İnsanlar bu sıkıntılar içinde bocalamakta iken mallarına el konulmakta ve türlü eziyetlere maruz kalmakta bulundukları bir sırada pos-•ta, Sultan Melik Mansur'un zilkade ayının altısında cumartesi günü Kahire dışında otağında vefat ettiği haberini getirdi. Bundan sonra sultanın cenazesi gece Cebel kalesine götürülmüş, vefatından sonra yerine oğlu ve veliahdı Melik Eşref Halil geçmiş. Bütün emirler ona be/at etmişler, minberler üzerinde onun adına hutbe okunmuş. Saltanat merasimi için alay ile şehirde dolaşmıştı. Askerlerin tamamı hizmetine girerek yaya olarak önü sıra Cebel kalesinden at pazarı denilen Meydan-ı Esved'e kadar gitmişti. Emirler, komutanlar, kadılar ve ayandan olan kimseler hilkatlerini giymişlerdi. Bu haber gelince Şam'daki emirler de ona beyitlerini sundular. Melik Eşref Halil'in babası Melik Mansur Ka-lavun'un naibi Hüsameddin Toruktay tutuklandı ve kendisinden bol miktarda para alınarak askerlere sarfedildi.
Bu sene, ASer'in müsaadesi ile Dımaşk hatipliğine Cemaleddin b. Abdülkâfi'nin yerine Zeyneddin Ömer b. Mekkî b. Merhal atandı. Ümey-ye Camii'nin nazırlığına da Nasirüddin b. Makdisî'nin yerine Vecihüd-din b. Menca el-Hanbelî atandı. Bu zat, nazırlığı zamanında Ümeyye Camii vakfının gelirlerini çoğalttı. Orayı imar etti. 150.000 dinar gelir artışı sağladı.
Bu senede Hama sahibinin evi yandı. Kendisinin yokluğunda evine ateş düşmüştü. Bu ateşi söndürmek için kimse onun evine girmeğe cesaret edememişti. Ateş, gün içinde evdeki herşeyi yakmıştı.
Bu senenin şevval ayında Türbetü Ümmü Salih'te İbn Makdisî'den sonra Kadı înıamüddin el-Konevî ders vermeye başladı.
Bu senede Şeref Hüseyin b. Ahmed b. Şeyh Ebu Ömer, amcasının oğlu Necmeddin b. Şeyhü'lCebel'in yerine vefatından önce Sultan Melik Marsur'un fermanı ile Hanbelî kadılığı görevine başladı.
Bu senede Şam'dan hacca gidecek olanlara Emir Bedreddin Pektut ed-Dobasî emirlik yaptı. Kadilkudat Şihabüddin b. Havi ve Şemseddin b. Sel'es de hacca gittiler. Hac kervanının öncü komutanı Emir Utbe idi. Ebu Nümey, kendisinden kuşkulandı. İkisinin arasında zaten düşmanlık vardı. Bunun üzerine Ebu Nümey, Mekke'nin kapılarını kilitledi. İnsanların Mekke'ye girmelerine engel oldu. Neticede Mekke kapısı yakıldı. Orada bir grup insan öldürüldü. Bazı mekânlar yağmalandı. Feci olaylar cereyan etti. Sonra iki tarafin arasını bulması için Kadı İbn Havî'yi görevlendirdiler. Kadı İbn Havi, Ebu Nünıey'in yanına gittiğinde hacılar yola koyulmuşlardı. Kendisi Harem'de yalnız kalmıştı. Ebu Nümey, onun hac kervanına saygın ve korunmuş olarak ulaşması için yanma muhafızlar verdi. İnsanlar Arefe vakfesini yapmakta iken Sultan Melik Mansur'un vefat haberi geldi. Bu cidden tuhaf bir durumdu. Bir mektup da Vezir İbn Sel'us'a geldi. Bu mektupta onun Mısır diyarına gitmesi emrediliyordu. Satırlar arasında Melik Eşrefin yazdığı şu ifade vardı:
«Ey ali himmet, Ey hayırlı yüz! Vezirliği teslim almak için buraya gel.»
Mektubu alan îbn Sel'us, Kahire'ye doğru yola koyuldu. Muharremin onunda salı günü oraya vardı ve sultanın buyruğuna uyarak vezirliği teslim aldı.

