Cemaziyelevvel ayının onbeşinde pazar günü Hanbelî kadısı ,Yahudilerden bir topluluğu İslâm'a davet etti. Çünkü bunlar bir nevi İslamiyet ve Müslümanlarla alay etmişlerdi. Şöyle ki: Aralarından bir adamı ölüymüş gibi yaparak tabuta yatırmışlar, Müslümanlar gibi çevresinde tekbir getirmişler ve ihlas suresini okumaya başlamışlardı:
"Ey Muhammedi De ki O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk değildir."
Onların böyle yaptıklarını, mahallelerinde bulunan bir Müslüman duymuş, onları saltanat naibine götürmüş, saltanat naibi de onları Hanbelî kadısına göndermişti. Durum onların İslâm'a davet edilmelerini gerekli kılmıştı. Neticede o gün onlardan üç kişi Müslüman olmuş, onlardan birine üç çocuk da tabi olarak İslâm'a girmiş oldu. İkinci günde sekiz kişi daha İslâm'a girmiş. Müslümanlar onları alıp çarşılarda pazarlarda tekbir ve tehlil getirerek dolaştırdılar. Çarşılarda ve pazarlarda bulunan esnaf ve tüccarlar da onlara çok şey verdiler. Onları Emevî Camii'ne götürerek namaz kıldılar. Sonra onları Dârüssaâde Sarayına götürdüler. Orada da kendilerine çok ihsanlarda bulunuldu. Sonra tehlil ve tekbir getirerek büyük bir kalabalık ve gürültüyle saraydan geri döndüler. O gün mahşerî bir gündü, hamd ve minnet Allah'adır.
Bu konuda anlatacaklarımız burada sona ermektedir, doğrusunu Allah bilir.

