El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzonaltıncı Senesi

Bu sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Dımaşk'taki Hanbelî kadısı geçen senede vefat etmiş, yerine bir başkası atanmıştı. Muharrem ayında sultanın, orduyu lağvederek …

Bu sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Dımaşk'taki Hanbelî kadısı geçen senede vefat etmiş, yerine bir başkası atanmıştı. Muharrem ayında sultanın, orduyu lağvederek yerine teşkil ettiği yeni bir silahlı gücün birliklere dağılımı tamamlandı. Yeni birlikler, sultanın önünden resmi geçit yaptılar Sultan, Şam ve Kıble tarafındaki beldelerin tamamında alman ağır vergileri iptal etti.

Bu senede akaid sebebiyle Hanbelîlerle, Şafnler arasında çatışma meydana geldi. Bunlar, Dımaşk'ta saltanat naibi Tengiz'in huzurunda Dârüssaâde kasrında toplantı yaptılar. Saltanat naibi Tengiz, aralarını bulup barıştırdı, birbirleriyle tartışmaksızın, işi karıştırmaksızın bu

toplantı güzel ve hayırlı bir şekilde sona erdi. Toplantı muharremin onaltısmda pazar günü Kadildukat Şemseddin Ebu Abdullah Muham-med b. Müslim b. Mâlik b. Mezru el-Hanbelî'nin, Hanbelî kadılığına ve vakıflarının nazırlığına atandığına dair ferman okundu. Daha önce bu görevde Takiyyüddin Süleyman bulunuyordu. O zat vefat edip Allah'ın rahmetini kavuştuğu için yarine Şemısddin Ibu Abdillah atanmıştı. Atanma tarihi sühieeenin altığı idi. Bu firman İm§vi Gâmü'ndg kadıla-rm, naibin vi ayâs tabakasına rnenıup kimlilerin huzurunda ekundu. Sonra enuslâ birlikti Dârüü&âdeyt gittilar, ttaindi hü'ati vardı. Saltanat naibine ulam virdi. Oradan da §alihiy§ya gitti, Ertesi gün C§vıi= y© Medresaıi'ne indi, öneikî kadıların âdetlerini uygun olarak erada hüküm vermeys başladı. Birkaç gün sonra Şeyh Şirefüddin b, Haftz'ı, ksndins vskil tayin atti.

Safer ayının yedisinde pazartesi günü Şeyh Kemaleddin b. Şerişî posta arabasıyla Mısır'dan Dımaşk'a geldi. Beraberinde Beytü'1-mal vekâletinin yeniden kendisine verildiğine dâir fermanı da getirmişti. Kendisine hil'at giydirildi. HiVatini giymiş olarak gidip naibe selam verdi.

Bu ayda vezir İzzeddin b. Kalanisî yakalanıp Azraviye hapishanesine atıldı. 50.000 dinar para cezasına çarptırıldı. Sonra bu para cezasından affedilip serbest bırakıldı. Ancak Has nazırlığı görevinden ayrıldı.

Rebiyülahir ayında Fadl b. İsa, Mısır'dan geldi. Kendisine ve kardeşinin oğlu Musa b. Mühenna'ya Sayda kentindeki araziler ikta olarak verildi. Çünkü Mühenna, Tatar ülkesine gitmiş, onların hanı Harbenda

ile görüşmüştü.

Cemaziyelevvel ayının onaltısmda pazartesi günü İbn Saserî, Sufl-lerin bu hususta saltanat naibinden talepte bulunmaları üzerine Sü-meysatiye şeyhü'ş-şüyuhluğu görevine başladı. Başlarken ayan tabakasına mensup kimseler de yanında hazır bulundular. Daha önce bu görevde Şerif Şihabeddin Ebu'l-Kasım Muhammed b. Abdurrahman b. Abdullah b. Abdurrahim b. Abdülkerim b. Muhammed b. Ali b. Hasan b. Hüseyin b. Yahya b. Musa b. Cafer Sadık Kaşengir bulunuyordu. Ancak bu zat altrmşüç yaşında vefat etmiş ve Suriye Mezarlığı'na defnedümiş-ti.

