El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altıyüzdoksanüçüncü Senesi

Bu sene başında Melik Eşref öldürüldü. Şöyle ki: O, muharrem ayının üçünde ava çıkmıştı. İskenderiye yakınlarında Büruce'ye vardığında muharrem ayının onikisi idi. Orada iken askerlerinden uzaklaşmış, tenha bir yere …

Bu sene başında Melik Eşref öldürüldü. Şöyle ki: O, muharrem ayının üçünde ava çıkmıştı. İskenderiye yakınlarında Büruce'ye vardığında muharrem ayının onikisi idi. Orada iken askerlerinden uzaklaşmış, tenha bir yere çekilmişti. O esnada onu Öldürmek hususunda ittifak etmiş olan bir grup emir ona hücum etti. Ona ilk darbeyi vuran, naibi Beydera olmuştu. Laçin el-Mansurî, onun hakkında koğuculuk yapmıştı. Sonra Laçin, ramazan ayına kadar gizlendi. Bayramda ortaya çıktı. Bedreddin Beyserî ile Şemseddin Kara Sungur el-Mansurî de Melik Eşrefin öldürülme işine iştirak edenlerdendi. Melik Eşref öldürülünce emirler, Beydera'yı hükümdar etme hususunda anlaştılar. Ona Melik Kahir, ya da Evhat adını taktılar. Ancak o da muradına eremedi. İkinci gün Kutboğa'nın emriyle öldürüldü. Sonra Zeyned-din Kutboğa ile Alemüddin Sencer eş-Şücaî, kardeşi Muhammed Melik Nasır b.

Kalavun'u hükümdarlığa geçirme hususunda anlaştılar. O zaman Muhammed Melik Nasır dokuz yaşından birkaç ay almıştı. Onu muharrem ayının ondördünde memleket tahtına oturttular. Vezir İbn Sel'us, o zaman İskenderiye'de bulunuyordu. Sultanla beraber oraya gitmişti. Esasında sultanla birlikte sefere çıkmış, kendisi İskenderiye'ye döndüğünde hiçbir şeyden haberi yokken her taraftan bela ve azap ile aniden karşılaşmıştı. Çünkü o büyük emirlere, küçüklere yaraşır muamelede bulunuyor, saygısızlık ediyordu. Onu yakaladılar. Emirler arasında Şücaî ona işkence etme görevini üstlendi. Ona şiddetli dayak çekti. O da malı, mülkü, neyi varsa hepsini söyledi. İşkence etmeğe devam ettiler. Nihayet o da malına mülküne el konulduktan sonra safer ayının onunda vefat etti. O esnada Melik Eşrefin cenazesi de getirilerek türbesine defnedildi.

İnsanlar onun kaybına çok üzüldüler. Öldürülmesini ouyuk bir musibet saydılar. Melik Eşref şehametli, şecaatli, yüksek nımmetli, güzel görünümlü bir kimseydi. Irak'a gaza yapmaya, oraları tatarların elinden almaya niyetlenmiş, bu iş için gerekli hazırlığı yapmış ve oraya gazaya gidileceğini ülkesinde ilân etmişti. Üç_senelik hakimiyeti süresince Akkâ'yı ve Dmıaşk'ın diğer sahil beldelerini fethetmiş, açiılarm orada ne bir taşını ne de bir işaretini bırakmamış, Rum kale-ını "esni'yi ve diğer yerleri de fetih alanına eklemişti.

Nasırın bey'at emri Dımaşk'a geldiğinde onun adına minberlerde hutbe okundu. Hal böyle devam etti. Emir Kutboğa, onun atabeyi, Şücaî ise büyük müşaviri oldu. Bundan sonra Şücaî aradan birkaç gün geçince Cebel kalesinde öldürülerek kesik başı Kutboğa'ya gönderildi. O da bu kesik başın şehirde dolaştırılıp teşhir edilmesini emretti. İnsanlar bu duruma çok sevindiler. Onun kesik başını getiren adama çok miktarda para verdiler. Artık Kutboğa'nm karşısına dikilecek bir rakip kalmamıştı. Bununla beraber Kutboğa, gönüllerini hoş tutmak için emirlerle istişarede bulunurdu.

Safer ayında İbn Sel'us'un Ölümünden sonra Bedreddin b. Cemaa kadılıktan azledilerek Takiyyüddin b. Bintül-Eazz, yemden kadılığa getirildi. Bedreddin b. Cemaa ise Mısır'da kendine yetecek miktarda maaş alarak müderrislik görevini sürdürdü ve reis olarak yaşadı. Mısır'da vezirlik makamına Taceddin b. Hanna atandı.

Safer ayının yirmibirinde çarşamba günü öğle vakti Sahabîler mihrabına Kemaleddin Abdurrahman b. Kadı Muhyiddin b. Zeki imam olarak atandı. Hatipten sonra namazı kıldırdı. Babü'n-Natifaniyyîn mektebine de Ziyaeddin b. Burhaneddin el-İskenderî atandı. Camiü'ş-Şerif nazırlığına Zeyneddin Hasan b. Muhammed b. Adnan tayin edildi. İpekçiler ise eski çarşılarına iade edildiler. Pamuk pasajı boşaltıldı. Daha önce Tuğcu'nun naibleri, ipekçileri pamuk pasajında çalışmakla yükümlü kılmışlardı.

Dımaşk hatipliğine Şeyh Allame Şerefüddin Ahmed b. Cemaleddin Ahmed b. Nime b. Ahmed elMakdisî, Muvaffaküddin el-Hamevî'nin azledilmesinden sonra atandı. Muvaffaküddin el-Hamevî'yi Hama'ya ça-;i ğırmışlardı. Bunun üzerine Makdisî, receb ayının ortasında cuma günü Dımaşk'ta hutbe irâd etti. Atanma fermanı okundu. Bu göreve atanına* sı, Mısır veziri Taceddin b. Hanna'nın tavsiyesi ile olmuştu. Makdisî, fesahat ve belagat sahibi alim ve yüksek şahsiyet sahibi bir kimseydi. Bu sene receb ayının sonlarında emirler, Emir Zeyneddin Kutboğa ve Melik Nasır Muhammed b.

Kalavun'un hükümdarlıklarına bey'at ettiler. Bu bey'at haberi, ülkenin bütün şehir ve kazalarına

duyuruldu.