El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Cidden Garip Bir Olay

Safer ayının otuzunda çarşamba günü, bir emir Mısır diyarından Dmıaşk'a geldi. Beraberinde Melik Eşref Alaeddin Kalık b. Melik Na-sır'a, ondan sonra da kardeşi Mansur'a veliahdlık bey'atı yapılması için bir emirname …

Safer ayının otuzunda çarşamba günü, bir emir Mısır diyarından Dmıaşk'a geldi. Beraberinde Melik Eşref Alaeddin Kalık b. Melik Na-sır'a, ondan sonra da kardeşi Mansur'a veliahdlık bey'atı yapılması için bir emirname getirmişti. Mansur'un veliahdlık sırasının değişmesinin sebebi; içki içmesi, kötü işler işlemesi, tüysüz oğlanlarla oturup kalkması gibi çirkin hareketleri yapmasıydı. Büyük emirler, işin fesada ve köklü bir kargaşaya meydan verecek kadar büyüdüğünü gördükleri için halife Hakim Biemrillah Ebu Rebî Süleyman'ın huzuruna çıkmışlar ve Melik Mansur*a isnad edilen suçlan onun önünde ispatlamışlardı. O zaman büyük emirler ile diğerleri onu veliahdlıktan hal' etmişler, yerine kardeşini tayin etmişler ve baskı altında üç kardeşiyle birlikte onu Kas mıntıkasına sürgün etmişlerdi. Melik Eşrefi de bu sebeple tahta geçirmişlerdi. Emir Seyfeddin Koson en-Nasirî ona naib tayin edilmiş, işler böylece yoluna girmişti. İşte bu sebeple Mısır diyarından bir emir Dı-maşk'a geldi ve emirler, çarşamba günü onun aracılığıyla Melik Eşrefe bey'atlerini sundular. Rebiyülevvel ayının başında perşembe akşamı sevinç davulları çalındı. Cuma günü Dınıaşk'ta saltanat naibi, kadılar ve emirlerin huzurunda Melik Eşref adına hutbe okutuldu.

Rebiyülevvel ayının onyedisinde çarşamba günü, Eşrefiye Dârü'l-Hadisi'nde şeyhimiz Hafız Cemaleddin el-Mizzî'nin yerine Kadilkudat Takiyyüddin es-Sübkî ders verdi. Aynca Nuriye Dârü'lHadisi'nin şeyhliğine de oğlunun vefatı nedeniyle kendisi geçti.

Ceraaziyelevvel ayında Haleb naibi Emir Seyfeddin Taşdemir el-Humusu'l-Ahdar'ın, sultanın Kerek'te bulunan oğlu Emir Ahmed'e destek vermek için harekete geçtiği ve bu amaçla asker topladığı duyuldu. Doğrusunu Allah bilir.

Cemaziyelevvel ayının ikinci on gününde, Emir Seyfeddin Kutlu-boğa el-Fahrî komutasındaki askerler, sultanın oğlu Emir Ahmed'in talebi üzerine Kerek'e gittiler.

Bu ayda Kerek'te bulunan Emir Ahmed b. Nasır'm işiyle ilgili bir çok söz konuşuldu. Çünkü Fahrî komutasındaki askerler orayı muhasara etmişlerdi.

Haleb naibi Emir Seyfeddin Taşdemir el-Humusu'1-Ahdar'ın, sultanın, Mısır diyarından Said'e sürgün edilen çocuklarının yanında yer aldığı, Emir Ahmed'i müdafaa işine giriştiği, üzerine gelen askerleri geri çevirmeye çalıştığı, onu kuşatmaktan vazgeçip Kerek'e Ahmed'in yardımına gitmeye niyetlendiği haberi etrafa yayıldı. Şam naibi de Dı-maşk'ta bu iş için gerekli hazırlığı yaptı. Askerler bu duruma önem verdiler. Gerekli hazırlığı yaptılar. Çok zahmetlere katlandılar. İnsanlar da bu yüzden paniğe kapıldılar. Bir fitne çıkmasından korktular. Aralarında savaş çıkması halinde Cibal'de ve Havran'da aşiretlerin ayaklanacağını düşünerek ziraat işlerinin tatil edileceği ve başka huzursuzluklar meydana geleceği nedeniyle tedirgin oldular. Sonra sultanın sahibi Haîeb'ten elçi olarak Dımaşk naibi Emir Alaeddin Tanboğa'nın yanına geldi. Yanında şifahî bir mesaj vardı. Tanboğa onu dinledi ve onunla birlikte sol cenah sahibi Emân es-Sakî'yi gönderdi. İkisi birlikte Haleb'e gittiler ve Cemaziyelâhir ayı sonunda oradan Mısır diyarına yöneldiler. İşin bir ilerleme kaydetmediği, ancak Melik Nasır'm çocuklarının -Mansur dışındakilerinin- sürgünden Mısır'a dönmeleri ve Kerek kuşatmasının kaldırılması şartıyla olumlu gelişmelerin olabilceği haberi etrafa yayıldı.

