El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Zahir B. Nâsır'ın Halifeliği

Halife Nasır Lidinillah, sağlığında oğlu Ebu Nasır Muhammed'i veliahd tayin etmiş ve ona Zahir lakabım takmıştı. Onun adına minberler üzerinde hutbe okutmuştu. Ancak daha sonra onu bu görevden azlederek diğer oğlu Ali'yi …

Halife Nasır Lidinillah, sağlığında oğlu Ebu Nasır Muhammed'i veliahd tayin etmiş ve ona Zahir lakabım takmıştı. Onun adına minberler üzerinde hutbe okutmuştu. Ancak daha sonra onu bu görevden azlederek diğer oğlu Ali'yi veliahd tayin etmişti. Fakat Ali babasının sağlığında hicretin 612. senesinde vefat edince babası Nasır, Ebu Nasır Muhammed ez-Zahir'i yeniden veliahdlığa tayin etmek ihtiyacım hissetti ve adına ikinci kez minberlerde hutbe okuttu. Vefat edince de veliahd Za-hir'in halifeliğine biat edildi. O zaman Zahir, elliiki yaşındaydı. Abbas oğulları arasında ondan daha yaşlı iken hilafete geçmiş başka bir kimse yoktur. Halife Zahir, akıllı ağır başlı, dindar, adaletli, iyilik sever bir kimseydi. Bir çok haksızlıkları giderdi. Hak sahiplerinin haklarını verdi. Babasımn koymuş olduğu harçları kaldırdı. Halka güzel muamelede bulundu. Hatta denilir ki «Şayet zamanı uzun sürseydi, Ömer b. Abdü-laziz'den sonra kendisinden daha adil bir halife görülmeyecekti.» Ama bir seneyi dahi dolduramadı. Hilafeti dokuz ay kadar sürdü. İşletilmeyen arazilerden alınan haracı kaldırdı. Yakuba beldesi halkına babasının zamlı olarak tatbik ettiği haraçtan 70.000 dinar indirim yaptı.

Hazine okkası, şehirde kullanılan okkalara nisbetle daha ağırdı. Her 100 okkada yarım dinar fark ediyordu. Görevliler hazine için birşey aldıklarında hazinenin okkasıyla tartıyorlardı. Ama hazineden birşey verildiğinde şehirde kullanılan okkalarla tartıyorlardı. Bunun farkına varan Zahir divana şu ayeti kerimeyi yazıp gönderdi.

«İnsanlardan kendileri birşeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara birşey ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin vay haline! Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar âlemlerin rabbinin huzurunda dururlar.» (ei-

Muttaffîfîn, 1-6).

Katiplerden biri ona şu cevabı yazıp gönderdi:

«Ey mü'minlerin emiri! Bu okka farklılığından dolayı geçen sene hazineye 35.000 dinar kazanç sağlandı». Halife Zahir de bu cevabı hoş karşılamadı ve ona şöyle dedi: «Bu sayede hazineye 350.000 dinar da kazanç sağlanacak olsa yine de bu farklılık giderilecektir!» Allah rahmet etsin.

Kadıya da, Şei^î yolla hakkı sabit olan kimselerin herhangi bir aracıya başvurmaksızın kendisiyle gelip görüşmesine imkân tanınmasını emretti. Sahipsiz malların idaresine salih bir adamı tayin etti. Kadılığa Şeyh Allame İmadüddin Ebu Salih Nasr b. Abdürrezzak b. Şeyh Abdül-kadir el-Geylanî'yi zilhicce ayının sekizinde çarşamba günü tayin etti. Şeyh Allame İmadüddin, seçkin Müslümanlardan ve adil kadılardandı. Allah hepsine rahmet etsin. Yalnız Şeyh Allame İmadüddin, kendisine kadılık teklif edildiğinde Zevil-Erham'a da miras payı vermek şartıyla bu görevi kabul edebileceğini bildirdi. Halife Zahir de ona, «Her hak sahibine hakkını ver. Allah'tan kork. Başkasından asla korkma» dedi.

Halife Zahir'in babası, her sabah mahalle bekçilerinin mahallele-rindeki iyi kötü bütün olayları kendisine bildirmelerini adet edinmişti. Zahir hilafete geçince bu adeti kaldırdı ve şöyle dedi: «İnsanların hallerini keşfetmenin ve gizliliklerim açığa vurmanın ne yararı var!» Kendisine, «Bu âdeti terk etmek reayayı fesada sürükler onları bozar» denildiyse de o, şu karşılığı verdi: «Biz de onları ıslah etmesi için Allah'a dua ederiz.» Divana ait malları zimmetlerine geçiren mahkumların salı verilmesini emretti. Bu maksatla kendilerinden daha önce haksız yere alınan paraları iade etti. Kadıya da zindanda olup borcunu ödeyemeyen borçluların borçlarının ödenmesi için 10.000 dinar gönderdi. Alimlere de 100.000 dinarın yukarıdaki masraflar düşüldükten sonra kalan kısmını dağıttı. Bu icraatlarından ötürü bazı kimseler onu kınadılar. O da şöyle dedi:

«Ben dükkânı ancak ikindiden sonra açtım. Bırakınız salih ameller ve hayırlar işleyeyim. Bundan sonra ne kadar yaşayacağım belli değil?» Bu halini ve davranışını devam ettirdi. Nihayet müteakip sene vefat etti. Nitekim bu husus ileride de anlatılacaktır. Halife Zahir'in zamanında fiyatlar düştü. Ucuzluk meydana geldi. Daha önce memlekette şiddetli kıtlık vardı. Hatta İbnü'l-Esîr'in anlattığına göre Cezire ve Musul'da aç kalan insanlar, köpek ve kedi eti yemeğe başlamışlardı. Bütün bunlar ortadan kalktı. Sıkıntılar yok oldu. Allah'a hamd olsun.

Halife Zahir'in şekli ve yüzü güzel, rengi pembemsi beyaz, şemaili tatlı, gücü ve kuvveti yerinde idi.

Hicretin Altıyüzyirmiikincî Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler