Bu senenin başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adları anılan kimselerdi.
Muharrem ayı başında Dımaşk'ta şiddetli bir fırtına çıktı. Bu yüzden bazı duvarlar yıkıldı. Birçok ağaç kökünden söküldü.
Muharrem ayının yirmi altısın da salı günü İbn Şerişî'nin yerine Beytü'1-mal vekilliğine atanan Cemaleddin b. Kalanisî'ye hü'at giydirildi.
Safer ayının beşinde çarşamba günü yine İbn Şerişî'nin yerine Nasır iyetü'1-Avv aniye Medresesi'nin müderrisliğine atanan İbn Sasarî ders verdi. Adet üzere halk onun dersini dinledi.
Safer ayının onunda Fahreddin îyas'm yerine Dımaşk divanlarının başkanlığına atanan Cemaleddin Akkuş er-Rahbî göreve başladı. Ak-kuş, hicretin 707. senesinden beri Dımaşk mütevellisi olarak görev yapıyordu. Yerine Akabiye'de ikamet etmekte olan Emir Alemüddin Türkeş atandı. Aynı günde insanların yağmur duasına çıkmak amacıyla oruç tutmaları için şehirde duyuru yapıldı. Buharî'nin okunmasına başlandı. İnsanlar hazırlıklarım yaptılar. Namazlardan ve hutbelerden sonra dua edip yağmur yağdırması için yüce Allah'a yalvarıp yakardılar. Safer ayının ortasında (yedi Nisanda) cumartesi günü şehir halkının tamamı Mescidü 1-Kademin yanına gitti. Saltanat naibi ve emirler yaya olarak ağlayıp sızlayarak yalvarıp, yakararak dua yerine geldiler. İnsanlar orada toplandılar. Gerçekten büyük bir toplantı olmuştu. Kadı Sadred-din Süleyman el-Caferî cemaata hutbe irâd etti. İnsanlar onun duasına amin dediler. İkinci günün sabahında Allah'ın izin, rahmet ve şefkatiyle yağmur yağdı. Bu, insanların güç ve kuvvetiyle değildi. Halk buna çok sevindi. Yağmur, ülkenin her tarafına yağdı. Hamd ve minnet, bir ve or-taksız olan Allah'adır.
Safer ayının sonlannda Emevi Camii'nin mermerlerinin onarımına, kapılarının süslenmesine, caminin içindeki yerlerin tezyin edilmesine başlandı. Rebiyüîahir ayının ondördünde sultanın fermanı üzerine İbn Saserî'nin yerine İbn Şirazî, Nasiyeriyetü'l-Cevvaniye Medrese-si'nde ders verdi. Burada vefatına kadar görev yaptı.
Cemaziyelevvel ayının onaltısında perşembe günü Sülamiye Şeyhinin oğlu Fahreddin, İbn Haddad'ın yerine Dımaşk'ta muhtesiplik görevine başladı. Bu zat ordu nazırının kardeşiydi. Görevden alman İbn Haddad ise Sülamiye Şeyhinin oğlu Fahreddin'in yerine Emevi Camii'nin nazırlığı görevine başladı. Her ikisine de hil'at giydirildi.
Cemaziyelahir ayının beşinde salı sabahı Kadilkudat Şerefüddin Ebu Abdullah Muhammed b. Kadilkudat Muineddin Ebu Bekir b. Şeyh Zekiyyuddin Zafir el-Hemedanî el-Mâlikî, vefat eden İbn Süleman'm yerine Şam Mâlikîlerinin kadılığı görevine başlamak üzere Mısır'dan geldi. Vefat eden İbn Sülame'nin ile Şerefüddin arasında altı .aylık bir mesafe vardı. Ama Şerefüddin'in göreve atanma fermanının tarihi, rebiyü-levvel ayının sonuydu. Şerefüddin hil'at giydi. Atanma fermanı Emevi Camii'nde okundu.
