Ali b. İbrahim b. Necâ Zeyneddin Ebü'l-Hasan ed-Dımaşkî. Vaizdi, Hanbelî mezhebine mensuptu. Bağdat'a geldi. Orada fikıh dersleri aldı. Hadis dinledi. Sonra memleketi Dımaşk'a döndü. Hicretin 564. senesinde Nureddin tarafından Bağdat'a elçi olarak gönderildi. Orada hadis rivayet etti. Sonra Sultan S'elahaddin'in gözüne girdi. Onun yanında itibar sahibi oldu. Ammare el-Yemenî ile akrabalarını jurnallayan kişi kendisidir. Onun bu jurnali neticesinde Ammare ve arkadaşları idam edilmişlerdi. Vaiz b. Necâ Mısır'da da mevki sahibi bir kimseydi. Kudüs'te cuma hutbesini irâd ettikten sonra aynı gün halka bir konuşma daha yapmıştı. O gün görülmeğe değer muazzam bir gündü. Vaiz İbn Necâ yiyecek ve giyecek hususunda hükümdardan daha lüks bir hayat yaşıyordu. Yanında çok güzel yirmiden fazla cariye vardı. Her biri 1.000 dinar değerindeydi. Geceleri bunların hepsine uğrar, hepsiyle cinsel ilişkide bulunurdu. Bütün bu lüks hayattan sonra yoksul olarak öldü. Öyleki, kefenini temin edecek kadar dahi parası kalmamıştı. Kendisi minberde iken Vezir Talaf b. Rezik için şu şiiri okumuştu:
«İhtiyarlığım, gençlik budağını kırıp yok etmiştir. Doğan, karga yuvasına konmuştur. Sen uyuyorsun ama belaların gözü açıktır, uyanıktır. Musibetlerin dişi seni bırakıp geri çekilecek değildir. Bir hazine olan ömrünün geri kalan kısmı ne kadardır. Sen onu hesapsız yere harcayıp tükettin.»

