El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzdördüncü Senesi

Bu sene başında Müslümanların halifesi, sultanı, hakimleri ve yöneticileri, önceki senede adları anılan kimselerdi. Rebiyülevvel ayının üçünde pazar günü Emir Baybars el-Caşniğir el-Mansurî'nin hicri 702. sene sonlarında …

Bu sene başında Müslümanların halifesi, sultanı, hakimleri ve yöneticileri, önceki senede adları anılan kimselerdi.

Rebiyülevvel ayının üçünde pazar günü Emir Baybars el-Caşniğir el-Mansurî'nin hicri 702. sene sonlarında Mısırda meydana gelen deprem yüzünden tahrip olan Hakim Camii'ni onarması neticesinde medreselerde dersler vermeye başlandı. Dört mezhebin kadıları müderrislik yaptılar. Şeyhü'l-Hadis Sadeddin el-Harisî, hadis dersini verdi. Nahiv dersini Esirüddin Ebu Hayyan, kıraat-i seb'a dersini Şeyh Nureddin eş-Şatnufî, ifadetü'1-ulum dersini Şeyh Aîaeddin el-Konevî verdi.

Cemaziyelahir ayı,sonunda Emir Rükneddin Baybars ile Emir Sey-feddin Bektimur haciblik görevine Dımaşk'ta başladılar ve bunlar iki büyük hacib oldular.

Receb ayının içinde Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye'nin huzuruna büyük bir kürk giyen mücahid İbrahim el-Kattan adında ihtiyar biri getirildi. Bunun geniş kürkü parçalandı. İnsanlar her taraftan bu parçaları kaçırıp götürdüler. Kürkten geride eser kalmadı. Saçı traş edildi. Çok uzamış tırnakları kesildi. Sünnete muhalif olarak ağzının üzerine sarkan bıyıklan traş edildi. Fahiş sözler sarfettiğinden, aklı bozan esrarı içtiğinden, caiz olmayan haram şeyleri irtikâp ettiğinden tevbe ettirildi. Bundan sonra Şeyh Muhammed el-Habbaz el-Belasî, İbn Teymiye'nin huzuruna getirildi. Ona da haram şeyleri yiyişi, zimmilerin arasında oturup kalkması sebebiyle tevbe ettirildi. Artık ilmi ve bilgisi olmaksızın rüya tabirleri konusunda konuşmayacağına dair kendisinden taahhütname alındı.

Aynı ayda Şeyh Takiyyüddin İbn Teymiye Mescidü't-Tarih'e gitti. Arkadaşlarım da yanına alarak bir kaç taş kesici ile birlikte Kalut nehrine gitti. Burada insanlar tarafından ziyaret edilen ve insanların korkutulduğu nehirdeki bir kaya parçası parçalandı, Böylece Müslümanlar o taş yüzünden şirke bulaşmaktan kurtuldular. Şerri büyük olan bu taşın meydana getirdiği şüphe Müslümanlardan uzaklaştırılmış oldu. Bu ve buna benzer icraatleri sebebiyle İbn Teymiye'yi kıskandılar ve ona açıkça düşman oldular. İbn Arabî ve müritleri hakkında söylediği sözler yüzünden ona hased ettiler ve düşman oldular. Bununla birlikte İbn Tey-nıiye Allah yolunda yaptığı işlerden ötürü kimsenin kınamasına aldırış etmedi. Bunlar ona bir zarar da veremediler. En fazla onu hapse attıra-oüdiler. Bununla birlikte o araştırmalarından ne Mısır'da ne de Şam'da hiç geri durmadı. Onların yaptıkları çirkinliklere önem vermedi. Sadece ileride de açıklanacağı gibi- onu tutuklatıp hapse attırâbildiler. Halkın dönüşü Allah'adır. Hesaplarını görecek olan da Allah'tır.