Yine bu ayda yirmibeş yaşındaki Kadı Bedreddin b. Nüveyre el-Hanefî, vefat eden Malatya Kadısı Şemseddin Muhammed'in yerine Hatuniyetül-Berraniye Medresesi'nde ders verdi. Ramazan ayının beşinde cumartesi günü Dımaşk'a büyük bir sel baskım geldi. Birçok eşyayı telef etti. Babü'lFerec'den şehre girip Akabiye'ye ulaşacak kadar yükseldi. İnsanlar paniğe kapılarak mekânlarını terkedip başka yerlere taşındılar. Ama bu sel uzun sürmedi. Çünkü bu, Vabilüssuk ve Hüseyniye mıntıkalarına yağan bir yağmurdan kaynaklanmıştı. Aynı günde Cemaleddin er-Rahbin'in vefatından sonra Dımaşk divan başkanlığı görevine Türkeşî başladı.
Yine bu günde Sarimüddin el-Cogendar da Dımaşk şehrinin valiliği görevine başladı. Her ikisine de hil'at giydirildi.
Ramazanın yirmi dokuzunda salı günü kadılar ve fakihlerin önde gelenleri Dârüssaade'de saltanat naibinin huzurunda toplandılar. Kendilerine, Şeyh Takiyyüdin İbn Teymiye'nin talak konusunda fetva vermesini yasaklayan sultanın mektubu okundu. Oturum; bu yasağın pekiştirilmesi karan alınarak sona erdi.
Şevval ayının dokuzunda cuma günü Bedreddin b. Nasirüddin b. Abdüsselam'ın yerine Cerrah Camiinde Kadı Sadreddin ed-Daranî hutbe irâd etti. Sadreddin ed-Daranî burada daha önce de hatiplik yapmıştı. Ancak Bedreddin Hasan el-Akrubanî bu göreve atanmış, oğlu da babasından sonra bu göreve devam etmişti. Şevval ayının onunda cumartesi günü hac kafilesi yola koyuldu. Emirleri İzzeddin Aybek el-Mansurî idi. Bu senede hacca gidenler arasında Hanefîlerin Kadilkudatı Sadreddin, Burhaneddin b. Abdülhak, Şerefüddin İbn Teymiye, kafilenin kadısı Necmeddin edDımaşkî, Radiyüddin el-Mantikî, Kubeybat Camii'nin hatibi Şemseddin b. Rezin, Abdullah b. Reşik ei-Malikî ve diğerleri de vardı. Bu senede İslâm ülkesinin Sultanı Melik Nasır Muhammed b. Kalavun da hacca gitti. Maiyetinde cok sayıda ümerâ vardı. Vekili, Keri-müddin, Katibü'l-Memalik Fahreddin, sır kâtibi de İbnü'l-Esir'di. Kadilkudat İbn Cemaa, Hama sahibi Melik İmamüddin, sahip Şemseddin Gabriyal'da sultanın hizmetinde bulunuyorlardı. Onunla birlikte hacca gitmişlerdi. Ayan tabakasına mensup bir çok insan da sultanın maiyetine girerek hacca gitmişlerdi.
Bu senede Tatarlar arasında büyük vak'a meydana geldi. Şöyle ki : Tatar hanı Ebu Said, Çoban yüzünden sıkıntıya düşmüş, onu yakalamaktan aciz kalmıştı. Ümerâdan bir grup, Çobanın hakkından geleceklerini Ebu Said'e taahhüt etmişlerdi. Taahhütte bulunanlar arasında babasının dayısı Ebu Yahya, devlet ekâbirinden Dokmak ve Kureşî de vardı. Bunlar Çobanı yakalamak istediler. Ancak Çoban kaçıp sultanın yanma gitti. Tatarların yaptıklarını ona anlattı. Beraberinde Vezir Ali Şah da vardı. Sultana meseleyi anlatmaya devam etti. Yanından ayrılmadı. Nihayet sultan, Çoban'dan hoşnut oldu ve ona büyük bir orduyu takviye olarak verdi. Sultanın kendisi de onunla birlikte sefere çıktı. Tatarlarla karşı karşıya geldiler. Savaştılar, onları bozguna uğrattılar. Bir kısmını da esir aldılar. Çoban onlara hakim oldu. Onlardan bir kısmını öldürdü. Bu sene sonuna kadar devam eden savaşta onlardan yaklaşık kırk emiri öldürmüştü.

