Bu senenin cemaziyalahîr ayının altısında Kahire'den posta geldi. Müminlerin enıiri Halife Hakim Bi-Emrillah el-Abbasî'nin vefat ettiğini, kendisinden sonra yerine oğlu Ebu Rebi Süleyman'ın hilafete geçtiğini, yeni halifenin Müstekfî Billah lakabını aldığını, müteveffa halifenin cenazesine insanların yaya olarak katıldığını, cenazenin Sit Nefıse'nin mezarının yakınma defnedildiğim, vefat ederken hilafetteki kırk yıllık döneminin kapandığını bildirdi. Posta ayrıca Şemseddin el-Harirî elHaneffnin Dımaşk kadılığına atandığına, Şerefüddin b. Mezher'in divanların nazırlığına atandığına, Hatuniyetü'l-Cevvaniye Medrese-si'nin, saltanat naibinin izniyle Kadı Celaleddin b. Hüsameddin'in elinde bırakıldığına dair fermanı da getirmişti. Cemaziyelahir ayının dokuzunda cuma günü Halife Müstekfî Billah adına hutbe okundu. Vefat eden babasına da Dımaşk Camii'nde rahmet okundu. Nasiriye Medresesi müderrisi Bedreddin b. Cemâa azledilerek cemaziyelahir ayının on-dördünde İbn Şerişî oraya yeniden atandı ve çarşamba günü orada ders verdi.
Şevval ayında Şam'a büyük bir çekirge sürüsü akın etti. Bunlar, ekinleri ve ürünleri yediler. Ağaçlarda yaprak dahi kalmadı. Kupkuru değneye dönüştüler. Böyle bir durum daha önce hiç görülmemişti. Yine bu ayda Hayberli Yahudiler için bir meclis kuruldu. Bunların diğer Yahudiler gibi cizye Ödemeleri zorunlu hale getirildi. Bunun üzerine onlar da Rasûlullah (s.a.v)'ın kendilerini cizyeden muaf tuttuğuna dair bir yazı getirdiler. Fakihler bu yazıyı incelediklerinde içindeki düzgün olmayan lafızlardan, tarihlerdeki tahrifattan ve fahiş hatalardan ötürü uydurma olduğunu anladılar. Şeyhü'l-İslâm İbn Teymiye onları sorguladı, hata ve yalanlarını açıkladı. Yazının uydurma ve yalan olduğunu bildirdi. Onlar da neticede cizye ödemeğe mecbur oldular. Önceleri ödemedikleri cizyelerin de kendilerinden tahsil edilmesinden korktular ve buna razı oldular.
Ben derim ki : Bende bu mektuba baktım, içinde Sad b. Muaz'ın, Hayber senesinde şahitlik yaptığına dair ifadeyi gördüm. Oysa Sa'd, Hayber senesinden iki yıl önce vefat etmişti. Yazıda şunlar da vardı : "Bunu Ali b. Kbi Talip yazdı". Bu müminlerin emiri Hz. Ali'nin yapmayacağı bir hatadır. Çünkü nahiv ilmi Ebu Esved ed-Düelî vasıtasıyla Hz. Ali'ye dayandırılmaktadır. Ben bu konuda bir risale yazdım ve Kadı Maverdî'nin zamanında cereyan eden hadiseleri o risalede anlattım. Bu çağda arkadaşlarımızın da bu konuda yazılan vardır. el-Havî adlı eserde eş-Şamil adlı eserin sahibinin kitabında ve başkalarının eserlerinde bu konu anlatılmış ve bu zatlar mezkur yazıdaki hataları açıklamışlardır. Hamd ve minnet Allah'adır.
Bu ayda bir kısım kıskanç kimseler, Şeyh Takiyyüddin b. Teymi-ye'nin aleyhinde bulunarak onun hadleri uyguladığını, tazir cezaları verdiğini, çocukların saçlannı traş ettiğini söyleyip şikayetçi oldular. Kendisi de müştekiler hakkında konuştu hatalarını açıkladı. Bundan sonra kargaşa dindi.
Zilkade ayında Dımaşk kalesinde Sis ülkesindeki bazı yerlerin şiddet kullanılarak fethedilmesi sebebiyle günlerce sevinç ve müjde davulları çalındı. Müslümanlar oraları fethetmelerdi Allah'a hanıd olsun.
Bu senede İbn Mezher'in yerine divanların nazırlığına İzzeddin b. Meyser geldi. Zilhicce ayının dördünde salı günü Abdüsseyyid b. Mühez-zeb Deyyan adındaki Yahudi, çocuklarıyla birlikte adalet sarayına geldi. Hepsi Müslüman oldular. Saltanat naibi onlara ikramda bulundu. Kendisine hü'at giydirilerek bineğe bindirilmesini, peşinde debbabele-rin yürütülmesini, borazanların çalınmasını ve bu merasimde evine kadar götürülmesini, emretti. Aynı gecede kadı ve ulemanın da katıldığı büyük bir hatim merasimi yapıldı. Orada Abdüsseyyid b. Mühezzeb'in vasıtasıyla, büyük bir yahudi cemaati de İslâm'a girdi. Bayram günü hepsi Müslümanlarla birlikte tekbir alarak camiye gittiler. Halk onlara fazlaca ikramda bulundu.
Zilhicce ayının onyedisinde Tatar elçileri gelip kalede konuk oldular. Uç gün sonra Kahire'ye doğru yola çıktılar. Gidişlerinden iki gün sonra kale naibi Ercüvaş Öldü. Ölümünden iki gün sonra da Sis ülkesinde bulunan İslâm askerleri geldi. Bunlar Sis ülkesinin bir kısmını fethetmişlerdi. Saltanat naibi ile askerler onları karşılamaya çıktılar, insanlar da adet üzere gezintiye çıktılar. Ve Sis ülkesinden gelen askerlerin muzaffer olarak gelişlerine çok sevindiler.

