El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şeyh Afifüddin Yusuf B. Bakkal

Merzübaniye hankâhmm şeyhi idi. Salih, takvalı, zahid bir insandı. Kendi şahsından bahsederken şöyle demiştir: «Mısır'da iken Tatar fitnesi esnasında Bağdat'ta bir çok insanın öldürüldüğünü duydum. Bundan rahatsız oldum. …

Merzübaniye hankâhmm şeyhi idi. Salih, takvalı, zahid bir insandı. Kendi şahsından bahsederken şöyle demiştir:

«Mısır'da iken Tatar fitnesi esnasında Bağdat'ta bir çok insanın öldürüldüğünü duydum. Bundan rahatsız oldum. Dedim ki: «Ya Rab, bu nasıl oluyor? Onların arasında çocuklar ve günahsız kimseler de vardır.» Sonra rüyada bir adam gördüm. Elinde bir mektup vardı. Mektubu alıp okudum. İçinde beni reddedici şu beyitlere şahit oldum:

«Kâinatın idaresinde emir ve hüküm, senin değildir.

Yaptığı işleri Allah'a sorma!

Denizin dalgalarına kapılan kişi helak olur.

Kulların işlerinin idaresi Allah'a aittir.

İtirazı bırak; cahillik etme!»