Şerefüddin el-Faizî lakabını taşırdı. Melik Faiz Sabiküddin İbrahim b. Melik Âdil'e hizmet ettiğinden Ötürü Faizî lakabını almıştı. Önceleri Hristiyandı, sonra Müslüman oldu. Çokça sadaka veren, iyilik ve ihsanda bulunan bir kimse idi. Muiz onu vezirliğe tayin etti. Onun yanında cidden itibarlı bir kimse haline geldi. Muiz ona başvurmadan ve ona danışmadan hiçbir şey yapmazdı. Kendisinden önce Kadı Taceddin b. Bintü'l-A'azz vezirlik yapmıştı. Taceddin'den önce de Kadı Bedreddin es-Sincarî bu görevi yürütmüştü. Bütün bunlardan sonra vezirlik makamına sözünü ettiğimiz Şeyh Esad el-Müselmanî atandı. Muiz ona hitaben memluk lakabıyla mektup yazardı. Bilahare Muiz Öldürülünce sözünü ettiğimiz Esad tahkir edildi. Şaki bir insan haline geldi. Emir Seyfeddin Kutuz onun devlete 100.000 dinar ödeyeceğine dair imzasını aldı. Bahaeddin Züheyr b. Ali onu hicvedip şöyle dedi:
«Allah Esad Hibetullah b. Saide ve babasına lanet etsin. Daha aşağı derecelere indirerek oğullarına da lanet etsin. Peşpeşe her birine lanet etsin.»
Bütün bunlardan sonra Esad Hibetullah b. Said öldürüldü ve Kura-fe mezarlığına defnedildi. Kadı Nasirüddin b. Münir onun için bir mersiye yazdı. Bu mersiyede cidden fasih ve yüksek manalar içeren methiyeler ve güzel şiirler vardı.