Cemaziyelahir ayında Bahaeddin İbrahim b- Cemaleddin Yahya el-Hanefî Şam'da Şemseddin Muhammed b. Abdülkadir el-Hatirî'nin vefat etmesi üzerine divan nazırlığı görevine başladı. Birkaç büyük görevde bulunmuştu. Nitekim hazine nazırlığı, Emevi Camii'nin nazırlığı, Maristan nazırlığı ve benzeri görevlerde bulunmuştu. O günden itibaren Maristan nazırlığı saltanat naibinin divanı tarafından üstlenildi ve bu devam eden bir adet haline geldi.

Receb ayanda Humus sahibi Emir Şihabeddin Karatay, vefat eden Emir Seyfeddin et-Türkistanf nin yerine Trablus naibliğine nakledildi Emir Seyreddin Aruktay da Humus naibliğine atandı. Seyfeddin Toktay en-Nasir. ise Seyfeddin Tayboğa'nın yerine Kerek naibliğine atandı.

Receb ayının onunda çarşamba günü Kadı Şemseddin ed-Dımaşkî Sahip Kemaleddin b. Adil'in torunu Bahaeddin Yusuf b. Cemaleddin Ahmed b. Zahirî el-Acemî el-Halebî'nin yerine Necibiye Medresesi'nde ders vermeye başladı. Bahaeddin Yusuf vefat etmiş, Türbetü'l-Adim'de babasının ve dayısının mezarlarının yanına defnedilmiş ti.

Şaban ayı sonlarında Kadı Şemseddin b. İzzeddin Yahya el-Harranî, Sahip İzzeddin Ahmed b. Muhammed b. Ahmed b. MübeşşıYin Dımaşk'ta receb ayı başında vefat etmesi ile boşalan vakıflar nazırlığına atanarak göreve başladı. Bu zat, daha önce Mısır'da ve Dımaşk'ta Divan nazırlığı yapmıştı. İskenderiye'de ve başka yerlerde muhtesipliklerde de bulunmuştu. Son zamanlarda Dımaşk'ta vakıfla? nazırlığı görevinden başka bir görevi kalmamıştı. Seksen yaşma yaklaşmış iken bu senede vefat etti ve Kasyun Mezarlığı'na defnedildi. Mısır'daki Hanbelî-lerin Kadilkudatı Şerefüddin Abdülgani'nin kardeşiydi.

Şevval ayı sonlarında Emir Seyfeddin Ergun es-Silahtar en-Nasirî komutasında son hac kervanı yola koyuldu. Emir Seyfeddin Dımaşk'ta Darü'l-Tiraz yanında ikamet etmekteydi. Mısır'dan da Kadilkudat Seyfeddin Devaddar İbn Cemaa da hacca gitmişti. Bu senede Kudüs'ü oğlu Hatip Cemaleddin Abdullah'ın vefatından sonra ziyaret etmişti. Reis olmuş, ünü her tarafa yayılmış, şanı yüceltmişti. Zilkade ayında Emir Seyfeddin Tengiz Kudüs'ü ziyarete gitti. Dımaşk'tan yirmi gün ayrı kaldı. Yine bu ayda Mısır'da tutuklu bulunan ve salıverilen Emir Seyfeddin Bektimur el-Hacib Dımaşk'a geldi. Saygı gördü. Kendisine ikram olsun diye Sıfd valiliğine atanmıştı. Dımaşk'taki işlerini tamamladıktan sonra Sıfd'a gitti. Kadı Hüsameddin el-Kazvinî Sıfd kadılığından Trablus kadılığına nakledildi. Sıfd kadılığına Dımaşk Kadısı İbn Saserî Şerefüddin el-Havendî yeniden atandı. Daha Önce Trablus mütevellisi idi. Bektimurla birlikte Hacip Tavaşî Zahireddin Muhtar da Dımaşk'a geldi. Bu Zer'i adıyla tanınıyordu. Bu zat Bektimur'un yerine kaledeki hazine mütevelliliği görevine atanmıştı.

