Şeceresi şöyledir: Muhammed b. Muhammed b. Hamid b. Muham-med b. Abdullah b. Ali b. Mahmud b. Hibetüllah b. el-Lüh. İsfahanlı katip İmad diye meşhur olmuştur. Çeşitli tasnif eserlerin ve risalelerin sahibidir. Kadı Fadıl'ın çağdaşı olup onun zamanında şöhret bulmuştur. Kadı Fadıl'ın zamanında şöhret olan bir kimse de Fazıl'dır.
Katip İmad hicretin 519. senesinde İsfahan'da doğdu. Bağdat'a geldi. Orada Nizamiye müderrisi Şeyh Ebu Mansur Said b. Rezzaz'dan ders aldı. Hadis dinledi. Sonra Şam'a göçtü. Melik Nureddin Mahmud b. Zengî'nin gözüne girdi. Yanında itibar sahibi oldu. Onun maiyetinde katiplik yaptı. Nureddin Mahmud onu Imadiye denilen ve Babü'l-Ferec dahilinde inşa etmiş olduğu medreseye hoca olarak tayin etti. Kendisi orada kalıp ikamet ettiğinden ve ders verdiğinden ötürü o medreseye de îmadiye denildi. Yoksa kendisi o medreseyi inşa etmiş değildi. Orayı inşâ eden, Nureddin Mahmut'tu. Orada ilk ders veren de kendisi değildi. Aksine kendisinden önce orada birkaç hoca ders vermişti. Nitekim bu husus, Nureddin'in biyografisinden bahsederken önceki sayfalarda anlatılmıştır. Sonra Katip İmad, Sultan Selahaddin'in devletinde de katiplik yaptı. Kadı Fadıl onu över ve ondan şükranla bahsederdi.
Kâtip tznad'ın konuşmalarında donukluk ve gevşeklik vardı. Ama imlâsı çok düzgün ve keskindi.
Kadı Fadıl, bir gün arkadaşlarına, "konuşun" dedi. Onlar da konuştular ve Kâtip îmad'ı yukarıda geçen vasıflarla nitelediler, ancak Kadı Fadıl ona isnad edilen bu nitelemeyi kabul etmedi ve şöyle dedi:
«Kâtip İmad çakmak gibidir. Dışı soğuktur, ama içi ateştir.»
Kâtip İmad'ın Cerîdetü'n-Nasr fî Şuârâi'1-Asr, el-Fethu'1-Kudsî, el-Berkü's-Samî gibi secîli tasnif eserleri, çeşitli ibareleri ve kasideleri vardır.
Kâtip İmad bu senenin ramazan ayı başında, yetmişiki yaşındayken vefat etti ve Sofiye mezarlığına defnedildi.

