Cevad1 a gelince o hükümdarlık debdebesiyle atma bindi. Çeşitli insanlara mal ve para verdi. Emirlere hil'at giydirdi. Ulufeler dağıttı.
Sibt dedi ki: Cevad, 6.000.000 dinar ve 5.000 hil'at dağıttı. Harçları kaldırdı. İçkiyi yasakladı. Kötü iş yapanları sürgün etti. Dımaşk'ta hakimiyetini sağlam temellere oturttu. Şamlı ve Mısırlı emirler etrafında toplandılar. Öte yandan Nasır Davud da Aclon'dan Gazze'ye ve sahil beldelerine doğru ilerledi. Oraları istila etti. Cevad, Şamlı ve Mısırlı askerlerle birlikte onu kovalamaya başladı. Eşref yanlısı olan emirlere, «Ona yazılar yazın ve onu bana karşı gelmeye tamahlandırın» diye talimat verdi. Eşref yanlısı emirlerin mektupları ona ulaşınca onlara uymaya tamahlandı. Bu yüzden 700 süvarisi ile birlikte Nablus'a döndü. Citin'de bulunan Cevad ona doğru ilerledi. Nasır o esnada Sebastiye'de bulunuyordu. Bunun farkına varan Nasır kaçtı ve Cevad'ın askerleri onun malına ve eşyalarına el koydular. Zengin oldular. Nasır'ın kendisi ise bu yüzden alçaltıcı bir yoksulluğa maruz kaldı. Kerek'e malı ve ağırlığı elinden alınmış, yağmalanmış olarak adeta çıplak vaziyette döndü. Cevad ise güçlenmiş ve muzaffer olarak Dımaşk'a geldi.
Bu sene Harezmliler Hasankeyf emiri Salih Necmeddin Eyyub b. Kâmil'in üzerine hücum ettiler. Onu yakalamaya niyetlendiler. Ancak Salih Necmeddin onlardan kaçtı. Harezmliler de onun malını, yüklerini ve ağırlıklarını yağmaladılar. Salih Necmeddin, Sincar'a sığındı. Bu defa Musul valisi Bedreddin Lü'lü onu kuşatma altına aldı. Yakalayıp bir kafese koyarak halifeye göndermek amacıyla üzerine yürüdü. Tekebbüründen, zorbalığından ve acımasızlığından ötürü o yörelerin ahalisi Salih Necmeddin'i sevmiyorlardı. Yakalanmasına ramak kalmıştı. O esnada Harezmlilere mektup yazdı. Onlardan yardım istedi. Onlara çok şeyler vereceğini vaad etti. Onlar da Bedreddin Lü'lü'e karşı kendisini korumak için ona atlılar gönderdiler. Bedreddin Lü'lü bunu hissedince Harezmlilerden kaçtı. Harezmliler de onun mallarına, yüklerine el koydular. Haddi ve evsafı anlatılamayacak çok miktarda mala sahip oldular. Bedreddin Lü'lü de ziyan içinde adeta çıplak hale gelmiş olarak beldesi Musul'a döndü. Salih Eyyub da içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtuldu.

