Bu sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Vezir Eminü'1-Mülk değişmiş, yerine Bedred-din et-Türkmanî geçmişti.
Muharremin dördünde Sahip Şemseddin Gabriyal, Mısır'dan Dı-maşk'a divanlann nazın olarak geldi. Adamları kendisini karşıladılar.
Muharremin onunda cuma günü sultanın Dımaşk'a gönderdiği mektup saray kapısının önünde saltanat naibinin, kadılarla ümeranın huzurunda okundu. Mektubunda hicretin 698. senesinden 713. senesi sonuna kadar hapiste kalan kimselerin serbest bırakılması emrediliyordu. Bunun üzerine sultana çokça dualar edildi. Mektubu okuyan, Cemaleddin b. Kalanisî idi. Onun okuduğu cümleleri de müezzzin Sadred-din b. Sabh yüksek sesle halka tekrarlıyordu. Müteakip cumada sultanın başka bir fermam okundu. Bu fermanda mahkumların salıverilmesi ve her mahkumdan sadece yarım dirhem alınması emrediliyordu. Diğer bir ferman okundu. Bu fermanda da çiftçilerden zorla alman harçların kaldırıldığı ve onların angaryada çalıştırılmaması emrediliyordu. Bu fermanı da İbn Zemlekanî okudu. Eminüddin Muhammed b. Müezzin en-Necibî de cümleleri yüksek sesle halka tekrarladı.
Muharrem ayında sultan, huzuruna fakih Nureddin Ali el-Bekrî'yi getirtti. Onu öldürmeye kasdetti. Ancak emirler araya girip ricacı olunca onu sürgün etti. Fetva vermekten ve ilim hakkında konuşmaktan onu men etti. Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye tarafından çağırıhnca kaçıp gizlenmişti. Yine araya ricacılar girip affını istemişlerdi. Sonra bu defada sultan onu ele geçirince öldürmek istemişti. Emirler şefaatçi olunca sultan onu konuşmaktan ve fetva vermekten men etti. Çünkü bu adam dili çok uzun, cüretkâr ve insanları çabucak tekfir eden, katleden, bu gibi yanlış işlere sevkedici cehalete sahip bir kimseydi.
Safer ayının başında cuma günü İbn Zemlekanî saray kapısının önünde sultan naibi kadının huzurunda başka bir fermanı okudu. Bu fermanda hurma nebizinin tazmin edilir mallardan olduğu, ama nebiz küplerinin tazmin edilir mallardan ayrı mütalaa edildiği bildiriliyordu. Bunun üzerine halk sultana dua etti.
Rebiyülevvel ayının sonlarında Emevî Camii'nde kadılar toplandılar. Sicil şahitlerinin durumunu görüştüler. Onların mescitlerde oturmalarını yasakladılar. Bu şahitlerden birinin iki merkeze tabi olmaması gerektiğine karar verdiler. Şehadeti eda etme karşılığında ücret almamalarına, sicilleri tesbit etme işine karışmamalarına, kimsenin gıybetini yapmamalarına, normal bir geçim sürmelerine karar verildi, ikinci kez bu amaçla toplantı yapıldı. Üçüncü toplantının da yapılmasına karar varildi. Ancak üçüneü toplantı yapılmadı v© hiçbir sicil şahidi merkezinden kopmadı.
Rebiyülevvel ayının yirmibeşinde çarşamba günü İbn Saserî'nin evinde Bedreddin b. Bidyan hakkında bir meclis düzenlendi. Bazı şaz kı-raatlarda bulunması yüzünden yadırgandı. O da bütünüyle kıraati terk edeceğine taahhütte bulundu. Birkaç gün sonra tekrar kıraatte bulunmak için izin istedi. Kendisine bu hususta izin verildi. Öğle ile ikindi arasında Emevi Camii'nde kıraatte bulunmak için oturdu. Adet üzere etrafında bir dinleyici halkası meydana geldi.