Receb ayında Kadilkudat Necmeddin b. Saserî, Adiliyetü'1-Kebiri-ye Medresesi'nde oturdu. Medresenin onarımı yapıldıktan sonra orada oturmak için tahtlar da yapıldı. Kazan savaşından sonra harab olmasından dolayı orada hiçbir kadı oturup hüküm vermiş değildi. Bu arada Şeyh Burhaneddin el-Fezarî'nin Beytü'1-mal vekilliğine atandığına dair ferman geldi. Ancak o, bu görevi kabul etmedi. Şeyh Kemaleddin b. Zemlekanî'nin hazine nazırlığına atandığına dair ferman geldi. O bu görevi kabul etti ve kendisine hil'at olarak bir taylesan verildi. Cuma günü bu göreve başladı. Bu iki görev daha önce Necmeddin b. Ebu't-Tib tarafında yürütülmekteydi. Ancak o, Allah'ın rahmetine kavuşmuştu. Şaban ayında bir grup insan beraat gecesinde kandil yakmanın ruhsatını almaya çalıştılar. Bu hususta ulemanın olumlu görüşünü de aldılar. Gidip salatanat naibiyle konuştular. Fakat saltanat naibi buna müsaade etmedi. Bununla beraber kendileri yaktırılarak beraat gecesi namazını da kıldılar.

Ramazanın beşinde Şeyh Kemaleddin b. Şerişî Mısır'dan Dımaşk'a gelerek Beytü'1-mal vekilliği görevine başladı. Ramazanın yedisinde hil'at giydi. Şubakü'l-Kemali'de İbn Saserî'nin yanında hâzır bulundu. Şevvalin yedisinde Mısır veziri Nasiruddin b. Şeyhî azl edildi. îkta arazileri elinden alındı, Cezalandırıldı ve zilkade ayında vefat edinceye dek işkenceye tabi tutuldu. Vezirliğe Sadeddin Muhammed b. Muham-med b. Ata atandı. Kendisine hil'at giydirildi. Zilkadenin yirmiikisinde perşembe günü Kadilkudat Cemaleddin ez-Zevavî, Şems Muhammed b. Cemaleddin b. Abdurrahman el-Bacrikî'nin öldürülmesine, tevbe edip Müslümanlığını yenilese bile kanın akıtılmasına, şahitlerin şehadetin-den sonra suçu ve küfrü tesbit edilince öldürülmesine hüküm verdi. Onun aleyhinde şahitlik yapanlardan biri Şeyh Mecdüddin et-Tunisî en-Nahvî eş-Şafiî idi. Ancak Bacrikî Şark beldelerine kaçtı. Birkaç sene oralarda kaldı. Mezkur hakim Cemaleddin ezZevavî'nin ölümünden sonra yeniden Dımaşk'a döndü.

Zilkade ayında saltanat naibi avda bulunuyordu. Bedevilerden bir grup geceleyin ona hücum ettiler. Yanında bulunan ümera bu bedevilerle savaştılar. Yarıya yakın kısmını öldürdüler. Seyfeddin Bahadır Timur, Bedevileri önemsemeyerek savaşa daldı. Ancak bedevilerden biri ona bir mızrak darbesi vurup öldürdü. Bu defa ümera onlara tekrar hücum etti. Bir kısım bedeviyi daha Öldürdüler. Emir Seyfeddin'i öldürdüğünü iddia ettikleri bir bedeviyi yakalayarak kale altında idam ettiler. Mezkur emir de Sit Mezarlığına defnedildi.

Zilkade ayında Şeyh Şemseddin b. Nakip ve bir ulema topluluğu, Kavsiye ve Nuriye Darü'lHadisinin Şeyhi Alaeddin b. Attar'm verdiği bir fetva üzerinde konuşmaya başladılar. Bu fetvanın Şafiî mezhebine aykırı olduğunu, içinde çok karışıklıklar bulunduğunu söylediler. O da bundan korkuya kapılarak Hanefî'nin yanına gitti. Hanefî onun can güvenliğini sağladı ve görevinde bıraktı. Bundan sonra saltanat naibi durumdan haberdar oldu. Onun fetvasını eleştirenleri reddetti. Aleyhlerinde karar aldı. Sonra barıştılar. Saltanat naibi, fakihler arasında fitnenin canlandırılmaması için gerekli kararı aldı. Zilhicce ayı başında beraberinde arkadaşlarından bir toplulukla birlikte Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye Cürd dağına ve Kesrevaniine gitti, yanında Nakibü'l-Eşraf Zeyneddin b. Adnan da vardı. Bunlar asilerden, tevbe etmelerini istediler. İslâm şeriatının hükümlerine bağlı olmaları gerektiğini söylediler. Sonra da İbn Teymiye, güçlenmiş ve muzaffer olarak geri döndü.

Hicretin Yediyüzdöedüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler