şeyi çıkarıp yerdi. Kemerinde sürekli 1.000 dinar bulundururdu.» Rivayete göre kendisi şöyle demiştir: «Melik Âdil bir gece bana bir boyun şalı hediye edip giydirdi. Ben de huzurdan çıkıp eve giderken önümde beni kadı zannederek yürümekte olan bir adam vardı. Babü'l-Berî'de, Seyf in evinin yanına vardığımda o şalı çıkarıp dürdüm ve yenimin içine soktum. Yürümeyi de yavaşlattım. Önümdeki adam arkasına dönüp baktığında kimseyi göremedi. Sadece beni görünce, «Kadı nereye gitti?» dedi. Ben de Nuriye mahallesine taraf gittiğini işaretle bildirdim ve «Herhalde evine gitti» dedim. Adam Nuriye mahallesine doğru hızla ilerlemeğe başlayınca, ben de koşarak Eminiye medresesine gittim ve ondan kurtuldum.»

İbn Saî dedi ki: «Hüsam b. Gazzî, hicretin 560. senesinde doğdu. Vefatından sonra geride çok miktarda mal bıraktı. Asabeleri o mala mirasçı oldular. Haberleri, tarihi ve insanların savaşlarım çok güzel bilirdi. Ayrıca dindar ve takvalı bir kimseydi.»

İbn Saî onun bazı şiirlerini nakletmiştir. Şöyle ki:

«Bana dediler ki: Aşık olduğun sevgilinin yanaklarında saçlar darın ad ağmıkdır.

Ben derim ki: Bu, onun için bir ayıp ve utanılacak hal değildir. Yanağın kızarıklığı, anbere benzeyen benini yakmıştır. İşte o dumandan ötürü yüzü kızarmıştır.»

Şu şiir de Hüsam'a aittir:

«Size olan özlemim, elbette sizin özleminizden daha azdır.

Ama bu özlemi az da olsa açıklamak gerekiyor.

Çünkü ben sizin kalbinizde yer almıyorum.

Kalbiniz beni kaybetmiştir.

Ama siz benim kalbimde sürekli bulunmaktasınız.»