El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muzaffer B. Sasîr

Bağdatlıdır. Sufî meşrep bir vaizdi. Hicretin 523. senesinde doğdu. Hadis dinledi. Taziye meclislerinde, mescitlerde ve köylerde vaaz verirdi. Zerafetli ve tabiatı güzel bir kimseydi. Adamın biri kalkıp ona fısıldayarak, …

Bağdatlıdır. Sufî meşrep bir vaizdi. Hicretin 523. senesinde doğdu. Hadis dinledi. Taziye meclislerinde, mescitlerde ve köylerde vaaz verirdi. Zerafetli ve tabiatı güzel bir kimseydi. Adamın biri kalkıp ona fısıldayarak, «Ben hasta ve açım» demiş, o da adama şu cevabı vermiş: «Allah'a hamd olsun sen afiyet buldun sayılır.»

Bir defasında zayıf et satan bir kasabın yanından geçiyordu. Kasap, «Aidanmadığına yemin edecek kişi nerede?!» diye yüksek sesle bağırıyordu. Muzaffer ona «Böyle biri ortaya çıksın da ona yeminini bozdura-sın öyle mi?» diye cevap verdi.

Muzaffer b. Sasîr'in kendisi anlatıyor: «Bir defasında Yakub'a da bir meclis düzenledim, şu taraftaki adam, "Şeyh Muzaffer'in benim yanımda yarımı vardır», öbür taraftaki, "Şeyh Muzaffer'in benim yanımda yarımı vardır», karşı taraftaki, «Şeyh Muzaffer'in benim yanımda yarımı vardır» demeğe başladı. Nihayet elli tane kadar yarımdan bahsedildi. Ben de kendi kendime bu gece ben zengin oldum. Yarın memleketime tacir olarak döneceğim» dedim. Sabah olunca baktım ki mescidin avlusunda bir arpa kümesi var. Bana akşamleyin cemaatın bahsettiği yarımşar ölçekler buraya yığıldı. Demek ki bahsettikleri yarımlar Zebedi-ye gibi bir ölçek türüymüş.

Yine bir defasında Basîra'da bir meclis düzenledim. Benim için mahiyetini bilmediğim bir şeyler topladılar. Sabah olunca baktım ki toplanan şey Camus tüyü ve boynuzlarıdır. Adamın biri kalkıp «Şeyh Muzaffer efendinin yanınızda bulunan yünlerine ve Camus boynuzlarına dikkat edin. Eksiksiz olarak kendisine teslim edin» dedi. Ben de, «Benim bu gibi şeylere ihtiyacım yoktur. Size helal olsun» diye cevap verdim. Bu hikayeyi Ebu Şâme anlatmıştır.