Bu anlattığımız işler olurken Sultan Melik Said rebiyülahir ayının yedisinde kaleden inip adalet sarayına gitti. Kadılar ile ehl-i hal ve'l-akd orada hazır bulundular. Sultan Melik Said, kendini sultanlıktan hal'et-ti. Hazır bulunanları buna şahit tuttu. Oradakiler de kardeşi Bedreddin Salamış'a sultan olarak be/at ettiler. Ve ona Melikü'1-Âdil lakabını taktılar. O zaman Bedreddin yedi yaşındaydı. Emir Seyfeddin Kalavun el-Elfî es-Salihfyi ona atabek tayin ettiler. Ülkedeki hatipler Bedreddin Salamış'ın adına hutbe okudular. Paralar ise her ikisinin adına bastırıldı. Bedreddin Salârniş'ın kardeşi Melik Said'e Kerek, diğer kardeşi Hızır'a ise Şobek şehirleri verildi. Bu hususta mektuplar yazıldı. Kadılar ve müftüler bu mektupların altına imzalarını attılar. Şam'a haber gönderildi. Mısırlıların bey'at edişleri gibi onların da bey'at etmeleri istenildi. Şam naibi Emir Aydemir ez-Zahirî tutuklanıp kalede hapsedildi. O zaman kalenin naibi, Alemüddin Sincar ed-Devadarî idi. Emir Ayde-mir'in malına mülküne el konuldu. Şam naibiiğine Şemseddin Sungur
el-Eşkar atandı. Büyük bir debdebe ve saltanatla Şam'a geldi. Darü's-Saade'ye konuk oldu. İnsanlar ona saygı gösterdiler. Hükümdarlara özgü muamelede bulundular. Sultan Bedreddin Salamış, Mısır'ın Şafiî, Hanefî ve Maliki kadılarını azletti. Şafiî kadısının yerine Sadreddin Ömer b. Kadı Taceddin b. bintül-Eazz atandı. Azledilen Şafiî kadısı, Ta-kiyyüddin b. Rezin'di. Onun, Melik Said'i sultanlıktan hal' etmede çekimser kalması, azledilmesine sebep olmuştu. Doğrusunu Allah bilir.

