El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şeyh Salih İzzeddin

Şeyh Salih İzzeddin Abdülaziz b. Abdülmün'im b. Saykal el-Harranî. Hicretin 594. senesinde doğdu. Çok miktarda hadis dinledi. Sonra Mısır'ı yurt edindi. Nihayet bu senenin receb ayının ondördünde doksan yaşım aşmış iken …

Şeyh Salih İzzeddin Abdülaziz b. Abdülmün'im b. Saykal el-Harranî. Hicretin 594. senesinde doğdu. Çok miktarda hadis dinledi. Sonra Mısır'ı yurt edindi. Nihayet bu senenin receb ayının ondördünde doksan yaşım aşmış iken orada vefat etti. Hicretin 684. senesinde Mısır'a göçtüğünde orada Hafız Alemüddin el-Berzalî kendisinden hadis dinledi. Berzalî'nin anlattığına göre Şeyh Salih İzzeddin kendisine şöyle bir hikâye nakletmiş tir:

«Bağdat'ta bir cenaze töreninde hazır bulundum. Cenazeyi bir mezar hırsızı takip etmişti. Gece olunca hırsız mezara gelmiş, mezarı açmıştı. Ölen kişi genç biriydi. Kalp sektesinden ölmüştü. Hırsız mezarı açar açmaz genç ölü hemen kalkıp oturmuş ve hırsız da anında ölüp mezara düşmüştü. Genç adam, mezardan çıkmış ve ölen hırsızı oraya def-netmişti.»

Yine Berzalî'nin anlattığına göre Şeyh Salih İzzeddin ona şöyle bir olaydan da bahsetmiş:

«Bir-defasında Kalyub şehrindeydim. Önümde bir buğday kümesi vardı. Bir bal arısı oraya geldi. Kümeden bir buğday tanesi alıp götürdü. Tekrar geldi. Bir buğday tanesi daha alıp götürdü. Yine geldi. Yine bir tane alıp götürdü. Bunu dört kez tekrarlayınca peşine düştüm. Takip ettim. Götürdüğü buğday tanelerini oradaki ağaçlar arasında bulunan bir serçenin ağzına koyduğunu gördüm.»

Şeyh Salih İzzeddin dedi ki: «Şeyh Abdülkâfi'nin bana anlattığına göre kendisi bir defasında bir cenaze törenine katılmış, orada siyahı bir köle görmüş, insanlar cenaze namazını kıldıklarında o siyahî köle namaz kılmamıştı. Defin esnasında köle, Şeyh Abdülkâfi'ye bakarak «Ben bu ölünün ameliyim» demiş, Sonra kendini ölünün mezarına atmıştı. Şeyh Abdülkâfî «Oraya baktığımda birşey göremedim» dedi.