El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Nasr B. Mansur En-Nümeyrî

Ebül-Mürhif onun künyesidir. Çok hadis dinlemiş, edebiyatla meşgul olmuştur. Ondört yaşındayken çiçek hastalığına yakalandı. Gözlerinin feri epey azaldı. Uzaktaki şeyleri göremiyordu. Ama yakındaki şeyleri görüyordu. …

Ebül-Mürhif onun künyesidir. Çok hadis dinlemiş, edebiyatla meşgul olmuştur. Ondört yaşındayken çiçek hastalığına yakalandı. Gözlerinin feri epey azaldı. Uzaktaki şeyleri göremiyordu. Ama yakındaki şeyleri görüyordu. Gözünde arazı olmasına rağmen her hangi bir güdücüye ihtiyacı yoktu. Gözlerini tedavi etmek amacıyla Irak'a göçtü, Ancak ta-bibler, hastalığının ümitsiz olduğunu kendisine bildirdiler. O da Kur'-an'ı ezberlemek ve salih kimselerle arkadaşlık etmekle meşgul oldu ve gerçekten kendini kurtardı. Başarıya ulaştı. Güzel ve büyük bir şiir divanı vardır. Bir defasında mezhebi ve itikadı kendisine sorulmuş o da şu şiiri okumuştu:

«Ali'yi, Fatıma'yı ve çocuklarını seviyorum. Ebu bekir ve Ömer'in önceliklerini inkar etmiyorum. Osman'a hakaret ederlerken uzağım.

Tıpkı İbn Mülcem'in dostluğundan uzak olduğum gibi. Hadisçile-rin sadakatleri beni hayrette bırakıyor.

Ben onlardan başka bir kavme mensup değilim.»

Şair Ebü'l-Mürhif bu senede Bağdat'ta vefat etti ve Babul-Harp'teki şehidler mezarlığına defnedildi. Yüce Allah rahmet etsin. Amin.