El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şeyh Ali El-Bekkâ

İbrahim peygamberlerin beldesinin (yani Halil kentinin) yakınındaki zaviyenin sahibidir. Salihliği ve ibadetiyle meşhurdu. Yanından geçenlere, kendisini ziyaret edenlere yemek yedirmekle şöhret kazan-mıştı^Melik Mansur …

İbrahim peygamberlerin beldesinin (yani Halil kentinin) yakınındaki zaviyenin sahibidir. Salihliği ve ibadetiyle meşhurdu. Yanından geçenlere, kendisini ziyaret edenlere yemek yedirmekle şöhret kazan-mıştı^Melik Mansur Kalavun onu çok över ve onun hakkında şöyle derdi: «O, emir iken kendisiyle görüştüm. İleride bazı şeyler olacağını o zaman bana söylemişti ve söylediklerinin tamamı gerçekleşti. Benim hükümdar olacağımı söylemişti. Hükümdar oldum.»

Kutbeddin el-Yuninî bu sözleri nakletmiş tir. Bunları naklederken onun çok ağlayan bir kimse oluşunun sebebini de şöyle anlatmıştır:

Şeyh Ali'nin, harika halleri ve kerametleri olan bir adamla arkadaşlığı olmuştu. O adamla birlikte Bağdat'tan yola çıkmışlar ve Bağdat'a bir yıllık mesafedeki bir beldeye bir saatte ulaşmışlardı. Adam kendisine «Ben falan vakitte öleceğim. O vakit geldiğinde falan beldede beni bul» demişti. Hikâyenin bundan sonrasını Şeyh Ali'den dinleyelim: «Arkadaşımın bana bildirdiği vakit geldiğinde onun, gitmemi söylediği beldeye gittim. Yanma vardım can çekişiyordu. Yatağında doğu tarafına yönelmişti. Ben onu kıbleye döndürdüm. Ama tekrar doğuya döndü. Ben onu yine kıbleye döndürdüm. Gözünü açıp bana şöyle dedi: «Hiç boşuna yorulma. Ben mutlaka doğuya dönük olarak öleceğim.» Böyle dedi ve rahiplerin okudukları bazı duaları okumaya başladı. Ölünceye kadar o dualarla meşgul oldu. Ölünce onu o beldedeki bir kiliseye götürdük. Ki-lisedekilerin çok üzüntülü olduklarını gördük. Onlara «Nedir bu haliniz?» diye sorduğumuzda dediler ki: «Yanımızda 100 yaşında ihtiyar bir adam vardı. Bu gün Müslüman olarak vefat etti» kendilerine; «Onun yerine şu ölüyü teslim alın. Adamımızı da buna karşılık bize verin» dedik. Müslüman olarak ölen ihtiyarı alıp yıkayıp kefenledik. Namazını kılıp Müslüman mezarlığına defnettik. Hristiyanlar da o arkadaşımı alıp Hristiyan mezarlığına defnettiler. Allah'tan bize güzel bir son nasip etmesini diliyoruz.»

Şeyh Ali el-Bekkâ, bu senenin receb ayında vefat etti.