El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzellibeşinci Senesi

Bu sene başında Mısır, Şam, Haremeyn ve buralara bağlı yörelerin, aynı zamanda Hicazın ve diğer yerlerin Sultam, Melikü's-Salih Sela-haddin b. Melikü'n-Nasır Muhammed b. Melikü'l-Mansur Kalavun es-Salihî idi. Sultan, Şam …

Bu sene başında Mısır, Şam, Haremeyn ve buralara bağlı yörelerin, aynı zamanda Hicazın ve diğer yerlerin Sultam, Melikü's-Salih Sela-haddin b. Melikü'n-Nasır Muhammed b. Melikü'l-Mansur Kalavun es-Salihî idi. Sultan, Şam naibi Tengiz'in kızının oğluydu. Tengiz de Nası-riye devletinde naiblik yapmıştı.

Sultanın, Mısır diyarındaki naibi, Emir Seyfeddin Kubilay en-Nasirî, veziri de Kadı Muvaffaküddin idi. Mısır kadıları ise Önceki senede adları anılan kimselerdi. Bunlardan biri Kadilkudat İzzeddin b. Ce-maa eş-Şafn idi. Bu senede Hicaz-ı Şerifte mücavir olarak kalmıştı. Yerine Kadı Taceddin elMünavî bakıyordu. Sır katibi, Kadı Alaeddin b. Fadlullah el-Adevî idi. Memleketin idarecileri ise şu üç emir idi: Seyfeddin Şeyhun, Surkatmış en-Nasırî ve Emirü'l-Kebir Deveddar İzzeddin Moğoltay en-Nasırî.

Bu senenin başında Emir Seyfeddin Şeyhun yaklaşık bir aydan beri işbaşı yapmış bulunuyordu. Dımaşk naibi, Emir Alaeddin Ali el-Mardanî idi. Dımaşk'ın kadıları ise önceki senede adları anılan kimselerdi. Dımaşk divanlarının nazırı sahip Şemseddin Musa b. Tac İshak idi. Sır kâtibi, Kadı Nasirüddin b. Şeref Yakup idi. Şehrin hatibi, Cema-leddin Mahmud b. Cümle, muhtesibi, Şeyh Alaeddin el-_Ensarî idi. Muh-tesip, Şeyh Bahaeddin b. İmamü'l-Meşhed'in yakınıydı. A^nı zamanda onun yerine Eminiye Medresesi'nde müderrislik de yapmaktaydı.

Rebiyülâhir ayında İskenderiye'de tutuklu bulunan ve sonra salıverilen Emir Alaeddin Moğoltay Dımaşk'a geldi. Bundan önce devlet kendisi iken artık şimdi Hamza Ayıtmış'ın yanında bulunması için Şam'a gönderilmesi kararlaştırılmıştı. Hamza Ayıtmış ise Trablus'un naibiydi. Daha önce Mısır'da vezir olan Mencük, İskenderiye'de Moğoltay ile birlikte tutuklu bulunuyordu. O da Suğd şehrine sürgün edildi. Orada boş ve görevsiz kaldı. Nitekim Moğoltay da işsiz ve güçsüz olarak Trablus'ta ikamet etmekle emrolunmuştu. Bunlar, yüce Allah'ın vereceği hükmü beklemekteydiler. Bu konuda anlatacaklarımız burada sona ermektedir. Doğrusunu Allah bilir.