Erbilliydi. Şafiî mezhebine mensuptu. Edebiyattan iyi anlayan, faziletli bir şairdi. Eser tasnif etmede kudretliydi. Bu senenin cemaziye-levvel ayında vefat edinceye dek Kahire'de yaşadı. Bir defasında Melik Salih Eyyub'la görüştü. Melik Salih, ilm-i nücumdan bahsetmeğe başlayınca Taha b. İbrahim hiç duraksamaksızm ona şu iki beyitle cevap verdi:
«îlm-i nücum'u, geçimini o yoldan sağlayan falcılara bırak. Azimetle uğraşanlara ve muska yazanlara bırak.
Ey hükümdar! Sen azinılenip kendine gel,
Peygamber ve ashabı bizi ilm-i nücumdan menettiler.
Ben de onların sahip olduklarını ve hükümranlıklarını gördüm.»
Taha b. İbrahim'in ağrıyan gözleri şifa bulmuştu. Şifa bulduktan sonra Şemseddin adındaki bir arkadaşına şu şiiri yazıp göndermiş ve kendisini ziyarete gelmesini istemişti:
«Sünneti bana diyor ki, gözlerin şifa buldu rahatladı. Artık kafanı bir işe takma müsterih ol.»
Ey şems (Güneş) uzun bir zamandır seni göremiyorum. Gözleri iyileşip şifa bulduğunun alameti, şemsi (güneşi) görmesidir.»