Receb ayının ortasında Haleb naibi Emir Seyfeddin Sudî vefat etti. Türbesine defnedildi. Yerine Aiaaddin Tanboğa es-Salihî atandı. Bu zat naibliğe atanmadan önce Mısır'da haciplik görevinde bulunuyordu.
Şaban ayının dokuzunda Şerif Şerefüddin Adnan'a, babası Emi-nüddin Cafer'in geçen ayda vefatı yüzünden Nakibü'l-Eşrafhk hil'atı giydirildi.
Şevval ayının beşinde Melik Şenıseddin Dubah b. Melikşah b. Rüs-tem Kasyun Mezarlığındaki meşhur türbesine defnedildi. Bu zat, Gey-lan sahibi idi. Bu senede hacca gitmek üzere yola koyulmuştu. Gaba-ğib'e geldiğinde ramazanın yirmialtısmda cumartesi günü ölüm onu yakaladı. Cenazesi Dımaşk'a götürüldü orada cenaze namazı kılındı ve türbesine defnedildi. Türbe onun için satın alınıp inşaatı tamamlanmış, çok güzel bir hale gelmişti. Meşhur olan bu türbe, camisinin doğusunda Mekkâriye yanındadır. Vefat eden Melik Şemseddin'in Geylan ülkesindeki hükümdarlığı yirmibeş sene sürmüştü. Vefat ederken ellidört yaşındaydı ve can çekişirken yerine bir cemaatın hac etmesini vasiyet etmiş ve bu vasiyeti yerine getirilmişti. Hac kafilesi şevvalin üçünde Emir Seyfeddin Sungur el-İbrahim'in ve Zebedanî Kadısı Muhyiddin'in idaresinde yola koyuldu. Zilkadenin yedisinde perşembe günü Kadı Bed-reddin b. Haddad, Dımaşk muhtesipliği görevine başlamak üzere Kahi-re'den geldi. Daha önce bu görevde Fahreddin Süleyman el-Basravî bulunuyordu. O azledilince bir at satın alıp rüşvet olarak sultana vermek ve eski görevine atanmak için acelece Beriye'ye gitti. Ancak mezkur ayın onyedisinde ölüm onu Beriye'de yakaladı. Cenazesi Basra'ya getirildi. Zilkadenin sekizinde dedelerinin yanma defnedildi. Güzel ahlaklı, şekli ve şemaili güzel, yakışıklı bir gençti.
Zilkade ayının sonlarında Suğd naibi Balaban Tobay el-Mansurî
tutuklanarak zindana atıldı. Yerine Seyfeddin Bilbay el-Bedrî atandı.
Zilhicce ayının altısında Berr valiliğine Emir Aiaeddin Ali b. Mah-
mud b. Maded el-Baalbekî atandı. Daha Önce bu görevde Şerefüddin İsa
b. Berkasî bulunuyordu.
Kurban bayramında emirler kendisine uğrayıp selam verdiler. Yine bu ayda Eminü'1-Mülk, Mısır'daki baş nazırlık görevine iade edildi. Azledilen Sadeddin Hasan b. Akfasî'nin yerine hazine nazırlığına atanan Sahib Bahaeddin en-Nesaî'ye de hil'at giydirildi.
Bu senede sultanın emriyle Şam askerlerinin Haleb'e gitmeleri, askerlerin başkomutanın da Şam naibi Tengiz olması gerektiğini bildiren sultan fermanı Bımaşk'a geldi. Mısır'danda Emir Seyfeddin Bekfcimur el-Ebubekrl komutasında 6,000 savaşçı gelmişti. Aralarında Ticiîs üi Bedreddin elVezirî, Ketişli, îbn Taybers, Şatî, İbn Salar ve diğerleri de vardı. Bütün bunlar Şam naibi Tengiz komutasında Haleb'e doğru ilerlediler.