Hatip Bedreddin Muhammed b. Kadı Celaleddin el-Kazvinî, Mısır diyarından döndükten sonra Dârül-Hitabe'de cemaziyelâhir ayının ikisinde sah sabahı gün doğarken vefat etti. Sadece bir cumada hutbe irad etmiş, insanlara namaz kaldırmıştı. Müteakip cumaya kadar orada kaldıktan sonra hastalanmış, yerine kardeşi Abdürrahim, adet gereğince Üç cuma hutbe irâd etmişti. O esnada Hatip Bedreddin hasta yatıyordu. Nihayet o gün vefat etti. Şeklinin güzelliği, yüzünün aydınlığı, hoş sohbet oluşu ve mütevaziliği nedeniyle insanlar onun ölümüne çok üzüldüler. Öğle vakti cenaze namazını kılmak için toplandılar. Cenazenin teçhizi ikindiye kadar uzadı. Cenaze namazım Emevî Camii'nde Kadilkudat Takiyyüddin es-Sübkî kıldırdı. Sonra Sufîye Mezarlığına götürüldü. Cenaze merasimi kalabalık bir topluluk tarafından icra edildi. Hatip Bedreddin, babasının türbesinin yanına yaptırmış olduğu kendi türbesine deftıedildi..Allah rahmet etsin.

Cemaziyelâhir ayımn onbeşinde cuma günü namazdan sonra saltanat naibi Emir Alaeddin Tanboğa ile bütün askerler, Haleb naibi Emir Seyfeddin Taşdemir'i tutuklamak için Haleb'e doğru yola çıktılar. Çünkü Emir Seyfeddin, Kerek'te (rahman sultanın oğlu Emir Ahmed'i desteklemişti. İnsanların ssfere çıktığı o gün, zor bir gündü, hava çok yağmurlu, yerler di hayli çamurluydu. Etrafta cidden mahşerî andıran bir manzara vardı. Allah akıbetlerini hayreylesin.

Kadı Takiyyüddin es-Sübkî, hatip ve müezzinlere Hatip Bedred-din'in daha önce belirlediği tesbihat ve zikirlere ilave yapmalarını emretti. Hatip Bedreddin, otuzüçer kez Subhanallah, Elhamdülillah ve Al-lahu ekber demelerini emretmişti. Sübkî de şu ilaveyi yapmalarını emretti:

Üç kez Estağfırullahelazim, sonra Allahümme ente's-selâmü ve minkesselam. Tebârekte ya ze'1celâli ve'1-ikram;

Sabah ve akşam namazlarından sonra da yedi kez Allahümme ecirnâ minennar; bunun ardı sırada üç kez "eûzü bikelimâtil-lahittammeti min şerri mahalak" okunacaktı.

Bundan önceki senelerde ezandan sonra cuma geceleri "İnnallâhe ve melâiketehû yûsallûne alennebiyy" ayet-i celilesi okunurdu. Bu ayeti, Önce baş müezzin yalnız başına okur, sonra da diğer müezzinler tekrarlardı. Bu da insanların cami sahnında toplanmalarına neden olurdu. Bu işe başlayan müezzinin sesi güzel olursa cemaat daha fazla olurdu. Fakat bu işten dolayı namazların edası gecikirdi.