Bu ayda yani zilkade ayında Tatar hanı Harbenda Muhammed b. Ergun b. Abaka b. Hülagu hanın ölüm haberi Dımaşk'a ulaştı. Vefat eden bu zat Irak, Horasan, Irak-ı Acem, Anadolu, Azerbeycan, Ermenistan ve Diyarbakır'ın sahibi idi. Ramazanın yirmiyedisinde vefat etmiş, şehirde sultaniye adıyla yaptırdığı türbesine defnedilmiş ti. Vefat ederken otuz yaşım aşmıştı. Cömert bir kimse olup oyun ve eğlenceyi severdi. İmara merak salmıştı. Rafızîliği ortaya koymuştu. Bir sene kadar Sünnîlikte kaldı. Sonra rafızîiiğe geçti. Ülkesinde rafizîliğin sloganlarını serbestçe ortaya koydurttu. Nesirüddin et-Tusî'nin öğrencisi Şeyh Cemaleddin b. Mutahhir el-Hüllî onun yanında itibar gördü. Şeyh Ce-maleddine bir kaç beldeyi ikta1 olarak verdi. Bu senede ölünceye dek bu fasit mezhepte kaldı. Zamanında büyük fitneler ve musibetler cereyan etti.

Ölümü ile Cenâb-ı Allah, kulları ve beldeleri ondan kurtarıp rahata kavuşturdu. Ölümünden sonra yerine onbir yaşındaki oğlu Ebu Said geçti. Orduyu ve memleketi Emir Çoban idare etti. Alişah et-Tebrizî vezirlikte kaldı. Devlet erkânının malına mülküne el konuldu. Harbenda'-yı zehirleyerek öldürmekle itham edilen ayan tabakasına mensup bazı kimseler öldürüldü. Tahta oturduğu ilk zamanlarda çok kimseler onunla oynadılar. Sonra adaleti ve sünneti uygulamaya yöneldi. Hutbelerde önce Hz. Ebu Bekir'le Hz. Ömer'den sonra Hz, Osman'la Hz. Ali'den ra-diyallahu anhüm (Allah kendilerinden razı olsun) ibaresinin okunmasını emretti. İnsanlar buna çok sevindiler. Böylece fitneler, serler, o beldelerin ahalisi arasında cereyan eden çatışmalar; Herat'ta, İsfehan'da, Bağdat'ta, Erbil'de, Savâd'da ve diğer yerlerdeki kargaşa sona erdi.

Mekke sahibi Emir Humeyse b. Ebi Nümey el-Hasenî, Mekkelilere karşı kendisine yardım etmesi için Tatar ham Harbenda'nın yanma gitmek üzere yola koyulmuştu. Oradaki rafizîler de bu hususta kendisine destek vermişlerdi. Horasan'dan büyük bir ordu hazırlayarak ona takviye olarak vermişlerdi. Ancak Harbenda ölünce bütün bu hazırlıklar iptal edildi. Humeyse de eli boş ve yüzü kara olarak Mekke'ye döndü. Beraberinde Tatarlardan ve rafizîlerin büyüklerinden Emir Delkandî de bulunuyordu. Hicaz'da rafızîliği yaşatmak için Humeyse'ye çok miktarda para toplamıştı. O sıralarda Tataristan'da bulunan Mühenna'nm kardeşi Emir Muhammed b. İsa, beraberindeki bir grup Arapla birlikte onları kahretti. Bozguna uğrattı. Ellerindeki bu iki kişiyi yakaladı. İslam devleti bu olaydan haberdar olunca Melik Nasır ve devlet erkânı, Emir Muhammed b. İsa'dan hoşnut oldular. Bu yararlılığı onun Sultan Nasır yanındaki suçunu affettirdi. Sultan onu huzuruna çağırınca o da emir dinleyip itaat ederek sultanın huzuruna gitti. Şam naibi kendisine ikramda bulundu. Sultanın huzuruna vardığında sultan da kendisine ikramda bulundu. Sonra Emir Muhammed b. İsa ve Sultan Melikü'n-Nasır Delkandî'nin elinden alman paraların ne yapılacağı hususunda Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye'den fetva sordular. O da bu paraların Müslümanların yararına olacak işlere sarfedilmesi gerektiği yolunda fetva verdi. Çünkü daha önce bu paralar hakka karşı inad etmek, bid'at-Çileri sünnîlere karşı desteklemek amacıyla toplanıp hazırlanmıştı.