El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

İbn İsrail El-Harirî

Muhammed b. Suvvar b. İsrail b. Hızır b. İsrail b. Hasan b. Ali b. Muhammed b. Hüseyin Necmeddin Ebü'l-Meâlî eş-Şeybanî. Dımaşklı-dır. Hicretin 603. senesinin rebiyülevvel ayının onikisinde pazartesi günü doğdu. Hicretin …

Muhammed b. Suvvar b. İsrail b. Hızır b. İsrail b. Hasan b. Ali b. Muhammed b. Hüseyin Necmeddin Ebü'l-Meâlî eş-Şeybanî. Dımaşklı-dır. Hicretin 603. senesinin rebiyülevvel ayının onikisinde pazartesi günü doğdu. Hicretin 618. senesinde Şeyh Ali b. Ebü'l-Hasan b. Mansur elYüsrî el-Harirî'ye gidip ders aldı. Ondan önce Şeyh Şihabüddin es-Sühreverdî'den hırka giydi. İfadesine göre Şihabüddin es-Sühreverdî onu üç halvet meclisinde oturtmuştur.

İbn İsrail, ailesinin Halid b. Velid (r.a.)'la birlikte Şam'a geldiklerini, Dımaşk'ı vatan edindiklerini söylemiştir. Edebiyattan iyi anlayan, şiir sanatında üstün bir kimseydi. Nazımda ileri derecelere ulaşmıştı.

Ancak nazmında ve nesirinde İbn Arabi'nin ve İbn Fariz'in ve şeyhi Harirî'nin yolundan gidip hulul ve vahdet-i vücuda kail olduğunu gösteren işaretler vardır. Onun içyüzünü ve durumunu elbetteki yüce Allah daha iyi bilir. Bu senenin rebiyülahır ayının ondördünde pazar gecesi Dımaşk'ta yetmişdört yaşındayken vefat etti. Şeyh Reslan'ın türbesine defnedildi. Şeyh Reslan, ibn İsrail'in şeyhi olan Harirî'yi yetiştirmiş olan Şeyh Ali el-Muğarbil'in şeyhi idi. İbn İsrail el-Harirî'nin şiirlerinden biri şudur:

«Aşkın şiddetinden bir ziyaretçi bana geldi.

Benli (sevgili), nıezarlıktarm beni ziyaret eder?

Onun ateşi düz kumsalların üzerinde mi sadece yükselir.

Gözlerinin Önünde karanlığı aydınlatıp ağartır.

Ey sofra arkadaşlarım şansımın kâsesini bana döndürün.

Onun aşkını anmak ve mey içmek aynı şeylerdir.

Gözlerinin ucu yumuşaktır. İnce güzellikleri vardır.

Onun aşkı ve sevgisi, çektiğim zahmetleri bana tathlaştırmıştır.

Örtüsü üzerinde olduğunda dolunaya.

Gerdanlıklar üzerinde bulunduğunda güneşe hayran oluyorum.»

Şu şiir de İbn İsrail'e aittir:

«Ey uykuyu uykusuzlukla değiştiren.

Düşünce denizinde yüzen kendinden geçmiş kişi,

İşleri sahibine bırak.

Sabret. Sabrın sonu zaferdir.

Genişliğe kavuşmaktan ümidini kesme.

Günler ancak ibretleri getirirler.

Keder, safa anında meydana gelir.

Safa da keder anında ortaya çıkar.

Zaman bir kez fenalaşırsa.

Ne kadar fenalaşırsa fenalaşsm.

Sonra insanlara sevinç getirir.

Rabbinin takdirine razı ol.

Sen ancak kaderin esirisin.»

,, ^ ibn İsrail'in Peygamber (s.a.v.)'e yazdığı güzel bir methiyesi vardır. Bunu Şeyh Kemaleddin b. Zemlekânî ve arkadaşları Şeyh Ahmed el-A'fef ten dinlemişlerdir. Şeyh Ahmed de bunu bizzat îbn İsrail'den dinlediğini söylemiştir. Şeyh Kutbeddin el-Yoninî de onun birçok şiirlerini nakletmiştir. Sonu dal (harfi) ile bittiğinden ötürü "daliye" adını alan uzun bir kasidesi vardır. Bu kasidenin baş kısmı şöyledir:

«Kendisini açıkça sevdiğim, bana verdiği sözde durdu.

Beni kınayıp ondan ötürü kıskananları ise yüz üstü süründürdü.

Mezarın kıyısında ziyaretime geldi. Uzun bir süre yanımda kaldı.

Vuslatımı çekemeyenleri ise ziyaret etmedi.

Ey güzelliğini gözlerime hediye edenin güzelliği.

Ey.kalbime aşkın susanıışlığım hediye edenin serinleticiliği.

Ey vuslatının müjdesiyle düşlerimi gerçekleştirenin sadakati.

Ey amaçlarıma beni ulaştıran emellerinin son durağı.

Mutlu bir şans ve yenilenen bir baht ile vücudum ile bâtınımı tecelli edip ortaya çıktı, aydınlandı.

Vücudunun aşkı ve o aşk yoluna girenleri sevmek, benim için görev oldu.

Avuçlarım aşkınla dolup taştı.»

Bundan sonra kasideyi gazele çevirip uzattıkça uzatmış ve şöyle demiştir:

«Benim için her şahidin üzerinde tecelli ettiğinde. Her sahnede rumuzlar geceyi benimle geçirdiğinde. Cemali ve güzelliği tarif etmekten sakındım. Çünkü bu beni çok aşan bir iştir. Dağınık cemalin sırlarım keşfetmeğe çalıştım. Kulaklarım onun ancak başlangıcını duyabildi. Benim gibi birinin onu tam duyması haşa imkansızdır. Her görülen şeyde kalbim için bir şahit vardır. , Her duyulan şeyde niabedin nağmesi vardır.»

10.Bölüm