El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Sıfd Ve Hısn-I Kevkeb'in Fethi

Sultan Selahaddin, Dımaşk'ta sadece birkaç gün kaldı. Sonra Sıfd'a doğru yola koyuldu. Ramazanın ikinci on gününü orada geçirdi. Şehri mancınıklarla kuşatma altına aldı. Ama soğuklar çok şiddetlenmişti. Sular donuyordu. …

Sultan Selahaddin, Dımaşk'ta sadece birkaç gün kaldı. Sonra Sıfd'a doğru yola koyuldu. Ramazanın ikinci on gününü orada geçirdi. Şehri mancınıklarla kuşatma altına aldı. Ama soğuklar çok şiddetlenmişti. Sular donuyordu. Nihayet şevval ayının sekizinde orayı sulh yoluyla fethetti. Sonra da Sur şehrine gitti. Şehir ona teslim oldu. Askerler ve komutanlar yorulmadılar. Fetih gerçekleşince Sıfd şehri bütün bağlarıyla ona boyun eğip teslim oldu. Sonra oradan ayrılıp Hospitalier ta-rikanının merkezi olan Kevkeb kalesine (Hısn-ı Kevkeb'e) gitti. Nitekim Sıfd şehri de Templier tarikatının merkeziydi. Bunlar, Sultan Selahaddin'in en çok öfke duyduğu Hristiyan grubu idiler. Bunlardan esir düşenler olursa Sultan Selahaddin mutlaka öldürüyordu. Kevkeb kalesini kuşatma altına aldı. Nihayet ele geçirdi. Oradakileri öldürdü.

Oradan gelip geçenleri, kaledekilerin şerrinden kurtardı. O sahillerde düzen sağlandı. O yörede ikamet edenler rahatlarını buldular. Bu fetih gerçekleştiği esnada gökten yağmur yağıyor, rüzgarlar ve fırtınalar esiyor, sel suları her tarafı kaplıyor, adamlar çamur içinde yürüyorlardı. Bütün bunlara rağmen Sultan Selahaddin, örnek gösterilecek bir sabır içindeydi. Bu gazada Kadı Fadıl da onunla beraberdi. Kadı Fadıl, Sultan Se-lahaddin'in kardeşi olan Yemen hükümdarına mektup yazarak İslâm'ın zaferini kutlamak için onu Şam'a davet etti. Sultan'm Antakya'yı kuşatmaya niyetlendiğini de bildirdi. Takiyyüddin Ömer'in sene sonunda Trablus'u kuşatacağını da söyledi. Sonra Kadı Fadıl, Mısır'a gitmeye niyetlendi. Sultan Selahaddin onu uğurladı. Sonra Kudüs'e gitti. Orada cuma namazını kıldı. Kurban bayramım geçirdi.

Kardeşi Sultan Âdille birlikte Askalan'a gitti. Kardeşine Askalan yerine Kerek'i ik-ta olarak verdi. Mısır hadiseleri karşısında oğlu Aziz'e yardımcı olması için yoluna devam etmesini emretti. Sultan Selahaddin'in kendisi de geri döndü. Sene sonuna kadar Akka'da ikamet etti.

Bu senede Mısır'da Fatımi devletini yeniden kurmak amacıyla bir grup Rafızi ortaya çıktı. Bunlar, Sultan Âdil'in Mısır'da yokluğunu fırsat bilip Aziz Osman b. Selahaddin'i hafife aldılar. Gece «Ey Ali ailesi, ey Ali ailesi!» diye yüksek sesle ünleyecek on iki adamı görevlendirdiler. Bunlar, halkın bu çağrıya icabet edeceklerim düşünüyorlardı. Ama çağrılarına icabet eden, kendilerine iltifatta bulunan hiç kimse görülmedi. Durumu görüncede bozguna uğrayıp kaçtılar. Ancak yakalanıp zincire vuruldular ve hapse atıldılar. Sultan Selahaddin bu durumdan haberdar olunca üzülüp kederlendi. Yanında bulunan ve hiç ayrılmayan Kadı Fadıl ona şöyle dedi:

«Ey hükümdar! Üzülmemen, aksine sevinmen gerekir. Çünkü bu cahillere halkından hiç kimse kulak vermiş değildir. Şayet insanları denemeleri için casuslar gönderecek olsaydın Mısır insanının senin hakkında düşündüklerini anlayacak ve sevinecektin.» Kadı Fadıl'ın bu sözleri üzerine Sultan Selahaddin'in kederi ve üzüntüsü yok oldu. Kadı Fadıl'ın sözüne uyarak onu kendisinin gözcüsü ve yardımcısı olmak üzere Mısır'a gönderdi.

Hicretin Beşyüzseksendördüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler