El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Müstansır Billah El-Abbasî'nîn Halifeliği

Emirü'l-Mü'minin Ebu Cafer Mansur b. Zahir Muhammed b. Nasır Ahmed. Babasının bu sene receb ayının onüçünde cuma-günü vefat etmesi üzerine kendisinin halifeliğine biat edildi. Onu sarayın Taç kısmından davet ettiler. …

Emirü'l-Mü'minin Ebu Cafer Mansur b. Zahir Muhammed b. Nasır Ahmed. Babasının bu sene receb ayının onüçünde cuma-günü vefat etmesi üzerine kendisinin halifeliğine biat edildi. Onu sarayın Taç kısmından davet ettiler. Ehl-i hail ve akd'den olan kimselerle havas ve avam, biatlerini sundular. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Halifeliğine biat edildiğinde Müstansır otuzaltı yaşından beş ay onbir gün almıştı. İnsanların en güzel şekillisi ve en kıymetli görünüşe sahip olanıydı. O, şairin anlattığı gibiydi:

«Sanki Süreyya onun alnına asılmıştır.

Yanaklarında da Şi'râ yıldızı vardır. Yüzünde ise ay vardır.»

Onun şerefli nesebinde onbeş halife vardır. Bunlardan beş tanesi baba ve dedeleri olup peşpeşe hilafete geçmişlerdir. Kendisi de babadan büyük oğula olmak üzere bu görevi devralmıştır. Bu, kendisinden önceki halifelerden hiç birine nasip olmuş bir hal değildir. Babası gibi insanlara cömert davrandı. Halka ihsanda ve güzel muamelede bulundu. Dünyada benzeri yapılmamış büyük Müstansiriye medresesini yaptırdı. Bununla ilgili açıklama, yeri geldiğinde inşaallah verilecektir. Babasının zamanında tayin edilen yöneticiler, görevlerini sürdürdüler. Be/at aldığı cumadan sonraki ikinci cumada minberler üzerinde halife Müstansır Billah adına hutbe okundu. Adı zikredildiği zaman etrafa altın ve gümüşler saçıldı. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Şairler onun için methiyeler, babası için de mersiyeler okudular. Bu yüzden şairlere hü'atler ve ödüller dağıtıldı. Şaban ayının ilk gününde Musul sahibi Vezir Ziyaeddin Ebü'1-Feth Nasrullah b. Esir'in elçisi, tebrik ve baş sağlığı dileklerini fasih ve beliğ ifadelerle sunmak üzere halife Müstansır'ın yanma geldi.

Halife Müstansır, cuma namazlarına devam ederdi. Halk arasında bineğine binmiş vaziyette camiye gelirdi. Beraberinde sadece iki hizmetçi ve üzengici vardı. Bir defasında bineğine binmiş vaziyette saraydan çıkıp cumaya gelmekteyken büyük bir gürültü duydu, «bu nedir?» diye sorduğunda ezan okunduğunu bildirmeleri üzerine bineğinden indi ve hızla yürüyerek camiye gitti. Sonra tevazu ve huşûa rağbetinden ötürü cuma namazlarına yürüyerek gitmeyi alışkanlık haline getirdi. İmamın yakınında oturur, hutbeyi dinlerdi. Sonra kendisi için Matbak yolu hazırlandı ve oradan yaya olarak cumaya gitmeye başladı. Şaban ayının yirmisekizinci gününde halka selam alayı düzenledi. Ramazanın ilk gecesi olunca da bol miktarda un ve koyunu sadaka olarak dağıttı. Alimlere, fakirlere, muhtaçlara nafaka verdi. Oruç tutmaları ve teravihleri kılabilmeleri için onlara yardımcı oldu. Ramazan ayının yirmi-yedinci gününde müteveffa halife Zahir'in tabutu hilafet sarayından çıkarılıp Rusafe'deki türbesine götürüldü. O gün, görülmeğe değer muazzam bir gündü.

Halife Müstansır ramazan bayramında fakihlere, sufilere, cami imamlarına Muhyiddin b. Cevzî vasıtasıyla bol miktarda sadaka ve hediye gönderdi.

Îbnü'l-Esir'in anlattığına göre bu sene büyük bir deprem meydana geldi. Birçok köyler, kasabalar ve kaleler yıkıldı.

Yine anlatıldığına göre bu sene Bağdat'ta bir koyun kesilmiş, etinin hatta baş ve sakatatının acı olduğu görülmüştü.

6.Bölüm

Hicretin Altıyüzyirmîüçüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler